Yangroup logo Yangroup logo
Hisarturizm Hisarturizm

Mutlu yaşam sürmenin garantisini veriyorum

Yazımın başlığı ciddi pazarlama teknikleri içeren reklam sloganı gibi oldu, ama konu mutluluk olduğuna göre ve günümüzde her insan her fırsatta üzülecek bir şey

Mutlu yaşam sürmenin garantisini veriyorum

Yazımın başlığı ciddi pazarlama teknikleri içeren reklam sloganı gibi oldu, ama konu mutluluk olduğuna göre ve günümüzde her insan her fırsatta üzülecek bir şey bulduğuna göre okunması için böyle bir başlığı uygun gördüm.

Mutluluk gerçekten nedir? Yeni ayakkabı alma, yeni telefon alma, yeni kitap alma, sınıfı geçme, evlenme… Mutluluk kavramı bundan ibaret. Ne var ki, insan yeni ayakkabı veya yeni telefon alırken yanındakinden daha iyisine sahip olması için alır, kitap alırken içindeki irfanı edinmek için değil kitabı bitirmek için alıyor, hakeza sınıf geçme de rasyonel bir amaç gibi gözükse de artık duygusallıktan başka bir şey değildir çünkü kitap örneğinde olduğu gibi amaç ilmi bir amaç değildir. Son olarak evlilik konusu da öyle ama bu konuda pek fazla teferruata değinmeyeceğim.

İnsan neden mutlu olmak için bu tür ahlaksızlıklar yapar? “Başkasından daha iyi gözükmek için ayakkabı almak neden ahlaksızlık olsun?” diye düşünebilirsiniz. Günümüzde gerçekten çok normal bir şeymiş gibi geliyor ama unutmayın ki her insan İslam fıtratına göre dünyaya gelmiştir, daha sonra sosyalizasyon sürecinde bir takım değişikliklere uğramaktadır. Haliyle her türlü mutluluğa ulaşmak için, her türlü ahlaksızlıktan sakınmayan insanoğlu gariptir bu ahlaksızlığı icra edemeyince oturup bir köşede ağlamaya başlar.

Modadan bir örnek vermek istiyorum. Moda herkesin bildiği tanımı itibariye, her sene belli tasarım, belli renk giysilerin giyildiği bir trenddir. Fakat, bunun bir de hiçkimsenin bilmediği bir tanımı var. Georg Simmel’in moda sosyolojisinde belirttiği üzere, moda aslında elit şahıslar için tasarlanan giysileri daha sonra orta ve alt sınıfların da alabilmesi için böylesine bir trend haline getirilmesidir. Simmel burada orta ve alt sınıfı yerden yere vuruyor, çünkü modaya uyacağım deyip farklılaşmak isterken aslında hepsi bir sürü halinde muayyen elit kesimi taklit ediyor. Bu sözlerim moda düşkünleri için ağır gelmiş olabilir, bağımlısı olduğunuz herhangi bir şey için ağır sözler duymak zorunuza gider, hangi konuda olursa olsun.

Moda hakkındaki görüşlerime itibar etmeseniz de okumaya devam edin. Size bir de Epikürcülerin etik felsefesinden bahsedeceğim. Uzun yazmaya gerek yok, kendi formülleştirdiğim şekliyle Epikürosçulara göre mutluluk için kendine yetebilme ve ruhsal dinginlik yetileri gereklidir (eudaimonia=autarkeia+ataraxia). Burada eudaimonia Aristoteles’e göre insanın ulaşması gerektiği nihai amaç (telos)’tur. Peki bu, bu kadar basit mi? Elbette ki sınıf geçme, evlenme, telefon alma bir nihai amaç olamaz, bunlar ancak (doğru kullanıldıkları takdirde) nihai amaca götüren araçlar olabilir.

Epikürcülere geri dönecek olursak aslında konuyla çelişkili gibi gözükse de onların etik felsefelerindeki temel unsur her şeyden haz alma, bunu gerçekleştirmek için de ilk başta acılardan kaçınmaktır, bunun böyle olduğu garantisini de hayvanların da her durumda acıdan kaçtığı örneğini vererek sağlıyor. Peki acıdan nasıl kaçılır ki? Az önce bahsettiğimiz autarkeia (kendine yetme) ve ataraxia (ruhsal dinginlik) sayesinde. Öyle ki, hayatı boyunca dünyalık hırslarla yanıp tutuşan bir insanın kendi kendine yettiği söylenemez, o insan eşyalara muhtaçtır.

Zygmunt Bauman’ın Alman şair Goethe’nin mutlulukla ilgili sözlerini şöyle yorumluyor. Kendisine mutlu bir hayat yaşadınız mı diye sorduklarında “Evet, çok mutlu bir hayat geçirdim ama hiçbir haftayı mutlu geçirmedim” demiş. Bu aslında biz gençler için çok güzel bir eleştiri niteliği taşıyor. Çünkü, her ne kadar ileriye dönük hedeflerimiz olsa da, her ne kadar yüksek notlar alıp ilerisi için büyük planlar kursak da biz bugünü yaşıyoruz, günü kurtarmaya çalışıyoruz. İşin üzücü tarafı ise buna ailelerin teşvik etmesidir.

Söylediklerim pek fazla anlaşılmayabilir ama günümüzde insanlar okulu bitirme, erkekse askere gitme, iş bulma, evlenme ve ölme amaçlarıyla koskoca bir yaşamı devirip gidiyorlar. Bu insanların haftaları iyi geçse de ömürleri asla mutlu olmaz ve her anı mutlu geçirmek için yaşayan insanın hayatında çok ufak bir dengesizlik oldu mu depresyona girer. Bu yüzden sınıfta mı kaldınız? Bir daha kalın, bırakın toplumdaki cahiller size laf atsın, o laflar bir gün atılır belki bir sene atılır ama an gelir büyük bir adam olursunuz ve size atılan o laflara üzülmenin boşuna olduğunu anlarsınız, işte burada ruhsal sükunet ve kendine yetebilmenin değerini anlarsınız, o cahiller ise hala günü kurtarmanın derdinde olacaklardır.

Hisarturizm
Millet gazetesi logo
© 2023 Millet
KÜNYE
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr