Oryantalist tasavvurlara aldanmayan Hıristiyanların Müslümanlara bakışı

İnsanımıza, azınlık ve ana akım toplum arasındaki ilişkiyle ilgili fikirleri sorulduğunda verdikleri cevap genellikle standarttır: “Toplumun bize karşı kötü bir

Köşe Yazıları 27 Ocak 2020
Oryantalist tasavvurlara aldanmayan Hıristiyanların Müslümanlara bakışı

İnsanımıza, azınlık ve ana akım toplum arasındaki ilişkiyle ilgili fikirleri sorulduğunda verdikleri cevap genellikle standarttır: “Toplumun bize karşı kötü bir bakışı yok, devletin politikalarından kaynaklanıyor her şey”, diye başlayarak aslında umut verici bir ifade kullanmış oluyorlar. Bakıldığında sevinçten göbek attıracak kadar olmasa da bizi umutlandıran bir gerçek olduğu ortada. Peki nedir bunun aksini meydana getiren?

Aksini meydana getiren, icat edilmiş hikayelerdir. Batı’nın Doğu’yu araştırması, Edward Said’den bildiğimiz gibi aslında yeni bir Doğu tasavvuru yaratması sürecidir. Doğu’yu araştıran sosyal bilimciler tam da Batı’nın lehine bir Doğu tasavvuru ortaya çıkardı. Batı’nın rasyonalitesine karşı duygusal, gerçekçiliğine karşı hayalperest, çalışkanlığına karşı tembel bir Doğu hikayeleri yazıldı. Bu öyle bir hareketti ki, günümüze kadar devam edip günümüzde İslamofobik söylemlerle kendisini gösterir hale geldi. Biliyoruz ki, İslamofobi de hayatın doğal seyri içerisinde gerçekleşmiş bir olgu değil, icat edilmiş bir durumdur.

İslamofobik fikirler taşıyan herkesin zihninde Müslümanlara ait kafa, kol kesen, kadınlarının simsiyah giyindiği, her taraflarının örtülü olduğu, kamusal alanda pasif olduğu yönünde bir görüntü canlanmaktadır. Yunanistan da bundan nasibini almış, göçmenlerden başlayıp azınlığa varana dek bu fikirlerin yaygınlaştığını görmekteyiz. Fakat, kurgulanmış yalanlara inanmaktansa gerçekleri görebilen ve gerçeklerle yaşayan insanlar da hala var.

Ana akım toplumun bize sempati duyduğu herhangi bir konu var mı diye soracak olursanız, bu konuda inanç meselesini size örnek verebilirim. Bizlerle samimi ilişki yürütmeye çalışan namuslu halkın yıllardan beri bizim inanma biçimimize sempatiyle baktıklarını görüyoruz. Oryantalizm her ne kadar Hz. Muhammed’i şehvet düşkünü bir sapık olarak tanıtıp, İslam dinini de bu şehvet düşkünü Arap’ın dini olarak tanımlasa da bunlara hiç kulak asmadan iyi tarafları görmeye çalışan namuslu insanlar da var.

Lise’deki öğretmenlerimde olsun, ikincil ağızdan dinlediğim örneklerde olsun, dinine düşkün Hıristiyanların, Müslümanların itikatlarındaki samimiyete büyük saygı gösterdiklerine şahit oldum. Demek ki, iki toplumu bir arada yaşamaz kılan şeyler toprağın altında kök salmış şeyler değil, uydurulmuş şeylerdir. Unutulmamalıdır ki, insanlar birbirinden ne kadar farklı olursa olsun onları bir arada tutacak bağlar her zaman vardır, yeter ki niyetleri buna yönelik olsun.

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr