Kıbrıs Meselesi’ni anlamak
Son zamanlarda televizyonda Kıbrıs müzakereleriyle ilgili haberler çoğalmaya başladı. Bugün müzakerelerle alakalı hiçbir şey söylemeyeceğim, ancak özellikle gen
Son zamanlarda televizyonda Kıbrıs müzakereleriyle ilgili haberler çoğalmaya başladı. Bugün müzakerelerle alakalı hiçbir şey söylemeyeceğim, ancak özellikle genç nesle anlamadığı, bilmediği ya da az bildiği Kıbrıs Meselesini anlatacağım.
Öncelikle belirtmekte fayda var ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni sadece Türkiye Cumhuriyeti tanımaktadır, onun dışındaki devletler 74’teki harekatı bir katliam şeklinde değerlendirerek Kıbrıs’ın tümünü Rum yönetimi altında kabul etmektedirler.
Peki nedir bu 74 harekâtı, neden oldu, gerçekten bir katliam mıydı? Yunanlar Kıbrıs’ın kendilerine İngiltere tarafından verildiği için bunun yasal bir şekilde olduğunu iddia ediyor ve Türkiye’nin girişini kanundışı kabul ediyor. Halbuki bu olay buzdağının sadece görünen kısmı, olay aslında çok farklı. Olayı anlamak için 1778’e Osmanlı-Rus Savaşı’na bir başka deyişle 93 Harbi’ne inmek gerekir.
Bilindiği gibi Osmanlı az önce bahsi geçen savaşı kaybediyor ve bir şekilde Kıbrıs’ı İngiltere’ye kiralıyor. Dikkatinizi çekerim o güne kadar Kıbrıs toprakları Türkiye’nin o zamanki adıyla Osmanlı Devleti’nindi. Daha sonra İngiltere, Yunanistan’ın enosis (birleşme) politikası kapsamında daha önce Osmanlı’dan kiraladığı toprakları hemen Yunanistan’a verdi.
Haliyle Türkiye bu şeytanca oyuna göz yumacak değildi. 1974 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit komutasında ve pek fazla dile getirilmese de Necmettin Erbakan’ın da destekleriyle eski, çalınan topraklarını geri almak üzere Kıbrıs’a harekat düzenlendi. Sonuç olarak günümüzde, diğer devletler kabul etmese de Kıbrısın Kuzeyinde bir Türk devleti bulunmaktadır.
Şimdi soruyorum, binbir türlü şeytanlıklarla hakları olmayan toprakları çalmak mı daha doğru, yoksa eski topraklarını geri almak üzere harekat düzenlemek mi? Velinimet akla sahip olan herkes ikinci soruya doğru cevabını verecektir.
Bir de Yunan devlet adamlarının tavırlarından bahsetmek istiyorum. Bunlardan biri de “Türkler çözüm istiyorsa bizimle anlaşır, anlaşmazlarsa demek ki istemiyorlar”, bu tehdit değil de nedir? Ha bir de anlaşma ne? Onların belirlediği ölçüler doğrultusunda Türk sınırlarının geriye çekilmesi. Biz de bunları kabul ettikçe onlar her seferinde daha da geriye gidin diyecek, bu sefer de bizim salaklığımız yüzünden Kıbrıs’ı vermiş olacağız.
Sonuç olarak, dikkat çekmek istiyorum ki, haksız taraf haklı taraftan daha sinsi davranmaktadır. Haksız tarafın televizyonlarında bu konuyla ilgili programlar yapılırken, haklı taraf sadece haber şeklinde duyurmakla yetindi. Bunun için kendi topraklarımıza sahip çıkmak adına bu tür mevzuları her mecrada dile getirmeye çekinmemeliyiz.