Medeniyete yabancılaşmaktan ilme yabancılaşmaya

Herkesin merak ettiği bir şey var ki, o da Müslümanlar’ın günümüzde neden cahil kaldıkları ve cahil kalmanın ötesinde, neden gelişemedikleridir. Batı ise bize n

Medeniyete yabancılaşmaktan ilme yabancılaşmaya

Herkesin merak ettiği bir şey var ki, o da Müslümanlar’ın günümüzde neden cahil kaldıkları ve cahil kalmanın ötesinde, neden gelişemedikleridir. Batı ise bize nazaran sürekli yükselen bir ivme içerisinde olup, aramızdaki farkı gün-be-gün açmaktadır. Dikkat edildiği zaman Batı bunu son iki yüz sene yapmaya başladı. Son ikiyüz senelik zaman dilimine baktığımızda ise Sanayi Devrimi, Fransız Devrimi, Bilimsel Devrim gibi olağanüstü değişimlerin sonucunda insanlar Batı’nın deyimiyle aydınlanmaya başladı.

Baktığımız zaman Osmanlı Devleti de iki yüz sene kadar önce Tanzimat Fermanı’yla birlikte Batılılaşma konusundaki ilk somut adımını attı, Osmanlı’da da uluslaşma hareketleri meydana geldi, en nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti adı altında bir ulus devlet kuruldu, aynı şekilde Türkiye’de de eğitim alanında ciddi inkılaplar yapıldı, bunların sonucunda bu toplum neden hala gelişmemekte direniyor?

Gariptir, aslında Batı’nın karanlık dönemlerini yaşadığı çağda Müslüman bilim adamları akıl almaz buluşlar yapıyordu. Son zamanlarda ise durum tam tersine döndü. Sebep mi? Batı kendini buldu, biz ise kendimizi kaybettik. Batı’nın ihtiyacı olan şey kilisenin baskısından kurtulup toplumda öznelliğin baskın hale getirilmesiydi. Bizim ise böyle bir ihtiyacımız yoktu. Bilimde meydana gelen yeni gelişmeleri elbetteki takip edecek, bunları reddetmeyecektik ama medeniyetimizi değiştirme gibi aşırı ütopik ve imkansız bir uygulamanın sonucunda medeniyet kırılması yaşadık ve Müslüman Türk toplumunun hiç de alışık olmadığı bir toplum yapısına geçişle ilim icra etmek olanaksız duruma geldi.

Kilise, Hristiyanlar’a bilimle uğraşmalarını yasaklarken İslam bunu emrediyordu. Dolayısıyla müslümanlar ilim yaparken gücünü bir yandan da İslam’dan alıyor, Kur’an’dan besleniyordu. Günümüzde bazı kesimler tarafından her ne kadar kafir ilan edilmiş olsalar da Farabi, İbn Sina gibi filozoflar herhangi bir bilimsel işe koyulmadan önce camide namaz kılarlardı.

Oysa ki günümüzde Müslümanlar (bilimsel anlamda) öyle bir hercümerc ortamı içerisinde yaşıyor ki, bir kesim, bilim yapabilmek için zorunlu olarak Batılılaşmamız gerektiğini zannediyor, bir diğer kesim ise Batı’yı kafir gördüğü için onların bilim anlayışından tamamen uzak kalıyor. Farabi’ye bakıyoruz, Mantık hocası bir Hristiyan’dı. Çünkü, Farabi özne ile nesneyi birbirinden ayırt etmeyi biliyordu. 

Tam da bu noktada, günümüzde en çok özlenen şey özne ve nesne ayrımı yapabilen insanlardır. Bundan kastım nedir? Nietzsche bir ateist olduğu için, Darwin Evrim Teorisi’ni ortaya çıkardığı için, Marx komünist olduğu için bunları okumak günah değil, sizi de Allah’sız yapmaz. Bunları okuduğunuzda imanınızın zayıflayacağını düşünüyorsanız zaten imanınızda bir sıkıntı var demektir. Gerçek bir bilim adamı veya ilim adamı ise karşıt olduğu görüşleri çürütebilecek seviyededir. Aynı şekilde gerçek bir Müslüman da ateistlerin eleştirilerini çürütebilendir. Bunu yapmanın tek yolu ise sevmediğimiz adamları da okumaktır.
Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr