İçimdeki Pensilvanyalı Çocuk

Darbe kalkışmasından sonra hepimizin bildiği gibi bir çok cemaat üyesi doğru yolu bulup cemaatten ayrılmayı tercih etti. Bir de bunun öncesinde daha 17-25 Aralı

Köşe Yazıları 15 Ağustos 2016
İçimdeki Pensilvanyalı Çocuk

Darbe kalkışmasından sonra hepimizin bildiği gibi bir çok cemaat üyesi doğru yolu bulup cemaatten ayrılmayı tercih etti. Bir de bunun öncesinde daha 17-25 Aralık olaylarında cemaati terkedenler olmuştu. Peki ne oldu da birileri daha önce, birileri ise daha sonra bu işten vazgeçmişti. Birkaç sene önce vazgeçenlerle geçtiğimiz günlerde vazgeçenlerin samimiyeti aynı mı? Bu yazımızda da bu iki grup arasındaki farkı ve içimizdeki potansiyel FETÖ’cüleri ele alacağız.

Gerçek Suçlu Kimdir?

Öncelikle geçtiğimiz günlerde pişman olup da yolundan dönen herkes üzerine alınmasın, içlerinde elbette ki bazı istisnalar da olacaktır, ancak benim kastım pragmatist hayat tarzına sahip, sürekli menfaatle beslenen insanlardır. Dediğim gibi darbe girişiminden sonra cemaati terkeden herkes hain olamayacağı gibi, 17-25 Aralık sonrası terkedenler de kendilerini sütten çıkmış ak kaşık zannetmesin.

Bunlardan ziyade cemaatin dışında olanlar da kendilerini suçsuz, masum zannetmesin. Belki bizim cemaate girmemiş olmamız kaderin bize bir jestidir, ancak önemli olan bizim de gelecekte bir gün böylesine körü körüne birilerini sevip sevemeyeceğimizdir.

Eğer pragmatist bir yaşam tarzını benimsemişsek, sadece faydalı şeylerden medet umuyorsak, hepimizin akıbeti şimdiki FETÖ’cüler gibi olacaktır. Bizim için esas olan her zaman egomuzu tatmin edecek şekilde yaşamaksa, hiçbir hayat gayemiz olmadan bomboş bir hayat sürmekse biz de potansiyel FETÖ’cüyüz.

Bir örnek olarak, Türkiye’de YTB Türkiye Bursları sistemiyle üniversite kazanan öğrencilere bir bakalım. Bunların içerisinden cemaat üyesi olanların birçoğu hem devletten, hem de cemaatten burs alıyor. Oysa ki devlet sana burs vermek için başka bir yerden burs almama şartını koymuş. Bu öğrencilere sorsan, “Biz darbe olayından sonra gerçeklerin farkına vardık” derler. Sen bugüne kadar iki burs alarak devleti zaten dolandırmışsın. Şimdi neyin farkına vardın, açıklar mısın?

İçimizdeki Pensilvanyalı Çocuğu Sınırdışı Edelim

Az önce de belirttiğim gibi, FETÖ’cü olmasak da ilerde olabilme ihtimalimiz var. İlla FETÖ’cü olmasak da başka bir örgüte katılma ihtimalimiz var. Peki bunu nasıl engelleriz?

İlk başta dünyada hiçbir şeyin vazgeçilmez olmadığını öğrenmek gerekir. Bunun bilincinde olmazsak bir insanı, hatta bir eşyayı körü körüne sevebiliriz, bunun neticesinde de bu FETÖ’cülerin, Feto’yu ölümüne sevmesi gibi bir durum ortaya çıkar.

Tabi sadece insanlara değil, eşyalara da bağlanmamak gerek. Bugün eşyalara bağlı yaşayan bir sürü ezik insan görmekteyiz. Tek bir ev eşyasına onbinlerce euro para harcayan, sırf egolarını tatmin etmek için bu dünyada oksijen tüketen insanlar var. Bu ev eşyalarını satın almak için cemaatten para gelince de hiç vazgeçecek gibi olmuyorlar. Ancak bir darbe girişimi sonrası “Ya her şeyin gider, ya da hiç yoktan iyidir felsefesiyle yaşamına devam edeceksin” gibi bir seçenek ortaya konulunca cemaati terkediyorlar.

Bir de gururlu olmamayı öğrenmek gerek. Size yanlış yapan birine karşı illa ki kötülük yapmak zorunda değilsiniz. Örgüt özellikle bu tür insanları sizi kendilerine aşık ettikten sonra, kendilerini dış tehlikeden korumak için arıyor. Çünkü, bu tür gururlu insanlar cemaate hiçbir şekilde toz kondurmaz.

--- -- ---

Tavsiyeler say say bitmez ama sizinle son olarak Rudyard Kipling’in “Adam Olmak” adlı şiirini paylaşıyorum:

ADAM OLMAK

Çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
Sen aklı başında kalabilirsen eğer
Herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
Hem kendine güvenebilirsen eğer
Bekleyebilirsen usanmadan
Yalanla karşılık vermezsen yalana
Kendini evliya sanmadan
Kin tutmayabilirsen kin tutana

Düşlere kapılmadan düş kurabilir
Yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
Ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir
İkisine de vermeyebilirsen değer
Söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz
Kandırabilir diye safları dert edinmezsen
Ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz
Koyulabilirsen işe yeniden

Döküp ortaya varını yoğunu
Bir yazı-turada yitirsen bile
Yitirdiklerini dolamaksızın dile
Baştan tutabilirsen yolunu
Yüreğine sinirine dayan diyecek
Direncinden başka şeyin kalmasa da
Herkesin bırakıp gittiği noktada
Sen dayanabilirsen tek

Herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen
Unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
Dost da düşman da incitemezse seni
Ne küçümser ne de büyültürsen çevreni
Her saatin her dakkasına
Emeğini katarsan hakçasına
Her şeyiyle dünya önüne serilir
Üstelik oğlum adam oldun demektir

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr