Basiret sahibi olmak
Osmanlı Sultanları arasında en çok tartışılan ve en çok gündemde tutulan Sultan II. Abdülhamid Han olmuştur. Günümüzde en çok yapılan hatalardan birisi Sultan I
Osmanlı Sultanları arasında en çok tartışılan ve en çok gündemde tutulan Sultan II. Abdülhamid Han olmuştur. Günümüzde en çok yapılan hatalardan birisi Sultan II. Abdülhamid'i yüceltmek, bir diğeri de Abdülhamid'i alçaltmaktır. Doğru olan orta yoldur yani hem artılarını hem de eksileri görmektir.
Fakat Sultan II. Abdülhamid Hanın en önemli özelliği basiret sahibi olmasıdır. Gelecekte Osmanlı İmparatorluğunun önüne çıkması muhtemel olan problemleri önceden sezerek bu problemlerin çıkmaması için bir takım önlemler almıştır.
Mesela Ayastefanos Anlaşmasını kabul etmemiştir. Alman İmparatoru Bismark'ı devreye sokarak ayrıca İngilizler Kıbrıs adasını kiralamayı vaat ederek gibi bir takım tavizler vererekten Osmanlı İmparatorluğunun lehine bir anlaşma olan Berlin anlaşmasını imzalamıştır. Şayet Abdülhamid Han Berlin anlaşması yerine Ayastefanos anlaşmasını kabul etmiş olsaydı Osmanlı İmparatorluğu 1919 yerine 1878 yılında parçalanmış olacaktı.
İlerleyen yıllarda bir dünya savaşının çıkacağını hesap ederek Çanakkale Boğazına Krupp toplarını yerleştirmiştir. Hatta Çanakkale boğazına bazı askeri hastaneler inşa etmiştir.
1915 yılında Abdülhamid'in Çanakkale boğazına yerleştirdiği Krupp toplarının faydası olarak Büyük Devletler Çanakkale Boğazını geçememişlerdir. Bulgar Kilisesini Patrikhaneden ayırarak Balkan devletlerinin (Sırbistan, Karadağ, Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya) bir araya gelerek Osmanlı Devletine karşı ittifak etmelerini engellemiştir. Böylece 1885 yılında çıkacak olan Balkan Savaşını 1912 yılına dek ertelemiştir.
Rus Çarlığının Balkanlara nüfuz etmelerini engellemek için Japonya ile yakınlaşarak 1905 yılında gerçekleşmiş olan Japon- Rus Savaşı çıkmasında kısmen rolü olmuştur.
Avrupa Barışını muhafaza etmiştir. Yani Almanya İmparatorluğunu İngiltereye karşı, Avusturya Macaristan İmparatorluğunu Rusya’ya karşı ve İngiltere’yi Fransa’ya karşı kullanarak Birinci Dünya Savaşının çıkmasını geciktirmiştir.
Arnavutluğa bir takım okullar ve dini müessesler açarak Arnavut Milliyetçiliğinin ortaya çıkmasını engellemiştir.
İstanbul’a kendisiyle görüşmeye gelen Theodor Herzl'ın İsrail Devletini kurma teklifini reddederek bir Yahudi devletinin kurulmasını önlemiştir. Böylelikle İsrail devleti 1902 yerine 1948 yılında kurulmuştur.
Güney Iraktaki Şiilerin kutsal mekânlarını restore ettirerek Şii-Sünni itilafının önüne geçmiştir. Sultan Hamid döneminde Şii-Sünni ihtilafı yaşanmamıştır.
Mekke Şerifi Hüseyin'i İstanbul’da göz hapsinde tutarak Arapların isyan etmesini ve de İngilizler tarafından kullanılmaları tehdidini bertaraf etmeyi başarmıştır. 1909 yılında İttihat ve Terakki cemiyeti Şerif Hüseyin'i serbest bıraktığında İngilizler Arap aşiretlerini Osmanlı Devletine karşı isyana teşvik etmiştir.
Ekseriyetle Kürtlerden oluşan Hamidiye alaylarını kurarak Ermeni Hınçak ve Taşnak çetelerinin saldırılarını durdurmuştur.
Libya, Sudan ve Habeşistan'daki kabileleri silahlandırarak İtalyanların Afrika kıtasını işgal etmesine mani olmuştur. Dolayısıyla İtalya fiili olarak Habeşistan'ı ve Sudan'ı ancak 1935 yılında işgal edebilmiştir.
Hindistan Müslümanlarını destekleyerek İngilizlere karşı koz olarak kullanmıştır. İrlanda’da Protestan İRA örgütünü kurarak İngilizler ve İrlandalılar arasında günümüze dek devam edecek olan düşmanlığı körüklemiştir.
Abdülhamid İngiltere’nin Osmanlı imparatorluğu üzerindeki oyunları görünce 2-3 gemi erzak gönderir ve İrlandalıları kendine çeker.
Müthiş bir istihbarat ve teşkilatçılık kabiliyetine sahiptir. İşte Abdulhamid bu kabiliyetini kullanarak, İRLANDA KURTULUŞ ÖRGÜTÜNÜ(İRA) kurar.
Bizzat kendisinin önerdiği adamları Ira’nın önemli yerlerine getirir. Teşkilatçılık ve istihbarat hakkında yardım eder. İngiltere kralının sabah kahvaltısında janbon ve şarap içtiği, hangi kitapları okuduğunu, kraliyet ailesinden bile saklanan bilgilere ulaşmıştır.
Vatikana yardım ederek Vatikan'ın Osmanlı İmparatorluğunun iç işlerine karışmasını engellemiştir. Rusya’nın Panslavizm Siyasetine karşı İstanbul’daki Rum Patrikhaneyi desteklemiştir.
Günümüzde her devlet ve her halk basiret sahibi lidere sahip olmak istemektedir. Ancak çok az devlet ve millet basiret sahibi lidere sahip olabilmektedir.
Kaynaklar:
Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı, Mustafa Armağan Timaş yayınları
Sultan Abdülhamid, Kadir Mısıroğlu, Timaş yayınları
Sultan Abdülhamid François Georgen, iletişim yayınları