B-Healthy
B-Healthy

Kendimize çeki düzen verelim

İnsan, her yönüyle mükemmel bir varlık olarak yaratılmıştır. Bu sebeple de yeryüzünün halifesi, yöneticisidir. İnsan, yaşadığı sosyal çevre içerisinde bazen ins

Köşe Yazıları 8 Kasım 2014
Kendimize çeki düzen verelim

İnsan, her yönüyle mükemmel bir varlık olarak yaratılmıştır. Bu sebeple de yeryüzünün halifesi, yöneticisidir.

İnsan, yaşadığı sosyal çevre içerisinde bazen insânî vasıflarının dışına çıkabilmekte, insana yakışmayacak tavır ve davranışları sergileyebilmektedir. İnsanı böyle anormal davranışlara sevkeden unsurlardan bazıları; diğer insanlara karşı üstün gelme, daha güzel bir hayat yaşama ve başkalarını yönetme arzusudur.

İşte tam bu noktada insanlar arasında huzursuzluklar başlar. Gerek bir insanın bir diğerine, gerekse bir milletin başka bir millete üstün gelmek istemesinden dolayı, tarihin kaydettiği sayısız üzücü hadise mevcuttur.

Meseleye bölgemiz açısından bir göz atacak olursak çok farklı bir durumla karşı karşıya kalmayız. Garantörümüz anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile vatandaşı olduğumuz Yunanistan arasındaki sorunlar herkesin mâlûmudur. Her ne kadar son zamanlarda “Dostluk” rüzgârları esiyor ise de, Batı Trakya Türkleri açısından durumun pek fazla bir değişiklik arzettiği söylenemez.

Biz Batı Trakya  Müslüman Türk Toplumu olarak yıllarca bu ülkenin ve bölgenin kalkınması için elimizden gelen tüm imkânları seferber ettik. Huzursuzluk ortamının oluşmaması için bizlere yapılan maddi-manevi saldırıları sineye çektik. Bir çok defa 3.sınıf vatandaş muamelesi görmemize rağmen her türlü sıkıntıya katlandık ve katlanmaktayız. Bütün bunların karşılığı olarak da istisna birkaç mesele hariç ülkemiz Yunanistan’ın biz Batı Trakya’daki Müslüman Türk kimliğine sahip vatandaşlarına karşı herhangi bir çözüme yönelik adım attığına şahit olamadık. Tam aksine, imzaladığı uluslararası anlaşmalara aykırı olarak, var olan sorunları sorumsuzca daha da içinden çıkılmaz bir hale sürüklemiştir. Halen Batı Trakya’da Müslüman Türk Azınlığı’na karşı kültürel soykırım yapılmaktadır. Bir tarih, kültür ve millet yok sayılmaktadır.

Peki, bütün bu sorunlar varken, biz ne yapıyoruz? Tarihimize, kültürümüze ve insanlarımıza sahip çıkmak için üzerimize düşen görevlerin farkında mıyız? Payımıza düşeni yerine getirebiliyor muyuz? Yoksa bir şeyleri hep pasta olarak görüp, sadece pastadan pay koparmanın derdine mi düştük? Kişisel çıkar ve saplantılarımız uğruna bu davâdan vazgeçtik mi yoksa? Belki de böyle insanlar için dâva diye bir şey hiç olmadı. Veya atılan “dostluk” naraları bizi oldukça pasifize etmiş durumda.

Batı Trakya Müslüma Türk Azınlığı olarak, milli ve dini kimliğimizin gerektirdiği şekilde acilen kendimize çeki düzen vermemiz gerekir. Ecdadımız ve evlâtlarımız hatırına, Batı Trakya’da ezanların susmaması uğruna, varlığımızın, kültürümüzün ve maneviyatımızın ilelebet devamı uğruna kendimize çeki düzen vermeliyiz.

Bu noktada toplum içerisinde hangi konumda yer aldığımız önemli değildir.  Bu millete hizmet edebilmek için, toplumun menfaatini koruyabilmek için ille de bir “koltuk” sahibi olmak gerekmez. Yeter ki milliyetimizin ve maneviyatımızın farkında olalım. Dinimiz İslâm’ın hassasiyetleri, Türk kimliğinin bizlere kazandırdığı şeref ve haysiyeti ve her ikisinin bizlere bahşettiği insanlık onuruna sahip olduğumuz müddetçe kimse bizi yıkamaz. Ama dinimizin hassasiyetlerinden taviz verirsek, Türklüğümüzün onur ve şerefini kaybedersek insanlık onurumuzu da kaybetmiş oluruz. Böylece başkalarının maşası ve oyuncağı olmaktan kurtulamayız.

Bu duruma düşmemek için de milletvekilinden belediye başkanına, doktorundan avukatına, din adamından öğretmenine, işçi, çiftçi, patron, esnaf, toplumun her kesimi, birbirimize karşı büyük bir anlayışa sahip olmamız gerekir. Meselenin özüne inerek, konuşarak, âdab-ı muaşeret dairesinde tartışarak ve nihayetinde milletin menfaatinin gerektirdiği şekilde anlaşarak üstesinden gelemeyeceğimiz sorun yoktur. Yeter ki konuşmasını bilelim, anlayışlı olalım. Çünkü kendi içimizdeki meseleleri çözemediğimiz müddetçe, dış etkenlerden dolayı var olan sorunlarla mücadele edemeyiz. Bütün gücümüzü ve kuvvetimizi birbirimize karşı harcarız. Bu da gerçek sorunlarla uğraşmamıza engel olur.

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum: Mensup olduğumuz yüce dinimiz İslâm’ın hassasiyetlerinin bilincinde olanlar ve kendisinde Türklüğün onur ve şerefini taşıyan insanlar tek yürek ve tek vücut olarak hareket ederler. Bu meziyetlere sahip olmayanlar ise birbiriyle uğraşır dururlar.

Millet gazetesi logo
© 2022 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr