Müjde, Ekonomik Krizden Kurtulduk!

Genel olarak baktığımız zaman artık ekonomik kriz olgusunun ortadan kalktığını ve yerine sosyolojik krizin geldiğini görmekteyiz. Örneklerle açıklamaya başlarsa

Köşe Yazıları 18 Ekim 2015

Genel olarak baktığımız zaman artık ekonomik kriz olgusunun ortadan kalktığını ve yerine sosyolojik krizin geldiğini görmekteyiz.

Örneklerle açıklamaya başlarsak, insanların birbirlerinden kaçtığını görmekteyiz. Hatta ekonomik durumu çok kötü durumda olan insanlar dışarıya kahve veya çay içmek için çıkmaya bile çekiniyorlar. Neden? Para tasarrufu olsun diye. Para tasarrufu derken bu sefer de iyice çöküntü yaşanıyor. Ayrıca dikkat ederseniz fakirlik zamanlarında bu durum pek böyle değildi. Biz bilmiyoruz ama büyüklerimizin anlattığına göre durum böyle değilmiş. Dertler tabi ki vardı ama insanlarla ilişkiler de iyiydi. Fakat, durum elinde olan paranın alınması olunca, kişi istememesine rağmen elindeki parayı vermek zorunda olunca işte o zaman sosyal problemler baş göstermeye başlıyor.

Bir diğer vaka ise umutsuzluk vakası. Tıpkı zamanında Fransa’nın sömürgecilik dönemlerinde sömürülen insanların umutsuzlukları olduğu gibi, yani “artık kurtuluş yok” düşüncesiyle yaşadıkları gibi bizim insanımız da aynı durumu yaşıyor. Çünkü, kaç senedir iktidara gelen bütün herkesin yerinde saydığını millet gördü. Büyük iddialarla iktidarın başına gelenler bile bir çok konuda geri adım atmaya başladı. Bütün bunlardan sonra umut denen şey ne yazık ki ortadan kalkıyor. Umudun tamamen ortadan kalkması bilimsel açıdan imkansız, çünkü umudu tamamen yitirmiş bir insan sadece 30 saniye yaşayabilir. Fakat, umudu dibe vurmuş insanımız çok şükür ölmese de kendi kendini yok ediyor.

Peki bu hep böyle mi devam edecek? İnsanımız moral ve motivasyonu nereden bulacak? Ülke bu durumdayken bulması mümkün mü?

Özellikle gençler bu durumlarda sıkıntıyı içlerine atmamak adına uzak diyarlara yerleşmeyi çare olarak benimsiyorlar. Gençler artık sadece kendi benliklerini kurtarma peşine düştüler. Bu kısmen çare olsa da kısa vadeli bir çaredir ve kısa vadeli bir çarenin hiç kimseye hayrı söz konusu olmaz.

Peki asıl çözüm ne olabilir? Asıl çözüm sadece kendimizi düşündüğümüz zaman topluma bir hayır getirip getiremeyeceğimiz sorusunun cevabında yatmaktadır. Asıl çözüm insanlığı düşünerek bir şeyler yapmaya çalıştığımızda bunun hayır getirip getirmeyeceği sorusunun cevabında yatmaktadır. Aslında her ikisi de bir çözümdür. Fakat, sistematik bir şekilde ilerlemek şartıyla. Mesela kendimizi düşünmeyi uzak diyarlara göç etmek şeklinde algılamamalıyız. Bunu kendimizi geliştirmek şeklinde algılamalıyız. Kendimizi geliştirmeyi başardıktan sonra topluma yöneldiğimizde artık gerçekten bir şeylerin çözüme ulaşmaya başladığını göreceğiz.

Ümit ederiz ki, Batı Trakya insanı gün geçtikçe kendini daha da geliştirmeye başlar. Evinde oturup dışarı çıkmamakla ama aynı zamanda da 1000 €’luk televizyonların başlarında oturup 800 €’luk akıllı telefonlarımızla oyalanarak ekonomik krizden şikayet etmenin mantıksız olduğunu anlamak gerekir. Kitap oku denildiğinde “Kitaplar çok pahalı” diye bahane üretenlerin gün boyu evlerinde oyalandıkları cihazların fiyatını herkes biliyor.

Son olarak, sömürülmemek adına ümitsizliğimizi bir kenara bırakmayı öğrenmemiz lazım, çünkü insan bu şekilde sömürülmek istemese de sömürüye davetiye çıkarmış oluyor. Bunun aksine yükselen bir ivme kat etmeye başlamanın ana şartının motivasyon olduğunu daima hatırımızda tutmalıyız.

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr