Gençlerimizin psikolojik sorunları bir azınlık problemi değil mi?

Hem de en büyük problemlerden biri diyebiliriz. Azınlığın geleceği olan gençlerin bu gibi sıkıntıları nereden kaynaklanmakta? Sorun sadece işsizlik mi, yoksa ba

Köşe Yazıları 5 Kasım 2016
Gençlerimizin psikolojik sorunları bir azınlık problemi değil mi?

Hem de en büyük problemlerden biri diyebiliriz. Azınlığın geleceği olan gençlerin bu gibi sıkıntıları nereden kaynaklanmakta?

Sorun sadece işsizlik mi, yoksa başka etkenlerin de etkisi var mı?

Görülen o ki, ülkede yaşanan ekonomik buhran Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığını daha derinden etkilemiş olduğundan dolayı, gençlerin gelecekleri açısından kendilerini çıkmazda görmelerine sebep oluyor. Çocukluğunda yaşadığı refah seviyesinin düşmesi sonucu, gerçek hayatın çok daha farklı olduğunu gören gençler, büyük sorumluluklar almaktan da korkuyor. Tecrübe olmadığı için haliyle cesaretini de yitiriyor. Hayat artık onun için toz pembe olmaktan çıkıyor. Bu da tabii ki psikolojik bunalıma girmesi ve etrafındaki insanlardan kopmasına sebep oluyor.

Bir de tabii ki sosyal ağlar var. İsteyene her konuda yardımcı, bunalımda olana ise farklı imkanlar sunan sosyal ağlar. İnsanı, olduğundan farklı gösterebilen ve zamanla bunu sevdiren dev ve yalancı bir dünya. Her gün, her saat konuşup binlerce arkadaş edinen, halbuki hiç birbirini tanımayan ve bu yüzden dolayı da kendini farklı bir şekilde göstermeye çalışan gençlerin, daha sonraları yaşadıkları hüsran ve yalnızlık. İçi seni yakar, dışı beni misali gerçekten uzak bir hayal alemi ile başbaşa herkes. İnternette iken cesaretli ve insanları etkileyen, güzel sözler sarfedebilen kişinin dışarıda kendisini bir hiç olarak hissetmesi, sanırım şu teknolojik dünyada yaşadığımız en büyük problemlerden bir tanesi.

Kalabalığın içinde kendini bir hiç olarak hissetmek, insanların sana ayıracağı yeterli zamanın olmaması, yediğin abur cuburlar, beslenmedeki hormonel dengesizlik, herşeyin sadece para ile satın alınabileceği bir dünyada yaşadığına seni inandırmak, insan beynine inanılmaz derecede zararlar açarken, bu zararların önlenmesi için de, hiç bir şeyin yapılmaması, durumu daha da vahim hale getiriyor.

Nitekim bölgemizde yaşanan intihar olaylarının % 80'ninin genç insanlar olması ve tarım sektöründen geçinen ailelerden gelmesi durumun ne kadar kritik olduğunu gözler önüne sermektedir.

Psikolojik destek için başkalarına güvenini yitirmiş bir gençlik ile karşı karşıyaysak, işimiz çok zordur demektir. Çünkü eskilere baktığımızda genelde aşk meşk yüzünden ya çok küçük yaşlarda, ya da orta yaşın üzerinde yaşanan bunalımlar ve intiharlar şimdi yerini genç ve delikanlı diyebilecğimiz yaşlarda olanlara bırakmış durumda. Bunun muhakkak sosyoekonomik ve sosyokültürel açıdan bakıldığında farklı etkileri görülebilir, ama içine kapalı ve konuşması ayıp veya günah sayılan bizim gibi toplumlarda bunun önüne nasıl geçilebilir onu düşünmemiz lazım. Dini ve siyasi liderlere bu konuda çok iş düşüyor kanısındayım. Bu halkın içinden gelip de, halkı yakından takip edemeyen, onların problemlerini yerinde ve vaktinde dinleyemeyen liderler, normal halktan daha fazla sorumludur. Bürolarda masa başında veya sekreterle halledilebilecekler var, halledilmeyecekler var. Erzak dağıtılan bölgeler çoğaldı, sıcak yemek dağıtımı da başlatılacak deniyor da biz de düşünüyoruz bu durumda olan insanlar bu kadar çoğaldı mı diye? Evet bunu sadece belediyelerin değil, müftülüklerin de yapması lazım. Çünkü onlar her köyde bulunan mütevelli heyetleri ile o köyün durumunu daha iyi biliyor, artı bizim insanımızın zoru da olsa yabancı kişilerden yardım istemeyeceğini de çok iyi biliyorlar. İşte tam bu durumda, farklı kurum ve kuruluşlarımızla bu insanlarımıza destek çıkmalıyız. Sadece manevi değil maddi destekten bahsediyorum. Derneklerimiz kendi çaplarında bölümler oluşturarak kendi insanlarının yanında olduklarını göstermeleri lazım, yalancıktan değil güvenilir ve dürüst insanlarla. Vicdanlı ve gerektiğinde gönül işi de yapabilecek insanlarla. Bunun için de ilk olarak içinde Allah korkusu olan insanlar seçilmek durumunda. Yoksa farklı ecnebi kültür ve zenginliklerine, yaşayış tarzlarına imrenen insanlarla artık bu olmayacak gibi görünüyor. Azınlık halkının refah durumu düştükçe, o insanların çektiği çile bazıları için kasalarına giren para olmaya devam ettikçe, bırakın refah durumunun düzelmesini, yakında o vicdansız insanlar kendi hayatlarını lüks bir şekilde devam ettirebilmek için bu Garbi Trakya’da insan bile bulamayacaklar.

O yüzden olsa gerek, şu an Azınlıkta dikkat ederseniz bir sessizlik söz konusu. Öyle ki sanki fırtına öncesi bir sessizlik. İnşaallah hayırlara vesile olur... Amin...

Haftaya görüşünceye dek her şey gönlünüzce olsun. Hoşça kalın Dostça kalın...

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr