Ben bilinci üzerinden Türklüğümüzün kanıtı

Ben bilinci mantık biliminde tam olarak cevabı olmayan bir terim olmasıyla birlikte anlamı konusundaki ortak görüş daha çok kendini tanıma gibi ifadelerdir. Ken

Köşe Yazıları 12 Ekim 2016
Ben bilinci üzerinden Türklüğümüzün kanıtı

Ben bilinci mantık biliminde tam olarak cevabı olmayan bir terim olmasıyla birlikte anlamı konusundaki ortak görüş daha çok kendini tanıma gibi ifadelerdir. Kendini tanıma derken İyonyalılar’ın γνῶθι σεαυτόν (gnothi seauton) yani kendini tanı sözünü de gözardı etmemek lazım. Son olarak yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de de kendimizi tanımanın önemi birçok ayette belirtilmiştir.

Ben bilinci insanda nasıl oluşur? Az önce kendini tanıma olarak ifade edildiğini söylemiştim, ancak bana göre insan kendini tanıdığı zaman ben bilinci oluşur. Yani kendini tanımakla ben bilinci özdeş kavramlar değildir. Tabi ki kendini tanımak da, ben bilinci de çok önemlidir, ancak ikisi arasındaki farkı iyice ayırt edebilmek için ben bilincini pastanın üzerindeki çileğe benzetebiliriz.

Çok uzatmadan... Ahmet Davutoğlu 5-6 ay önce kendi ifade şekli ben idrakiyle gezdiği şehirleri anlattığı Medeniyetler ve Şehirler kitabını okuyunca insan kendisinin ne olduğunu ve ne olmadığını anlıyor. Gerçekten de, kesin bir tanımı olmayan ben bilincine cevap verebilmek için kim olduğumuzu ve kim olmadığımızı düşünmek lazım.

İlk önce kim olmadığımızla başlayalım... Ben kelimesinin yerine bize dayatılmaya çalışılan Yunan kelimesini yerleştirelim. Ben bir Yunan olduğuma göre günümüz Yunan kimliğinin gerektirdiği üzere ilk başta vaftiz olmam gerekir. Peki vaftiz olan bir Ortodoks Yunan asla ne yapmaz? Müslüman gibi yaşamaz. Ramazanda oruç tutmak yerine Paskalya döneminde oruç tutar, Cuma namazına gitmek yerine Pazar ayinlerine gider.

Benle aynı düşüncede olmayan birçok kişi hatta kendisinin Türk olduğunu savunan biri bile muhtemelen çok abarttığımı söylemekle kalmayıp cahilane ve duygusal bir yazı üslubumun olduğunu söyleyecektir. Devam edelim... (Eğer siz de bu tabire uyuyorsanız 8. Paragrafı dikkatli bir şekilde okuyun)

Peki biz kimiz? Biz Güneyde Anadolu’dan Trakya’ya göçmüş Yörük Türkmenleri ile Karadeniz’in Kuzeyinden Balkanlara inmiş Kuman-Kıpçak ve Peçenekleriz. Biz Türk olmaktan ziyade İslam Medeniyeti’nin mensuplarıyız. Kuzeydekiler yine bugünkü oyunlarla asimile olmak üzereyken, Güneydekiler onları İslam Medeniyeti’ne davet etti ve yüzyıllardır ortak bir paydada yaşadıkları gibi yine aynı şekilde yaşamaya başladılar.

Peki biz ne yaparız? Biz, şimdiki şartlarda her ne kadar doğru olmasa da eski atalarımızın Göktanrı inancından kalma olan “Yukarıda Tanrı var” sözünü söyleriz. Mezar taşlarımızı sanat eseri haline getirmek yine Şaman inancından kalmadır. Aynı şekilde nazar boncuğuna duyulan batıl inanç da bu geleneğin devamıdır. Bunun üzerine ölüleri müzikle uğurlama ananesinin devamı olarak kültürümüze mevlit geleneği yerleşmiştir, bununla birlikte ölünün ardından 7. veya 52. gün toplanıp ayin yapmak yine eski atalarımızın geleneğidir.İşte bizi biz yapan, Orta Asya Türkleri ile İslam Medeniyeti’nin birleşiminden oluşan bu harstır.

(5. Paragrafta söylediğim tabire uyanlar bu paragrafı dikkatli okusun) Ve bilinmelidir ki kimlik kan bağıyla değil, kültürle kazanılır. Kültür size dini kimlik de kazandırabilir milli kimlik de. Örneğin Yunan asıllı müslümanlara bakıldığı zaman kimisi arap gibi, kimisi de Türk gibi yaşar. Aynı şekilde Türkiye’de kendini müslüman olarak tanımlamayanların kahir ekseriyetinin Türklükle alakası kalmamış, işte bu yüzden biz kendimizi Yunan müslüman şeklinde tanımlarsak, Türklüğümüzle birlikte Müslümanlığımızın da uçup gitmesi hiç işten değil.

Şu an Türkiye’de çeşit çeşit etnik gruplar var ve bunların yüzde yüze yakın çoğunluğu kendini Türk olarak tanımlıyor, çünkü hepsi ortak payda olan İslam’ın altında toplanmış, gayri müslimler ise azınlık statüsündeler. Aynı şekilde Yunanistan’daki müslümanlar da azınlık statüsünde olup Türkiye’deki ortak paydanın bir parçasıdır. O kadar ispata rağmen Türk olmadığımız her zaman söylenecektir ama biz o ortak paydanın bir parçası olarak kaldığımız sürece isteyen istediğini söylesin, isteyen istediği kadar yırtınsın bizim kimliğimiz her zaman Türk olacaktır.

Son olarak algı tuzaklarına düşmemek için sizlere naçizane kitap tavsiyelerinde bulunacağım:

1- İlker Alp, Pomak Türkleri (Kumanlar-Kıpçaklar), Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayınları.
2- Hüseyin Memişoğlu, Balkanlarda Pomak Türkleri, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı.
3- Ed. Ebubekir Sofuoğlu, Goralılar-Dağlılar, Ukid Kültür Yayınları.
4- Ebubekir Sofuoğlu, Balkanlarda Kuşatma Var, Babıali Kültür Yayıncılık.

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr