Bosna’da görmezlikten gelinen, Batı Trakya’da görünmeyen soykırım

Yakın tarihimizin en kanlı sayfalarından biri, hatta İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra en kanlı sayfası olan Bosna Soykırımı’nın 11 Temmuz’daki yıldönümünde yürekl

Köşe Yazıları 13 Temmuz 2015
Bosna’da görmezlikten gelinen, Batı Trakya’da görünmeyen soykırım

Yakın tarihimizin en kanlı sayfalarından biri, hatta İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra en kanlı sayfası olan Bosna Soykırımı’nın 11 Temmuz’daki yıldönümünde yüreklerimiz Bosna ile çarpıyor olacak. Bizlere unutturulmaya çalışılan bu Müslüman Soykırımı’nı hafızalarımızda tazeleyeceğiz.

Bu kanlı sayfanın en trajik, en zalim ve en aşağılık bölümü olan Srebrenitsa katliamının yıldönümü 11 Temmuz’dur. Sadece bir kaç günde on iki bine yakın erkek ve gençten geriye, çoğu kimliği tespit edilemeyen, çöp poşetlerinde saklanan milyonlarca kemik parçası kaldı.

BM koruması altındaki bu bölgede işlenen bu suç, insanlık tarihinin en zalimce işlenen suçlarından biridir. Ancak medeni (!) Avrupa tarihinde bu vahşet sıradan bir vakıadır. Koruması altındaki insanları “alın kesin” diyerek büyük bir kahramanlık örneği veren Hollanda askerleri, bu kahramanlıklarından dolayı Kralları tarafından ödüllendirilmiştir! Şimdilerde sözde “Ermeni Soykırımı” için kendini yırtan Avrupa parlâmentoları yanı başındaki bu katliama sadece seyirci kalmamış, doğrudan ortak olmuştur. Çünkü bu suça sessiz kalmaktan da öte Sırpları cesaretlendirmiştir. Ne tesadüfse, İsrail Filistinlileri doğrarken de sessiz kalan Avrupa ve ABD, Filistin kendini savununca tepki gösteriyor.

Katliamın başını çeken Sırp General Ratko Miladiç bu katliamın gerekçesini televizyondan anlatırken, “Türklerden intikam alma zamanının geldiğini” söylüyordu. Sonuç olarak, yüz binlerce insan sadece Türk (Müslüman) oldukları için vahşice katledildi. Balkanlar’da Hıristiyanlar, Müslüman olanlara Türk oldu derler. Boşnaklar da Sırpların gözünde Türk oldukları için katledilmeleri gerekiyordu ve en vahşi bir şekilde soykırıma tabi tutuldular.

Bosnalıları korumakla yükümlü Birleşmiş Milletler’de tercüman olarak çalışan Srebrenitsalı Boşnak Hasan Nuhanovic, olaylara birinci derecede şahit olmuş ve “BM Bayrağı altında” adlı bir kitap hazırlamıştır. Onun bu kitapta verdiği ilginç bilgilerde Sırplar Boşnakları katlederken “Türklerden intikamımızı alıyoruz” diye haykırıyorlarmış. Katliam yapılırken Hollanda ve BM bayraklarının dalgalanıyor, Sırp çetnikleri BM üniforması giyiyor ve BM askerlerine emir veriyormuş. Hatta bazı Hollanda askerleri katliama bizzat katılmışlar. BM askerlerinden sorumlu Hollandalı General Keis Nikolai şehri teslim ettikten sonra Sırp cani Ratko Mladiç ile bir araya gelip şakalaşıp kadeh tokuşturmuşlar.

Bütün bu olan bitenlerin içerisinde Batı Trakya Türkleri’nin canını sıkan bir başka gelişme de, Srebrenitsa soykırımında Yunanistan’ın da birkaç şekilde yer almış olmasıdır. Dönemin yönetimi Bosna’ya konulan ambargoyu delerek Sırplara silâh yardımlarının ulaşmasını ve daha birçok maddî ve manevî yardımı sağlarken, Yunanlılar’dan oluşan gönüllü bir tabur da Sırp komandolarıyla birlikte Srebrenitsa’da Müslümanlara yapılan soykırımda eşlik ediyorlardı. Bu Sırp-Yunan Ortodoks ittifakı Yunan gazetelerinde fotoğraf ve haberlerle belgeleniyordu. Ben bu belgeleri geçtiğimiz haftalarda gazetemizde yayınladım. Bunların görüntülerinin de sonradan ortaya çıkmasına rağmen, çağdaş (!) Avrupa’dan ses çıkmamış ve savaş suçlusu ilan ettikleri bazı Sırp liderleri hâlâ yakalayamamış ve yargılayamamıştır.

Avrupa’nın göbeğindeki bu vahşetin yıldönümü her 11 Temmuz’da tüm Bosna mazlumları için Fatiha ve tüm Bosna canileri için beddua ve lanet okuma zamanıdır. 

Birçoğumuz ve yeni neslin büyük bir kısmı ne yazık ki bu vahşeti ya çok çabuk unutmuş ya da bundan tamamen habersiz. Birileri de ayrıca bu vahşeti bizlere unutturmak için canla başla çalışıyorlar. Bugün insan haklarından dem vurup hümanizm naraları atan yerli ve yabancı birçok kişi nedense Bosna başta olmak üzere Irak’ta, Filistin’de, Hocalı’da ve daha birçok yerde ABD ve Rusya gibi gibi emperyalist ülkelerce desteklenen ve bizzat gerçekleştirilen katliamlardan hiç söz etmiyorlar, edemiyorlar. Belki de onların uşakları oldukları için…

Sorarım: Müslümanlarla sözde diyalog peşinde olan Hıristiyanlar bu katliamlarda neredeydiler ve ne yaptılar? Kendi ülkemdekilerin ne yaptıklarını çok iyi bildiğim için onları yazabiliyorum. Bosna katliamı gerçekleştirilirken bizim papazlar ev-ev dolaşıp “Bosna çocukları ölmesin” sloganlarıyla Bosnalı Sırp katillere para topluyorlardı. Kilise, Müslümanlara karşı yürütülen “Türkler’den 500 yıllık intikam alma” isimli 20. yüzyıl Haçlı Seferi için “seferberlik” ilân etmişti.

Şimdi bizim içimizden bazı şahıslar çıkmış, bu Müslümanların (Türklerin) tarihteki en azılı düşmanlarının emrinde Azınlık karşıtı siyasetin uşaklığını yapıyorlar. Yazıklar olsun onlara. Tarih tabi ki onları da affetmeyecektir. Bunlar bilmez ki, Batı Trakya’da Bosna benzeri bir savaş olması durumunda bugün sırtlarını sıvazlayan fanatik Ortodoks Hıristiyanlar önce kendilerini toplu mezarlara gömeceklerdir.

11 Temmuz’da TRT programına bağlanan Boşnak kardeşlerimizin söyledikleri manidardı. Bunlardan biri Türkiye’ye göç edenlerden: “Boşnak’ım. Boşnaklığımla gurur, Türklüğümle onur, Müslümanlığımla kıvanç duyuyorum.” dedi. Bosna’da yaşayan bir diğeri ise: “Bana Bosna’da ne kadar Türk yaşadığını soruyorlar. Ben kendilerine Bosna’da 4 milyon Türk, Türkiye’de 75 milyon Boşnak yaşıyor diye cevap veriyorum. Çünkü bizler etle tırnak gibiyiz.” Son olarak da eski Boşnak Cumhurbaşkanı Haris Sladziç’in ibret dolu sözleriyle bitiriyorum: “Boşnakların maruz kaldığı katliamın tek sebebi Türk olmaktı. Sırplar insanlarımızı katlederken Türkler’den intikam alma duygusuyla katlediyordu. ‘Biz Balkanları Türkler’den temizliyoruz’ diyorlardı. Şimdi Türkiye’yi ve Türk milletini yanımızda görmek istiyoruz. Nerdesiniz? Çocuklarınızı alın ve gelin medeni Avrupa’nın ortasında gerçekleştirilen Türk (Müslüman) Soykırımın’dan ibret alın.”

Ne Müslüman’ı olursanız olun, “Yunan Pomak Müslümanı” olsanız bile, Müslüman olduğunuzu söylediğiniz sürece Balkanlar’da sizlere “Türk” olarak bakacaklardır. Balkanlarda Hıristiyanlar, Müslüman olanlara “Türk oldu” derler. Bu araştırmalarla sabit olan bir gerçektir. Çünkü Balkanlara ve Avrupa’ya Müslümanlığı Türkler götürmüştür. İslâm’ın sancaktarlığı halen Türklerdedir. Bu yüzden dünyada emperyalizmin en büyük düşmanı Türklerdir. Ve bu yüzden Irak’ta Kürt devletine müsaade edilirken, bu bölgede çoğunluğu oluşturan milyonlarca Türkmen görmezden geliniyor ve ABD ve Kürtler Türkleri katlederken dünya görmezden geliyor.

Bağımlı ve bağımsız; makbul ve makbul olmayan İnsan Hakları savunucularımız, hani nerdesiniz? ABD’nin emperyalist politikalarını neden eleştiremiyorsunuz? Neden korkuyorsunuz?

Ey Yunan Pomak Müslümanları! Yunan Ortodoks Hıristiyan kardeşlerinizin Bosna’daki marifetlerini kınayın da görelim. Sıkar tabii ki… Sizlere, “Hıristiyan adetlerini yaşattığınızı, haç çıkardığınızı, Meryem ana ikonalarına tapındığınızı” yüzünüze söylüyorlar ve kınayamıyorsunuz da Bosna vahşetini mi kınayacaksınız!

Bunlar yetmezmiş gibi şimdi de kalkmış bunlar gibi bazı gafiller de çocuklarımızın asimile olduğu  resmi Yunan ortaokulu ve anaokullarını azınlık okullarına tercih ederek savunuyor ve milletimizi de buralara yönlendiriyorlar. Peki, sadece bu okulları savunanların Boşnakları katleden zihniyetten farkı nedir? Çünkü Azınlık eğitiminin yapılmadığı bu misyoner okullarında ısrar eden yönetimin tek amacı, katliamla yok edemediği evlâtlarımızı eğitim yoluyla ortadan kaldırmaktır. Bunu göremeyecek kadar kör, anlayamayacak kadar gafil olan Müslümanlara Allah hidayet versin!

Son söz: Gafletin iki adım sonrası ihanettir.

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr