“GEÇİM DÜNYASI”

Dünyada olup-bitenlerden habersiz, sadece geçimi ve biriktirmeyi düşünerek hareket etmek, insanın yarınının ne olacağını o günden belli eder. Ancak olası tehlik

Köşe Yazıları 14 Kasım 2014
“GEÇİM DÜNYASI”

Dünyada olup-bitenlerden habersiz, sadece geçimi ve biriktirmeyi düşünerek hareket etmek, insanın yarınının ne olacağını o günden belli eder. Ancak olası tehlikelere karşı tedbirli hareket etmek, insanın yarınını daha ümitvar kılabilmektedir.

Kimse, “Bana bir şey olmaz, beni kimse bildiğimden alıkoyamaz” demesin. Zira uyur-gezer bir şekilde yaşamaya devam edersek, ne olacağımız bilinmez. Ne demişler; su uyur, düşman uyumaz. Uyumadığını her geçen gün görmekteyiz.

9 Eylül 2007’de dönemin başbakanı Karamanlis’in ifadeleri: “Batı Trakya'da yaşayan Türk azınlığın statüsü Lozan Anlaşması ile 'Müslüman azınlık' olarak belirlenmiştir. Bireyler kendilerini arzu ettikleri gibi tanımlayabilirler, ancak bu tüm topluluğu kapsamaz. Trakya'daki azınlık mensupları Yunan vatandaşlarıdır. Etnik kökenleri değişiktir. Pomak, Çingene ve Türk asıllı olabilirler, azınlık politikası ile ilgili riyakârlığı ve aşırı tavırları kınıyoruz.”
           
 31 Ocak 2008 tarihli Elefteros Tipos Gazetesi:  “Başbakanımızın Türk meslektaşıyla kısa süre önce Ankara'da yaptığı görüşme sırasında, Türkiye Başbakanı, Yunanistan'da yaşayan 150 bin ‘soydaşlarından’ söz etti. Özellikle Trakya'da yaşayan Müslümanları kastettiği açıkça ortadadır. Halbuki E. Pittard, N. Beldiceanu, B. Slot gibi bilim adamları, ülkemizdeki Müslümanların ‘İslamlaştırılan yerliler’ olduğunu kanıtlıyorlar.
 
Ayrıca söz konusu nüfus, bugün kendilerini Roman olarak adlandıran Mısırlı ve Hindistanlı Çingeneler ile farklı dine ait Çingeneler olmak üzere üçe ayrılan kişilerden, Pomaklardan ve Türk olduklarını düşünenlerden ibarettir.
 
Yaklaşık olarak bir asır önce yaşayan Yorgos Skalieris, Roman ve Pomaklar dışındaki çok nüfuslu topluluğu ‘Türk olduklarını düşünenler’ olduğunu söylemişti.”

29 Şubat 2008’de dönemin İskeçe Belediye Başkanı Mihalis Stilyanidis’in dedikleri: “Bölgemizde birçok azınlık bulunmaktadır. Dolayısıyla birçok anadili bulunmaktadır. Ana okullarda da buna göre anadilleri ile eğitim yapılmalıdır.”

Aynı tarihte ve aynı yerde bu kez Eğitim Bakanı Evripidis Stilyanidis’in dedikleri: “Devletimizin bu konuda benimsemiş olduğu siyasette bir değişiklik yoktur. Azınlık bir tek azınlıktır. Ancak bu Müslüman Azınlık; Pomaklar, Çingeneler ve Türkçe konuşanlardan müteşekkildir.”

Sonuç olarak Yunan politikacıları ve kamuoyunda hâkim kanaate göre, “Batı Trakya’da İslamlaştırılan yerliler” yaşıyor; bunlar “Çingene, Pomak ve Türkler“ olmak üzere üçe bölünürler.

Yunan millî siyasetinin Batı Trakya Türk Azınlığı ile ilgili bölücü kanaati biz ne yaparsak yapalım asla değişmeyecektir. Biz bunu yıllardır söyledik ve yanılmadık da. Yunanistan’ın Azınlık siyaseti, mevcut devlet felsefesiyle bütün dünya bir araya gelse yine değişmeyecektir.

Hiçbir politikacı açık ve net bir şekilde, “Azınlık, Türk’tür” diyemiyor. Diyenler de bir şartla diyor: “Tamam Türksünüz, ama şu ‘anavatan Türkiye’ edebiyatını bırakın artık. Sırtınızı Türkiye’ye değil, Avrupa’ya verin.”

Bu siyasetçiler, kendilerinden başka herkesi aptal sanıyorlar galiba. Bunlar acaba Arnavutluk’taki Rum azınlığa da benzer tavsiyelerde mi bulunuyorlar? En azından Kıbrıs Türkleri hakkındaki çifte standartlarını biliyoruz.

Bizler devletimizin resmi görüşü ve kamuoyunun kanaatine göre, “Türk değil, Türk olduğunu düşünenler” mişiz. Özetle; “Yunanlıyken, Türklerin bölgeye gelmesiyle kılıç zoruyla Türkleştirilen ve daha sonra böyle düşünmeye alıştırılanlardansınız” resmi görüşü bugün Yunanistan tarafından Batı Trakya Türk Azınlığı’na dayatılmaktadır.

Ülkemizin yöneticileri, bizleri bu şekilde düşünüyor, bizim de böyle düşünmemizi istiyor ve türlü oyunlarla/politikalarla bunu dayatıyor. Onlar istedikleri kadar bizlere “Türk olmadığımız” düşüncesini dayatadursun, hakkımızda nasıl düşünürse düşünsün, önemli olan bizim ne düşündüğümüzdür. Bizler kendimizi bildikten sonra, hiçbir bölücü oyun yarınlarımızı karartamaz, köreltemez; ne olduğumuzu unutturamaz ve Yunan Pomakları olduğumuzu düşündürtemez. Düşünenler çıkabilir, fakat onlar bir elin parmaklarını geçmezler. Aslında onların öyle düşündükleri falan da yok, ama işlerine öyle geliyor. Belki içinde büyüdükleri şartlar onlara öyle olmayı gerektiriyor. Hiç unutmam, bir Yunan gazetesinde bir tanesi derdini ibret olacak şekilde şöyle dile getiriyordu: “Tek istediğim bir iş.”

Bu söz bana, “Ne iş olsa yaparım” diyenleri hatırlatıyor. Tek derdi bu olunca insanların, hayat felsefeleri de basit bir şekilde “geçim dünyası” sözleriyle özetlenmiş oluyor.

Bugünü olmayınca insanların, doğal olarak yarını hiç olmaz. Bugünü de yarını da “bir işçaz” dan ibaret/ibret oluveriyor

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr