Yangroup logo Yangroup logo
Hisarturizm Hisarturizm

Batı Trakya’da Hareketlilik

Batı Trakya’da hareketlilik hiç eksik olmuyor. Bu hareketlilik olumlu da olabiliyor olumsuz da... Mesela; cami saldırıları olumsuz, ama camilerin hatim coşkusuy

Köşe Yazıları 18 Mayıs 2015
Batı Trakya’da Hareketlilik

Batı Trakya’da hareketlilik hiç eksik olmuyor. Bu hareketlilik olumlu da olabiliyor olumsuz da...

Mesela; cami saldırıları olumsuz, ama camilerin hatim coşkusuyla dolması ve özellikle anavatanımızdan gelen önemli misafirleri ağırlaması, olumlu sayabileceğimiz gelişmelerdir.

Bölgemizde olumsuz ve moral bozucu gelişmeler zaten Azınlık olarak bırakıldığımızdan beri hiç eksik olmuyor. Bunlar, neredeyse yaşamımızın olağan bir parçası haline gelmiş durumdadır.

Sık sık Ege’de yükselen tansiyon, her defasında tıkanan Kıbrıs görüşmeleri gibi “sıcak” gelişmelerin gerginleştirdiği Türk-Yunan ilişkilerinin Batı Trakya’ya “doğal” yansımaları hep olmuştur. 

Bilinen ve kronikleşen Türk-Yunan sorunlarının gölgesinde yaşayan Batı Trakya Türkleri, bu gerginliklerin etkilerini gerek siyasi ve gerekse pratik hayatta tecrübe etmeye devam etmektedir. 

Bu travmaların etkisindeki bölgemiz, ayrıca fanatiklerin saldırılarına maruz kalmakta ve yaralar daha da derinleşmektedir.

Olumsuzlukların genel olarak bütün Balkan ülkelerinde hakim olduğunu görmekteyiz. Balkanlar’da değişen hiçbir şey yok. Osmanlı bölgeden çekilirken yaşanan acılar ve gayrı müslim devlet ve unusurların Osmanlı, yani Türk-İslam düşmanlığı aynen ve hatta artarak devam etmektedir. Bölge, patlamaya hazır barut fıçısı gibi. Her şey bir kıvılcıma bakıyor.

Çatışmalar, savaşlar ve gerginlikler bölgede hiç eksik olmamış ve günümüzde de devam etmektedir. Makedonya ve Bosna’daki durum ortada.

Gayr-ı Müslimler Osmanlı'dan kalan hiç bir şey istemiyorlar. Ne tarihi eserine ve ne de insanına tahammülleri yok. Bu tahammülsüzlük sadece Balkanlarda değil, küresel emperyalist güçler tarafından bütün dünyaya yayılmak istenen bir kara propagandadır. İslamofobi ile İslam ve Müslümanlar, soykırım iftirasıyla da Türkiye ve Türkler günümüzde toptan bir post modern haçlı taarruzuyla karşı karşıyadır.

Son günlerde dünyada yürütülen bu soykırım ve islamofobi kapanyası, Yunanistan’daki benzer zihniyeti cesaretlendirmiş ve Batı Trakya’da camilere, mezarlara ve Müslüman Türk nüfusuna yönelik saldırıların artmasına neden olmuştur. İki hafta önce bir cami kundaklandı, bir diğerinin avludaki ağaçları kesildi. Bir gün sonra da Selanik’teki Türk başkonsolosluk kundaklanmak istendi. Bu olaylardan önce de Batı Trakya’da Çınar FM haber radyosunun antenleri tahrip edildi.

Biz gerek Azınlık olarak ve gerekse garantörümüz anavatan Türkiye olarak, vatanımız Yunanistan idarelerine elimizden gelen bütün iyi niyetimizle barış ve anlaşma istediğimizi anlatmaya çalışsak da, ne yazık ki benzer niyette bir karşılık bulamıyoruz.

Dışişleri Bakanı Kocias, bir kaç günden beri Türkiye’de temaslarda bulunuyor. Yapılan açıklamalarda her iki tarafın iyi niyetli çabalarla çözüme yönelik sonuçlar elde etmek istendiği söyleniyor. Umalım ki öyle olsun, ancak yıllardır aynı sözleri duyuyoruz ve sonuç göremedik.

Dışişleri Bakanı Kocias Türkiye’de böyle söylerken, diğer yandan hükümet ortağı ANEL’in başkanı ve Savunma Bakanı Kammenos, meclisteki konuşmalarında Atina’da yapılması planlanan ama bir türlü yapılamayan Votanikos bölgesindeki cami için ateş püskürdü. Yapılan oylamada ANEL, ruh ikizi ırkçı Altın Şafak ile birlikte cami yapımına kocaman bir “hayır” dedi. 

ANEL ve Altın Şafak gibi partiler, Yunan Meclisi’nde sürekli Batı Trakya Türk Azınlığı’nı ve İslam’ı hedef alan söylemlerde bulunmaktadırlar.

Yunanistan’daki aşırı sağın sadece bunlarla sınırlı olmadığını bilmekte fayda var. Bunlardan meclis dışında kalan çok sayıda küçük parti ve yapılanmalar da var. Ayrıca en sağdan en sola bütün partilerin içinde de az veya çok farklı türde Türk ve İslâm düşmanı zihniyet mensupları mevcuttur. Hepsini hesap ettiğimizde sadece Azınlıklar için değil, aynı zamanda çoğunluk için de tehlikeli bir oran ortaya çıkmaktadır. Bence ülkeyi tehdit eden asıl tehlike, devleti kanser gibi zehirleyen bu büyük orandaki aşırı sağdır.

SİRİZA hükümeti Türkiye ile iyi ilişkiler istediğini açıklasa da, diğer yandan Türkiye’yi tehdit eden yapılanmalarda da tereddüt etmeden yer alabilmektedir. Bu tabii ki ülke olarak Yunanistan’ın bir tercihidir ancak çok sağlıklı değil ve iyi ilişkilerle bağdaşmamaktadır.

Mısır, Güney Kıbrıs ve İsrail’in de içinde olduğu bir yapılanma için geçenlerde Başbakan Çipras Kıbrıs’ta bulundu. Bu yapılanmada yer almak ayrı bir konu, ama bir radikal solcu için asla kabul edilemeyecek bir durum söz konusu olduğu ortadadır.

Çipras, bir başbakan olarak ülkesini, bir radikal solcu olarak ideallerine ve SİRİZA başkanı olarak da partisine büyük bir leke sürmüştür. Bunun sebebi ülkesinin yönetimini askeri darbe ile ele geçiren ve yüzlerce insanını öldüren SİSİ gibi bir diktatörün elini sıkmasıdır. Tabii Çipras bununla yetinmemiş, aynı zamanda bir başbakan olarak da onunla işbirliği anlaşması için el sıkışarak ülkemizi de lekelemiştir.

Nerde kaldı sol idealler ve demokrasi? Hani solculuk ve darbe karşıtlığı nerde?  Demek ki iktidar olunca hepsi rafa kalkıyormuş. Özellikle Yunanistan’da sol veya sağ farketmiyor. İktidara gelince hepsi aynı milli politikayı uyguluyor. Tabii sormak lazım: Bu Türk ve İslam karşıtı sözüm ona “millî politika”yı halka rağmen kim çiziyor? Hangi üstün akıl buna karar veriyor?

Bu yazıda hep olumsuzluklardan bahsettim. Haftaya inşallah bölgemizdeki olumlu gelişmelerden bahsederek biraz moral vermeye çalışacağım. O zamana dek moralinizin iyi olması umuduyla Allah’a emanet olun!

Hisarturizm
Millet gazetesi logo
© 2023 Millet
KÜNYE
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr