Mefkûre, Buhrân, Sukut-ı Hayâl

“Bir millet büyük bir felâkete uğradığı, korkunç bir tehlike karşısında bulunduğu zaman, fertlerindeki şahsiyetleri bel’ eder. O zaman umûmun ruhunda yalnız mil

Köşe Yazıları 3 Haziran 2012
Mefkûre, Buhrân, Sukut-ı Hayâl

“Bir millet büyük bir felâkete uğradığı, korkunç bir tehlike karşısında bulunduğu zaman, fertlerindeki şahsiyetleri bel’ eder. O zaman umûmun ruhunda yalnız millî bir şahsiyet yaşar, bütün kalplerde bu millî şahsiyeti idâme etmek tehâlükünden başka bir duygu kalmaz.”

Gökalp mefkûreyi böyle tanımlar ve ekler: “Buhrânlı zamanlar, mefkûrelerin hilkât günleridir.”

Evet, mefkûre buhrânlı zamanların, büyük millî felâketlerin çocuğudur. Millî vicdandan beslenen mefkûre, fertleri maşerî vicdan içerisinde eriten kolektif bir ruh hâlidir. “Milletin mâzisinden gelip onu istikbâle doğru iten fikrî bir hamledir”. 

Ya hazerde…? Ya hayatın kendi sularına çekildiği normal zamanlarda…? 

Gökalp, “felâket ve buhrân devri geçtikten sonra ruhlarda tulû etmiş olan mefkûre güneşi artık sönmez” diyor.

Sönmez mi gerçekten?

Her biri birbirinin ayni günlerin; kısa ve bereketsiz günlerin; bir nefeslik ve bir lâhzalık günlerin; hızlı ve telâşlı günlerin gelip çattığı, kendi ritmi ve kendi kaygıları içinde muttasıl akıp gittiği şol moderen çağda, “hodgâmlardan cânsipâr mücahitler, korkaklardan tehlike-cû kahramanlar yapan; gabîlere zekâ, tembellere faâliyet, lâkaytlara gayretkeşlik veren” mefkûre güneşi gerçekten sönmez mi?

Sönmese bile bir bulutun ardına gizlendiği hakikât lâkin bu, mefkûre güneşinin bir daha yüzünü göstermeyeceği anlamına gelmiyor…

Mefkûre bir seferberlik hâli…  Olağan üstü dönemlerin olağan üstü efâlini, destan çağının insanüstü fedakârlıklarını, kavga devrinin çelikleşmiş iradelerini olağan zamanların serin gölgelerinde görmeyi istemek… Galiba kırgınlığımız, kızgınlığımız, huzursuzluğumuz ve umutsuzluğumuz ve dâhi en büyük hatamız buradan neşet ediyor. Bu açıdan bakınca hepimiz bir parça mazuruz, hepimiz bir parça masumuz… Tutunabileceğimiz yegâne şey, ahir zamana mahsus bu bir parça mazuriyet sanırım…

Hayat sürekli teyakkuz hâlinde yaşanmıyor, yaşanamıyor…  Kendi seyrinde yürümeye, koşmaya başlayınca insanî zaafların rengine bürünüyor. İşte tam da bu noktada madenî para rejimlerinin meşhur kanunu devreye girerek içimizdeki kötünün, içimizdeki iyiyi kovduğu o bildik süreci açıyor. Buhrân ortadan kalkınca, mefkûre maşerî vicdanın derin dehlizlerine çekilerek ruh dünyamızı ferdî iştihâlarımızın tahakkümüne bırakıyor. Buhrân avdet edene kadar.

Not: Tırnak içindeki bütün ifadeler merhûm Ziya Gökalp’e aittir.

 

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr