Hangi medeniyet, nasıl medeniyet?

Kaç tane medeniyet var? ‘Medeniyet’ mi, ‘Medeniyetler’ mi? Özellikle 21. yüzyılın küreselleşmiş dünyasında bu sorunun cevabı ‘Medeniyet’tir. Aslında bunun izler

Köşe Yazıları 13 Ekim 2017
Hangi medeniyet, nasıl medeniyet?

Kaç tane medeniyet var?

‘Medeniyet’ mi, ‘Medeniyetler’ mi? Özellikle 21. yüzyılın küreselleşmiş dünyasında bu sorunun cevabı ‘Medeniyet’tir. Aslında bunun izlerini çok daha eskilerde de görebilmek mümkündür. İngiliz antropolog Jack Goody, Rönesanslar isimli eserinde İtalyan Rönesansının İslam, Yahudi, Hint ve Çin rönesanslarını gözardı ederek kendisini daha önce eşi benzeri olmayan bir rönesansmış gibi göstererek tüm dünyayı kapsadığını dile getirmektedir.

Tek medeniyet Batı Medeniyeti mi?

Bu belki de modernitenin emperyalizme, yani Batı’nın kendi kendine bir engel koymasıyla doğmuş bir projeydi. Sebebi tartışılsa da günümüzde bu iki kavram arasındaki ilişkiyle ilgili bir sürü çalışmalar yapılmış. Bir tarafı küreselleşmenin moderniteyi beslediğini savunurken bir diğer taraf da modernitenin küreselleşmeye neden olduğunu ileri sürer. İngiliz sosyolog Anthony Giddens da bu konudaki görüşünün modernitenin küreselleştirdiği yönünde belirler. “Modernitenin Sonuçları” isimli eserinde de “Modernlik yapısal olarak” küreselleştiricidir” sözlerini sarfeder.

Tabi küreselleşmeyi doğal bir süreç olarak görmemek gerekir. Bunların altında Batı Hegemonyasının meşruiyetini kanıtlayan birçok etnosentrik tez yayımlanmıştır. Japon asıllı Amerikalı tarihçi Francis Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” tezinde görüldüğü gibi, ilerlemeci tarih anlayışından yola çıkarak, dünya tarihi gelişmişliğin doruğuna ulaşmıştır ve bu gelişmişliğin tek temsilcisi Batı Medeniyetidir gibi bir iddia ortaya atılmaktadır. Tabi tek gelişmiş medeniyet Batı Medeniyeti olunca diğer toplumlar da bu medeniyete diz çökmek zorunda kalacaklardır. Günümüzde elbette ki Batı Medeniyeti’nin gelişmişliği gözardı edilemez, fakat daha önce kendi rönesanslarını yapmış medeniyetlere neden bir şans tanınmasın?

Bir başka ideolojik kaygıların sonucunda yapılmış çalışma olan Arnold Toynbee’nin çalışmasında ise Toynbee, 21 medeniyet üzerinde çalışırken yalnızca Helen modelini kullanarak bizzat kendisi hataya düştüğünü itiraf etmiştir. Helen modelinin bir anahtar olup birçok kapıyı açmasına karşın Mısır tarihini yapı olarak anlamanın kapısını açamadığını belirtmiştir. Yazarın bizatihi kendisi tarafından belirtildiği gibi dünyayı sadece Batı gözüyle izaha çalışmak tıkanıklığa yol açmaktadır. Bu tıkanıklıklar, yöntem değişmedikçe sürekli devam edecektir. Fakat bir yandan da Batı Hegemonyası’nın meşruluğunu kanıtlama peşinde olan bilim adamları tabir yerindeyse sözdebilimsel çalışmalar yayımlamaktadırlar ve bu çalışmalar ne yazık ki ciddi bilimsel teori haline gelebilmektedirler.

İslam Medeniyeti de evrensel değil mi?

Peki bu sistemin eleştirmenleri olarak bizler, aynı zamanda İslam Medeniyeti’nin mensubu olan bizler İslam’ın evrensellik ilkesine ne diyeceğiz? Öncelikle burada İslam evrenselliğiyle Batı evrenselliği arasındaki farkları bulmak gerekir. İslam elbette ki evrensellik teması üzerine kurulmuştur, ancak bu durum diğer medeniyetleri ötekileştireceğimiz anlamına da gelmez. Tam tersi Bakara suresinin 256. ayetinde görüleceği üzere “dinde zorlama yoktur”, bu ayeti Prof. Dr. Osman Eskicioğlu’nun yorumuyla “fi’d-dîn (dinde) ifadesi, “ikrah’a müteallik değil (zorlama ile ilgili değil) haberdir. Mânânın aslı “zorlama dinde yoktur” demek olur.” şeklinde anlayacak olursak Batı tipi evrensellik dinde yasaklanmıştır.

İslâm düşünürü Mevlâna Celaleddin Rumî’nin de meşhur “Tövbeni bin kere bozmuş olsan da yine gel” sözü İslam Medeniyeti’nin niteliği hakkında önemli bilgiler vermektedir. Bütün bunlara karşın Batı’nın erenselliği Yeni Emperyalizm’i doğurmuştur. İslam Medeniyeti gibi medeniyetlerde sosyal kontrol ve gelişim birtakım denetim mekanizmalarıyla kontrol altına alınırken, Batı’da ise serbest piyasa ekonomisi bunun tam tersi olup emperyali emperyalizmin masumane yolunu açmakla birlikte yapılan ideolojik çalışmalar İslâm evrenselliğine tezatını açık bir biçimde ortaya koymaktadır.
Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr