Yangroup logo Yangroup logo
Hisarturizm Hisarturizm

Bu Cahillikle Nereye Kadar?

İnsan vardır; bir inanca körü körüne bağlanmış ve onu o inançtan kimse alıkoyamaz. Neden? Çünkü, o inanca inanıyor (!), eğer vazgeçerse egosu yerle bir olacak,

Köşe Yazıları 21 Ağustos 2015
Bu Cahillikle Nereye Kadar?

İnsan vardır; bir inanca körü körüne bağlanmış ve onu o inançtan kimse alıkoyamaz. Neden? Çünkü, o inanca inanıyor (!), eğer vazgeçerse egosu yerle bir olacak, bu yüzden bu insanlara bazı şeyleri ispat etmek mantıkdışıdır. Yine bir insan vardır, edindiği bilgileri sentezlemeyi bilir, doğru ve yanlışı ayırt eder. Bu yazım, aklı belli olgunluğa erişmiş kişiler içindir.

Neden konuya bu kadar ağır başlıyorum? Çünkü, Batı Trakya Türkleri olarak bizlere bu hak tanınmışken birileri çıkarları doğrultusunda, bizden biri oldukları halde kökenimizi yok sayıyorlar ve o haklar otomatikmen bizim insanımız tarafından reddedildiği için devredışı kalıyor. Ondan sonra büyük araştırmalar yapmışçasına “Lozan Antlaşması’nda biz sadece müslüman azınlık olarak zikrediliyoruz” diyorlar. Bizim milletimiz de duyduğu herşeye inanıp, bunun doğru olup olmadığını araştırmayan türden olduğu için buna hemen inanıp “Ben Yunan-müslümanım” diye geziniyor ortalıkta. Bre cahil! Senin deden ahirette sana hesap sormaz mı “Neden şerefimizi sattın” diye? Senin bugünlere gelmen için sarfettikleri çabayı biliyor musun?

Şimdi işin algı operasyonlarından arınmış kısmına geçelim; Lozan Antlaşması’nda Azınlık konusuyla ilgili yazılan şudur: BATI TRAKYA’DAKİ TÜRKLERLE, İstanbul’daki Rumlar dışında, Anadolu ve Doğu Trakya’daki Rumlar ile Yunanistan’daki Türklerin (Batı Trakya dışındakilerin) mübadele edilmeleri kararlaştırıldı. Demek ki neymiş? Lozan Antlaşmasında Türk olarak geçiyormuşuz.

Bu sana yetmiyor mu? O halde işin içine bilimi de katıp ispatları sunayım. Tarihsel kanıtların da gösterdiği gibi Sultan Alparslan’ın Türklere Anadolu'nun kapısını açmadan önce, şimdi yaşadığımız bölgeye Peçenek ve Kuman gibi Türk boyları yerleşti. Yine tarihsel kanıtların gösterdiği gibi Peçenek ve Kumanlar çoğunlukla sarışın ve mavi gözlüydüler. Lakin bu sarışınlık Almanya, Norveç, Danimarka gibi ülkelerde yaşayan insanların sarışınlıklarından biraz daha değişik türdeydi. İskeçe’nin balkan köylerinden Ketenlik, Mustafçova ve Kozluca’ya baktığımız zaman bu ten tipine uyan insanların çoğunlukta olduğunu görüyoruz. Bu da yetmiyormuş gibi Ketenlik köyünde PEÇENEK soyismi de insanlarımızda mevcut.

Sen kumralsın o halde Peçeneklerden değilsin gibisinden soru soracaklara şimdiden bazı şeyleri açıklamak zorundayım çünkü bu soru daha önce de bana soruldu ve bu soruyu soran belli ki, biyoloji öğretmenini pek fazla dinlememiş. İnsanlar yaşadıkları coğrafyalara göre ten tipi zamanla değişir. Örneğin; ben Uzak Doğu’ya gidip yerleşsem belki asırlar, belki de milenyumlar sonra torunlarım çekik gözlü olacaktır. Bunun nedeni o coğrafyada bulunan çok sert ve soğuk rüzgarlar nedeniyle Allah tarafından vücudun kendini koruması için bir takım değişiklikler meydana getirmesidir. Aynı şekilde Afrika’ya gidip yerleşsem belli bir zaman sonra torunlarım daha koyu tenli olacaktır. İşte ben de bu yüzden kumral olabilirim. Ova köylerindeki insanlarımız da yıllardır güneşin altında oldukları için biraz daha esmer olabilirler. Fakat işin özüne baktığımız zaman Balkan köylerinde çoğu insan Peçenek ve Kumanlar’ın ten özelliklerine bire bir uymaktadır.

Kafan çok mu karıştı? O halde daha basit bir ispat sunayım. Peçenek Türkleri’nin genellikle 2 heceli anlamı olmayan soyisimleri vardı. Şimdi yine İskeçe’nin balkan köylerine baktığımızda (Gümülcine’liler darılmasın, oraya pek uğramadığım için biraz yabancı sayılırım) Şargo, Panço, Punço, Hamço, Belço, Könse ve bunlara örnek olarak eklenebilecek daha birçok soyisim mevcut.

Yazımın ilk bölümünde, o bahsettiğim ilk insan tipini neden bu kadar ağır anlattığımı anlamışsınızdır. Eğer ki o insanlar o sözlere layık olmasaydı çoktan kökenlerini araştırmış olurlardı ve başkalarının her sözüne inanmamaları gereğini bilirlerdi. Son olarak çok yakın arkadaşımın bir sözüyle yazımı sonlandırıyorum: Cahillik, Allah’ın “OKU” emrine şirk koşmaktır!

Hisarturizm
Millet gazetesi logo
© 2023 Millet
KÜNYE
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr