Azınlık Çizgisi, Azınlık Yolu...
Azınlığımız içerisinde birçok kez münakaşa konusu haline gelen bir nokta da, kimin AZINLIK ÇİZGİSİ’nde veya AZINLIK YOLU’nda olduğu yönündedir. Bu tür sohbet ve
Azınlığımız içerisinde birçok kez münakaşa konusu haline gelen bir nokta da, kimin AZINLIK ÇİZGİSİ’nde veya AZINLIK YOLU’nda olduğu yönündedir. Bu tür sohbet ve münakaşalar kimi zaman kahvehanelerde yapıldığı gibi bir çok kez azınlığımızın siyasi mekanizmalarında ve toplumun ileri gelenleri arasında yapıldığını görmek de mümkündür.
Hep düşünmüşümdür. Azınlık Çizgisi veya Azınlık yolu derken ne kastediliyor. Bu konuda bizzat şahit olduğum bir çok münakaşada dikkatimi çeken husus şu oldu. Azınlığımız içerisinde farklı siyasi düşüncelere mensup olan kimseler diğer azınlık mensuplarını bir tarafa koyarak, kendi siyasi düşüncelerinin azınlık çizgisi ve azınlık yolu olduğunu ortaya koymaya çalışmışlardır. Peki bu düşüncenin ve davranış biçiminin doğruluk payı ne kadardır. “Benim düşüncemde olan azınlık yolundadır, benim gibi düşünmeyen azınlık yolunda değildir” düşüncesi sizce farklı siyasi düşünceleri olan azınlık mensupları için hakaret değil midir?
Azınlığımız hiç kimsenin tekelinde değildir ve olmamalıdır. Zira bu toplumu farklı siyasi düşüncelerden dolayı azınlık çizgisinde olanlar ve olmayanlar diye gruplandırmak azınlığımız için yapılacak en büyük bölücülüktür. Zira herkes kendi siyasi düşüncesi ile bu topluma faydalı olabileceğine inanmaktadır. Herkes kendi hizmet mantığı ile azınlığımızın bir çok konuda mesafe katedebileceğine inanmaktadır. Hiç kimse bir başkasından daha fazla Türk olduğunu iddia edemez. Bu azınlığın tamamı Türktür. Fakat Türk olmasına rağmen uygulanan sinsi asimilasyon politikaları neticesinde Türk Azınlık bilincine sahip olamamış insanlarımız olabilir. Biz bu insanlara “bizden değilsin”, “azınlık yolunda değilsin” muamelesi yaparak gücümüzü zayıflatmış ve kendi kendimize ihanet etmiş oluruz. Kendi haklılığımızı kabul ettirmeye çalışırken kendi insanlarımızı bertaraf etmenin akıl kârı olduğunu kimse iddia edemez.
Ne acıdır ki bu memlekette birtakım zihniyet yıllardan beri insanlarımızı kahramanlar ve hainler diye sınıflandırarak siyaset yaptılar. Geldiğimiz nokta bu anlayışın iflas ettiğini çok net bir şekilde ortaya koymaktadır. Zira azınlık mensubu kim olursa olsun, bizim siyasi düşüncemizde olmasa bile biz ona kendi insanımız olarak bakmalı ve ortak müşterekte buluşmaya çalışmalıyız. Herkes kendine göre bu millete hizmet etmeye çalışıyor. Biz herkese karşı kucaklayıcı olmalıyız. Bu millete hizmet ederken kimse 0 doğru işler yaptığını iddia edemez. Hatasız kul olmaz.
Bu duygu ve düşüncelerle diyebiliriz ki, hangi siyasi düşünceye mensup olursanız olun yeter ki milletimizin hassasiyetlerini göz ardı etmeyin. Batı Trakya Müslüman Türk azınlığı mensubu olduğunuzu unutmayın. Türk kimliğimizin halen yasaklar arasında olduğunu unutmayın. Müftülük sorunumuzun devam ettiğini, Vakıf kanunun meclisten geçmesine rağmen bizim kesinlikle kabul etmeyeceğimiz bir şekilde geçtiğini unutmayalım, eğitimde halen Lozan’a aykırı hareket edildiğini unutmayalım, farklı etnik kimliklerin propagandasına bu ülkede müsaade edildiğini unutmayalım ve buna göre mücadelemizi yapalım.
Özellikle yerel siyasette bu tür bölünme ve münakaşalar çok sık karşımıza çıkıyor. Milletimizi bir bütün olarak görmek en temel vazifemizdir. Siyasetle meşgul olanlar, sık sık soydaşlarımızın karşısına çıkan insanlar ve toplumun gözü üzerinde olanlar bu ince noktaya çok dikkat etmek zorundadır. Kimse bizim taraftarımız olmak zorunda değildir. Ancak biz eğer toplumun ileri gelen konumunda biri isek biz bütün herkesin taraftarı olmak durumundayız. Tüm soydaşlarımıza, kurumlarımıza, ve diğer önde gelenlere aynı duygu ve düşünce ile yanaşmalıyız.
Azınlık çizgisinde olmak demek, bu milletin maddi ve manevi olarak menfaati için gerekli konumda bulunmak demektir. Bazılarımız bunu yaparken yani topluma katkı sağlamaya çalışırken farklı metodlar takip edebilirler. Ancak bu, onların azınlık çizgisinde olmadığı anlamına gelmez.
Herşeye rağmen kucaklayıcı olmak herkesin menfaatine katkı sağlar. Bu milletin geleceğine katkı sağlar. Bu sebeple azınlık içi çatışmalar olabilir ama bunları yine kendi içimizde çözmemiz gerekecektir. İstersek birbirimizin kafasını kıralım ama bunu kendi aramızda yapalım. Doğrulara ve milletimizin gerçek menfaatine de işte o zaman ulaşabiliriz.