Biz buradayız, burası farkında mı?
Yaklaşık 7 aylık uzun ve arzu etmediğimiz bir aranın ardından, bugünlerde yine siz değerli okuyucularımızla kucaklaşmanın sevincini yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi b
Yaklaşık 7 aylık uzun ve arzu etmediğimiz bir aranın ardından, bugünlerde yine siz değerli okuyucularımızla kucaklaşmanın sevincini yaşıyoruz.
Bildiğiniz gibi bundan 7 ay önce gazetemizin baskısını durdurmak zorunda kalmıştık. Kalkınma Bakanlığı’na bağlı Marka Tescil Kurulu’nun gazetemizin ismini, anlaşılması güç sebeplere dayanarak onaylamamasından kaynaklanan bürokratik engeller zincirini ancak 7 ay sonra aşabildik. Yayına başladığımız şu an itibariyle halen gazetemizin ismi ilgili kurul tarafından tescil edilmemesine rağmen, serbest meslek sahiplerinin kayıtlı olduğu sigorta kurumuna kaydımızı yaptırıp resmi işlemlerimizi tamamladık ve 13 Şubat 2014 itibariyle tekrar gazetemizin basımına başlamış bulunuyoruz.
Geçen bu süre zarfında sizlerle internet ortamında yayınlarımızla birlikte olmaya çalıştık. Sesimizi bu şekilde duyurmaya çalıştık. Tabii sizlerle her karşılaştığımızda gazetemizin ne zaman basılacağını merak ederek bizlere sormanız, gazetemize olan hasret ve gösterdiğiniz ehemmiyeti daha iyi anlamamıza vesile oldu. Millet, Millet’ini istiyordu. Millet, Millet’siz olmazdı. İnşallah sizleri bundan sonra Millet’siz bırakmamak için her türlü zorluğa göğüs gereceğiz.
Basılı yayın yapmadığımız süre zarfında dahili ve harici mihraklardan farklı sesler de duymadık değil. Bunları kaale bile almadığımızı bilmenizi isterim. Fitne, fesat ve dedikoducu takımı maalesef her toplumda oluyor. Fakat bizim yapmamız gereken, bu tür insanlarla karşılaştığımızda bunlara değer vermemek, söylediklerini kaale almamaktır. Bize düşen vazife, sabır ve metanetle doğru bildiğimiz yolda ilerlemektir. Birliğimizi ve beraberlimizi tahrik eden unsurlardan uzak durmaktır.
Değerli okuyucularımız,
Sizlerle beraber olamadığımız süre zarfında toplumumuzu ilgilendiren meselelerde bir çok gelişme oldu. Özellikle “240 İmam Yasası” diye bilinen kanun uygulamaya konulmaya çalışılıyor. Her ne kadar bu uygulamanın çok başarılı olduğunu söylemek mümkün olmasa da, mide bulandırıyor, toplumu huzursuz ediyor, devletin azınlığımıza halen samimi yaklaşmadığını ortaya koyuyor. Bu ülkede azınlık olarak kaldığı günden bugüne, yaşadığı bu ülkeye hiçbir zararı dokunmayan biz Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’na devletimizin halen samimiyetten uzak davranması gelecek adına endişe vericidir. Temennimiz bizleri yönetenlerin akıllarını başlarına toplamaları ve bizlerle doğru bir iletişime geçmeleridir. Doğru iletişim, doğru neticeleri getirecektir.
Yazıma son vermeden önce, geçtiğimiz hafta Bursa’da gerçekleşen ve değerli Milletvekilimiz Ahmet Hacıosman, Çınar Derneği Başkanımız Cengiz Ömer, Mustafçova Belediye Başkan Yardımcımız Murat Köse ve Ticaret odalarındaki temsilci arkadaşlarımızla birlikte katıldığımız Balkan Ekonomi Zirvesi çerçevesinde yaptığımız temaslarla ilgili izlenimlerimizi paylaşmak istiyorum.
Herşeyden önce Bursa’daki Batı Trakyalı dostlarımızı birlik ve beraberlik içerisinde görmek bizleri ziyadesiyle memnun etti. Bursa’da Batı Trakyalıların çok güçlü bir temsil gücü var. En başta değerli dostumuz Ak Parti Bursa Milletvekili Sn. Hakan Çavuşoğlu’nun bizlerle çok yakından ilgilendiğini belirtmek istiyorum. Kendisi Batı Trakyayı ve Batı Trakya’nın problemlerini yakından takip ediyor. Gerek Türkiye ile Yunanistan arasındaki ikili ilişkilerde, gerekse azınlığımızı ilgilendiren meselelerdeki gayretleri bilinen ve her zaman Batı Trakya Türkleri’nin hizmetinde olan değerli milletvekili dostumuza teşekkür ediyoruz.
Ayrıca Bursa’nın en büyük belediyesi olan Osmangazi Belediye’sinde 5 yıldır Belediye Başkanlığı görevini yürüten ve yeniden belediye başkanlığına aday olan Sn. Mustafa Dündar da her zamanki misafirperverliğini gösterdi. Son olarak Yıldırım Belediye Başkan Yardımcılığı görevini yürüten dostumuz Remzi Yeprem de her zamanki gibi ilgi ve alakasını eksik etmedi.
Bursa dönüşünde İstanbul’dan geçerek değerli büyüğümüz IRCICA Genel Direktörü Halit Eren ağabeyimizi ziyaret ettik, kahvesini içtik. Kendileri her zamanki gibi yoğun programı arasında bizlere zaman ayırdı, Batı Trakya’yı sordu ve buralara, sizlere selam ve muhabbetlerini iletti.
Anavatanımız Türkiye’de önemli mevkilerde olan değerli büyüklerimizin Batı Trakya’ya olan ilgi ve alakası, memleket hasreti her zaman üst düzeyde. Bütün bunları niye söylüyorum diye merak edenler vardır elbette. Şunu için söylüyorum. Aynı ilgi, alaka ve samimiyeti ülkemiz yöneticilerinden de görme arzusundayız. Anavatanımızın ilgisi ve samimiyeti kimseyi rahatsız etmesin. Biz nerede yaşadığımızı biliyoruz. Yaşadığımız yer de bizlerin burada yaşadığını kabullendiğinde sorun kalmayacaktır. Tüm samimiyetimle herkese selam ve muhabbetlerimi sunarım.