Globalleşme ve Yunanistan
Son yıllarda globalleşme, küreselleşme gibi kavramlar sıkça kullanılmaya başlandı. Elbette ki hepimiz ister istemez bu gibi kelimelerden etkileniyoruz. “Global
Son yıllarda globalleşme, küreselleşme gibi kavramlar sıkça kullanılmaya başlandı. Elbette ki hepimiz ister istemez bu gibi kelimelerden etkileniyoruz. “Global Dünya Ekonomisi...” Ne kadar da cezbedici bir terim... Çoğumuzun gündelik hayatımızda kullanmadığı sadece ekonomiyle yakından ilişkili olan kişilerin kullanıp durduğu bir şey...
Hakikaten globalleşme, bir başka deyişle küreselleşme neydi? Aslına bakarsak hepimizi derinden etkilemiş bir olgudur globalleşme...
Rönesans Dönemi, Fransız İhtilali, Sanayi Devrimi ve Birinci Cihan Harbini takip eden süreçte hayatımıza giren yeni görüş, fikir ve ideolojiler çok uluslu imparatorlukların sonunu getirmiş ve milli devletlerin kurulmasına vesile oldu. Tabii zaman içindeki teknolojik gelişmeler ve endüstriyel toplum yerel ekonomi modelini feshedip aynı zamanda ülke ekonomilerinin ulusallaşmasını, daha geniş bir üretim ve tüketim ağı kurulmasını bir başka deyişle millileşmesini sağladı. Benim köyümde (Musacık) eskiden dedelerimiz tükettikleri her şeyi kendileri üretirdi. Dışarıdan sadece tuz, yağ, şeker gibi mamüller satın alınırdı. Sonra ne mi oldu, küreselleştik...
Globalleşme veya küreselleşme tanımı aslında üç beş satıra sığabilecek bir şey değil. Kısaca nasıl tanımlanır diye bayağı düşündüm...
Mevzu bahis ekonomik globalleşme üretim ve tüketim ağının milli, ulusal sınırlar içinden çıkıp dünyaya yayılmasıdır. Artık Bangladeş'te üretilen bi tişörtü giyiyor, Japonya'da üretilen arabayı, Çin'de üretilen akıllı telefonu, Suudi Arabistan'da çıkan petrolü kullanıyoruz.
Küresel bir üretim tüketim zincirinin içinde tabii ki bizler de doğal olarak kullandığımız ürün ve hizmetlerin karşılığı olarak dünya pazarına belli bir ürün ve hizmet sunarız. Bizim bölgemizden örnek verecek olursak Şark tipi tütün üreten üç ülkeden (Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan) biriyiz.
Peki küreselleşmenin artı ve eksileri nelerdir bizim için? Veya şöyle sorayım, bu gün ki ekonomik krizde globalleşmenin bir parmağı var mı? Eskiden beri savunduğum bir şey var. Yunanistan'daki ekonomik krizin sebebi borç değil. Dünyada bir çok ülke borçlu. Hatta Japonya GSYİH'sının %400 oranında, dünyanın en çok borçlu ülkesi konumunda. Ama bu borcu ödeyebilecek potansiyele sahip. İşte bu bağlamda Yunanistan'ın asıl sorunu bu borcu ödeyebilecek potansiyeli olmaması...
Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki Yunanistan gerek uluslararası örgütlere üye olması gerekse de AB üyesi olması hasebiyle oldukça küresel bir ülke. Yani Alman şirketi rahatlıkla Yunanistan'a yatırım yapabilir. Veya AB içi ticaret bugün çok kolaylaşmış durumda.
Dolayısıyla Yunanistan içi ekonomide yerel ve ulusal şirketlerin yanısıra bir de global şirketler etkili olmaya başladı. Bu durum ülke içi rekabeti arttırsa da bazı ağır tahribatlar da verdi. Örneğin bir sürü yerel ve ulusal şirket faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.
Aslında Yunanistan'ın küreselleşmeden olumsuz etkilenmesinin bir sebebi de şirketlerinin çoğunun yerel ve ulusal olmasıdır. Yani küçük şirket ve işletmelerdir çoğu. Durum böyleyken global şirketlere karşı mücadele etmelerini istemek biraz haksız bir yaklaşım olurdu.
Geçen yazıda verdiğimiz Alman şirketinin 14 Yunan havalimanının işletmesini alması globalleşmiş ekonomiye örnek teşkil edebilir. Tabii genel olarak globalleşmenin Yunanistan'a faydası veya zararı ne oldu? Durum böyleyken siz karar verin!