Öğretmen mi Suçlu, Öğrenci mi?

Benim işim eğitim üzerine psikolojik danışmanlık değil. Fakat, bir sosyolojinin bir sürü bilimlerden yararlandığı gerçeğinden yola çıkarak vatanım Yunanistan’da

Öğretmen mi Suçlu, Öğrenci mi?

Benim işim eğitim üzerine psikolojik danışmanlık değil. Fakat, bir sosyolojinin bir sürü bilimlerden yararlandığı gerçeğinden yola çıkarak vatanım Yunanistan’da eğitimde yapılan yanlışları ortaya çıkarmaya çalışacağım.

Günümüzde, “Öğrenciler derslerine neden çalışamıyor?” sorusu gerek öğretmenler tarafından, gerek ebeveynler tarafından, gerekse öğrenciler tarafından kendilerine sıkça sorulan bir soru olmuştur. Bu konuda genellikle öğretmen ve ebeveynlerin fikirleri ortak olup, öğrenciler farklı düşünmektedirler. Bu açıkça her iki tarafın farklı dönemlerde yetişmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

Peki bu fikirlerin sonucunda doğan cevaplar nelerdir? Birinci grup (öğretmenler ve ebeveynler) topu direk teknolojiye atmaktadırlar. “Gün boyunca internette film izlersen, WhatsApp’ta mesajlaşırsan, Instagram’da fotoğraf paylaşırsan tabi ki çalışamazsın” gibisinden cevaplar artık çok popüler duruma geldi. İkinci grup (öğrenciler) ise direk “Zamanım yok” diyerek kurtuluyorlar.

Bu cevapların sonucunda her iki tarafı da eleştirmek durumundayım. İkinci grup zamanı olmadığını için çalışamadığını belirtiyor, burada otomatikmen birinci grubun öne sürdüğü sebepler olan teknolojinin zararları birinci grubun ağzını susturacak cinsten cevap olmaktadır. Ne var ki, bu cevap sadece ağzı susturmaya yarıyor ve ne yazık ki öğrencileri hiçbir şekilde ders çalışmaya teşvik etmemektedir.

Yukarıda bahsi geçen teknolojik kavramları –artık hiçkimsenin kullanamayacağı şekilde- ortadan kaldıramadığınız sürece, ikinci grup istifini bozmayacaktır. Şimdi bu durumda top tekrar birinci gruba gelmiş oldu. Demek ki, suçlu olan öğrenci değilmiş. Teknolojiyi kötülemeden önce öğrencilerin neden ders yerine teknolojiyi seçtiklerini düşünmek gerekir. Bu teknolojide ne var da öğrencilerin ilgisini dersten uzaklaştırıyor? Buradaki suç kesinlikle teknolojinin değildir. Çünkü, bir öğrenci teknolojiyi kullanarak derslerde yüksek not da alabilir. Basit bir şekilde, WhatsApp’ta kurulan ödev grupları örneği verilebilir. Buradaki suç tamamıyla olmasa da büyük bir ölçüde öğretmenlerindir. Her öğretmen “Facebook öğrenciyi kendine bu kadar çekerken ben öğrenciyi derse neden çekemiyorum” diye düşünmeli. Çünkü, lise çağına kadar eğitim gören öğrenci eğer derste konuşuyorsa bunun sebebi öğretmenin dersi iyi anlatamamasıdır. Her ikisinin de aynı branşta ders verdiği iki öğretmen tipi düşünün. Birinin dersinde neredeyse herkes konuşup, gürültü yapıyorken, diğerinin dersinde öğrenciler dersi kuzu gibi dinliyor. Sizce birinci örnekte suç öğrencilerde mi, öğretmende mi? Ne yazık ki öğretmende.

Bu yazıda “Batı Trakya’da kalitesiz öğretmenler yetişiyor” algısı oluşmasın. Bu belki de eğitim sisteminden kaynaklanan bir sorundur. Şöyle ki; öğrenciler neden okula gittiklerini tam anlamıyla bilememektedir. Misal: Sevdiği bölümü okuyan üniversite öğrencisiyle, lisede okula neden gittiğini bilmeyen öğrencinin durumu aynı değildir. Fakat yine de öğretmenlerimizin boş durmaması gerekmektedir. Benim gerçekten de çok kaliteli öğretmenlerim oldu, ancak neredeyse hiçbiri hayatında iletişim konulu konferans veya seminerlere katılmamış, aynı şekilde hiçbiri bu konu hakkında kitap okumamış. Bu da onların bildiklerini tam anlamıyla aktaramamalarına sebebiyet vermiştir.

Bütün bunları okuyan sevgili öğretmenler bilin ki, öğrencilerin derslerindeki başarısızlıklarının tek sebebi bilinçsizliktir. Siz onlara okula neden gidildiğini, işlediğiniz dersin neden işlendiğini, hatta işlediğiniz konunun en ince noktasına kadar neden işlendiğini bir şekilde anlatamazsanız o öğrenci o derste başarılı olmak zorunda değildir. “Bende bunları anlatma yeteneği yok” demeyin. Hiçbir insan yeteneksiz değildir. Her türlü yetenek her insanda az veya çok vardır. Önemli olan o yeteneği bir şekilde geliştirmektir. Malum yeteneği geliştirmenin yollarını az önce konferans ve seminerlere katılıp, kitap okumak olarak belirttim. Batı Trakya’da konferans ve seminer gibi etkinlikler pek düzenlenmediği için mutlaka iletişim konulu kitaplar okumalısınız. Kısaca “Bildiklerinizi başkalarına aktarmanın yolunu mutlaka bir şekilde bulmalısınız”.

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr