Bir ahlaksızlık çeşidi: Mutluluğu aramak

Mutlu ve müreffeh olma arzusunun neresi ahlaktır? Rahatlık arzulayan insan başkasının rahatsızlığına karşı ses çıkarabilir mi? Nasıl çıkarsın? Çıkarırsa rahatı

Köşe Yazıları 24 Mart 2018
Bir ahlaksızlık çeşidi: Mutluluğu aramak

Mutlu ve müreffeh olma arzusunun neresi ahlaktır? Rahatlık arzulayan insan başkasının rahatsızlığına karşı ses çıkarabilir mi? Nasıl çıkarsın? Çıkarırsa rahatı bozulur.

“Elbette çıkarır, çıkardığında da mutlu olur” diyeceksiniz. Peki çıkaran mutlu olmak için mi çıkarıyordur, yoksa çıkarması gerektiği için mi?

Ahlaklı insan mutluluğu aramaz, öyle bir derdi yoktur, halinden memnundur, çünkü başkalarının memnuniyetsizliğinden hüzün duyabilmektedir. Ahlaklı insan mutluluğu aramaz, çünkü zaten mutludur ama istediği için değil, hakettiği için mutludur.

Ahlaksız insan da konforunun izin verdiği ölçüde başkalarının memnuniyetsizliğinden hüzün duyabilmektedir. Oysa ki başkalarının mutsuz olduğu yerde mutlu olmanın nasıl bir ahlaksızlık olduğunu idrak edemez.

“Kâinatla el ele veren insan, bu îmanlı âhenkten her adımda yeni bir işin yaratıcısı oluyor. İmansızlık, ruhun kâinatla bağlarının koparılmasıdır” der Nurettin Topçu. Kâinatla el ele vermek, kâinatla özdeşleşmektir. Yani kâinatın güzelliklerini kendi güzelliği, çirkinliklerini de kendi çirkinliği sayıp, bunlardan memnuniyet veya rahatsızlık duymaktır.

Bunu başarabilmek içinse “hareket” halinde olup, “iş” yapmak gerekir Topçu’ya göre. “Varlıkları ve eşyayı değiştirdikçe kendimizin de değiştiğini hissediyoruz; ve bu yolda değiştikçe, sonsuzluğa yaklaştığımızı, bütünlendiğimizi, derunî bir şuur içinde duyuyor, kurtuluşumuzu hakikat yapıyoruz”. Varlıklar ve eşyalar kâinattır ve az önce de izah ettiğim gibi insanla kâinat âhenk içerisinde olunca varlıklar ve eşyalar değiştikçe kendisinin de değiştiğini hisseder, bu değişimdeki memnuniyet ve rahatsızlığı bizzat kendisinde hisseder ve belki de en önemlisi sonsuzluğa yaklaştığını hisseder.

“Sonsuzluğa yaklaşmak” der Nurettin Topçu, çünkü yapılan “iş” belli bir amaç için yapılınca, bir yerden sonra yapılmamaya başlar, çünkü misyon bitmiş, kredi tükenmiştir. “Hareket”in ve “iş”in sürekli devam edebilmesi içinse, bu eylemlerin neticesinde sonsuza gidileceği bilinmeli, daha doğrusu hiçbir yere varılamayacağı bilinmeli, fakat sürekli yolda olunacağının da şuurunda olunmalıdır.

Şimdi her iki insanı da yan yana oturtalım. Mutlu olmayı arzulayıp mutlu olamayan ve mutlu olmayı arzulamayıp mutlu olan insan. Bir tanesi mutlu olmak için evde oturmaktadır, kendini tehlikelerden korumakta ve varlığını güvende tutmaktadır, sonra da mutluluk aramaktadır. Mutluluğu arar ama dünya hayatı her ne kadar adaletsiz olsa da mutluluk genellikle hakedene ulaşır ve nitekim mutluluk hareketsiz duran ahlaksız insana asla ulaşmaz. Diğer bir yandan da, bir düzensizlik gördüğünde rahatsızlık duyan, o kaosu kosmosa çevirince rahatlayacağını bilen insanın peşini mutluluk bırakmaz.

Yazı boyunca yazdıklarımla çelişiyormuş gibi görünmesin ama insan düzendeyken gerçekten mutlu olur veya şöyle diyelim. Düzeni tesis ettiğinde mutlu olur. Karmaşanın varlığında hiçbir şey yapmayıp düzen içerisinde yaşadığını zannettiğinde değil.
Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr