Kapitalizmin Züppe Köleleri Olduk

Medeniyetlerin en çok gelişmiş zamanlarına geri dönüp baktığımız zaman, özellikle Rönesans Dönemi’nde Koca Mimar Sinan Ağa, Leonardo Da Vinci, Michelangelo, Mon

Köşe Yazıları 19 Nisan 2016
Kapitalizmin Züppe Köleleri Olduk

Medeniyetlerin en çok gelişmiş zamanlarına geri dönüp baktığımız zaman, özellikle Rönesans Dönemi’nde Koca Mimar Sinan Ağa, Leonardo Da Vinci, Michelangelo, Montaigne, Shakespeare ve diğer isimlerin yarattıkları eserlerin duyulması adına herhangi bir endişe yaşamamışlardır. Çünkü, bu isimlerin eserleri, sanat ürünü oldukları için ve kendileri de bunları bildiği için buna benzer dertleri yoktu. Peki biz dünyanın altın çağı olarak lanse edilen bu çağda ne yapıyoruz?

Öncelikle, altın çağının kimin altın çağı olduğunu bir düşünmek gerek. Altın, maddiyat, yani para denilince kuşkusuz akla kapitalizm gelir. Öyleyse bu çağın altın olmasının bizimle alakalı olmadığını daha baştan aklımızın bir köşesine yerleştirelim. Biz ise kapitalizmin sömürgesi, ham madde pazarı, tek kelimeyle kölesiyiz.

Peki nasıl işliyor bu ‘kölelik’ süreci? Bir şeyi üretebilmenin ana etkeninin ‘düşünmek’ olduğunu bilmemiz lazım. Günümüzde her şeyin hazırda bulunduğu bir dönemde kimsenin düşünmek gibi bir derdi yok. Kapitalizm elimize akıllı telefonları vermiş, Instagram, Snapchat gibi uygulamalarla bizi oyalıyor. Peki biz bunlarla şimdiye kadar ne üretebildik? Hiçbir şey, çünkü düşünmeye vakit ayıramıyoruz.

Neden ‘züppe’ kavramını kullandım? Az önce bahsi geçen uygulamalarda sürekli gereksiz şeyler paylaşıp duruyoruz. Kurduğum cümlenin birinci çoğul şahıs tipinde olmasının nedeni genelleme yapmak istediğimden değil, gerçekten kendimin de bu sisteme köle olmamdan kaynaklanmaktadır. Bir insan neden ders çalışırken, kitap okurken, yemek yerken, televizyon izlerken, öylesine otururken, spor yaparken fotoğraf, hatta normal bir şekilde yürürken video çekip sosyal medyada yayınlar? Çünkü, farkında olmadan çok ucuz şeyler yapıyoruz, değerli olan şeyleri de ucuz bir şekilde yapıyoruz, bunun böyle olmadığı konusunda  da durumumuzu kamuoyuna paylaşarak kendimizi ikna etmek istiyoruz.

Az önce Rönesans döneminin ünlü isimlerinin böyle bir derdinin olmadığını söylemiştim. Bunu gerçekten bildikleri için değil, bilinçaltında oluşan farkındalık sayesindedir. Biz ise o insanların yaptıklarının milyonda biri bile olmayan değerde işler yaptığımız için bilinçaltımız bize bunun değersiz olduğunu hissettiriyor ve çözüm olarak egomuzu rahatlatmak için sosyal medyada paylaşma ihtiyacı duyuyoruz.

Az önce egomuzu rahatlatmak dedim, ki burada yine yaptığımız işin yanlış olduğu apaçık görülmektedir. Bir yandan Facebook’ta, Mevlana’nın 7 öğüdünü (1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol. 2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. 3. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. 4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. 5. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol. 6. Hoşgörülükte deniz gibi ol. 7. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.) paylaşırız, öbür yandan da sosyal medyada vakit geçirmekten cömertlik ve yardım etmeye, bununla birlikte şefkat ve merhamete zaman bulamıyoruz. Twitter’da hiddetle başkalarının kusurlarını ortaya çıkarıyoruz. Tek cümleyle bu çelişkileri yaşayarak ya olduğumuz gibi görünemiyor, ya da göründüğümüz gibi olamıyoruz.
Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr