En çok gereksinim duyduğumuz şey en çok yokluğunu çektiğimiz şeydir
Son zamanlarda yazılarımı okuyanlar veya sosyal medyada takip edenler Zygmunt Bauman’la alakalı yazdığımı görmüştür. Bu aralar, okumalarım Bauman üzerine olunca
Son zamanlarda yazılarımı okuyanlar veya sosyal medyada takip edenler Zygmunt Bauman’la alakalı yazdığımı görmüştür. Bu aralar, okumalarım Bauman üzerine olunca insan böyle bir şahsiyetin bilgilerini cemiyete aktarmadan edemiyor. Bu hafta Bauman’ın Postmodernizm ve Hoşnutsuzluk eserinin giriş bölümünde geçen bir cümleyi başlık olarak seçtim ve Bauman’ın tarifine göre, gün içerisinde sık bir şekilde kıyafet değiştirme üzerine inceleme hazırladım.
Baktığımız zaman günümüz insanı sürekli bir güvende bulunma ihtiyacı hissetmektedir ve bunu da başka gereksinimleri karşılayarak başarmaktadır. Mesela günümüzde bir çok genç bugün giydiği kıyafeti yarın giyemez, giyerse arkadaşlarının gözü önünde küçüleceğini, yani güvenliğini yitireceğini bilir. Nasıl oldu bilmiyorum ama kıyafet satışının artması için sistem bize bunu aşıladı.
Benim Yunanistan’da bulunduğum çevrede gün içerisinde 2, 3 hatta 4 defa kıyafet değiştiren insanları gözlemlemek mümkündür. Peki bir insan neden böylesine boş bir iş yapar? Az önce de belirttik, arkadaşları arasında kendini güvende hissetmemek için, arkadaşı günde 2, 3 defa kıyafet değiştiriyorsa o da değiştirmeli hatta ondan bir adım önde olduğunu kanıtlamak için 4 defa değiştirmeli, aynı zamanda gelecekte bir günde hiç kıyafet değiştirmezse bunu önceden garantilemek için bunu yapar, yani arkadaşlarına ben zaten normalde günde 4 kere kıyafet değiştiren birisiyim, bir kere değiştirmemiş olmam sorun değil izlemini vermek ister.
Önceden kendisini sigortalatmış olması onu az çok rahatlatmıştır ama yine de okuldan sonra arkadaşı başka bir şey giydiği halde o giymediyse arkadaşı egosundan arşa yükselir kendisi ise yerin dibine girmemek için zor dayanır. Peki bunun altında hiçbir mantık yatmaz mı? Neden sık sık kıyafet değiştirmek bir ego savaşına dönüşür?
Sistemin bizim bilinçaltımıza yerleştirdiği şey şudur: “Sen kıyafetlerini ne kadar az sıklıkta değiştirirsen arkadaşlarına o kadar kirli gözükürsün.” Burada da tam bir güvensizlik durumu söz konusudur. Kişi en yakın arkadaşının yanında bile utanmadan ego yarışına girmiştir.
Başlıkta da belirttiğimiz gibi “En fazla gereksinim duyduğumuz şey en fazla yokluğunu çektiğimiz şeydir”. Bu cümleye daha kapsamlı bir anlam kazandırmak için diyebiliriz ki, aslında gün içerisinde 50 defa kıyafet değiştiren bir insan son derece kirli biri olduğu için gün içerisinde bu kadar takla atmaktadır. Sabrederseniz bunu birazdan kanıtlayacağım.
Sen neden kirli olasın ki? Sonuçta gün içerisinde 4 defa kıyafet değiştiriyorsun, bir kıyafetin kirlendiğinde hemen diğerini giyiyorsun. Çok güzel, peki her gün 4 defa yıkanıyor musun? Günde bir defa bile yıkanmıyorsun ama 4 defa kıyafet değiştirdiğin için temizsin. Bir sırrını daha ifşa edeyim; gün içerisinde kıyafet değişikliği yaparken çıkardığın kıyafetleri yıkamaya vermiyorsun, bir sonraki hafta tekrar giyiyorsun.
Gördüğün gibi sen başkasının gözünde büyük gözükmek için yaşarsan, aslında başkasının gözünde asla büyük gözükmezsin. Çünkü kendisinin de egosu yükseklerde gezdiği için bunu asla kabul etmez. Kabul etmediği gibi sen aslında kirli olmadığını kanıtlamaya çalışırken kirlenmeye daha da devam ediyorsun. Bu durumda üzülerek söylemeliyim ki senin içinde ne erdem kalmış, ne özsaygı kalmış, ne de ona benzer başka bir şey kalmış.