Patlama Amacına Ulaştı Mı?

Ankara’da son beş ay içerisinde ne yazık ki üçüncü patlama meydana geldi. Peki bu patlamalar neden meydana geliyor? Amaçları ne? Amaçlarına ulaşabiliyorlar mı?

Köşe Yazıları 21 Mart 2016
Patlama Amacına Ulaştı Mı?

Ankara’da son beş ay içerisinde ne yazık ki üçüncü patlama meydana geldi. Peki bu patlamalar neden meydana geliyor? Amaçları ne? Amaçlarına ulaşabiliyorlar mı?

Bu sorulara cevap verebilmek için öncelikle saldırı eylemini kimin düzenlediğine bakmak lazım. Açıkça biliniyor ki bu eylemi gerçekleştiren bir terör örgütü ve hangisi olduğunun hiç önemi yok. Çünkü, “terör” kelimesi anlamı itibariyle “korkutmak” demek.

Terör kelimesinin anlamı konusunda bir fikir sahibi olduğumuza göre, şimdi amaçlarına değinebiliriz. Kelimenin anlamı “korkutmak” olunca haliyle amaçları da korkutmak olmaktadır. Peki durum bu kadar basit mi? “Türk halkını korkuttuk, iş tamam” diyebilirler mi? Tam olarak değil.

İnsan ne zaman korkar? Can güvenliği yokken korkar. Peki bu terör karşısında can güvenliğimizi sağlayacak olan unsur nedir? Birlikteliktir, kenetlenmektir. İşte terörün asıl amacını bu noktada anlayabiliriz. Asıl amacı salt bir anlamda korkutmak değil, birlik ve beraberliği bozarak korkutmaktır.

Peki biz ne yapıyoruz? Kişisel anayasamızda “Ben her zaman haklıyım, haklı olduğum gerçeği değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez” ilkelerini bulundurduğumuz için teröristlerin ekmeğine yağ sürmekle kalmıyor, üzerine bal da sürüp afiyetle yeyin diyoruz.

Nedir bizim haklı olduğumuz konu? Muhalif olduğumuz partiye karşı her konuda karşı tepki göstermek, onlar haksızsa haklı olmak, haklıysa haksız olmak. Sırf ideolojimize ters diye ülke batsa tutumumuzu değiştirmek adına en ufak bir adım atmamak haklı olduğumuz konuların başında geliyor.

Desteklediğiniz parti Türkiye devletini temsil ediyorsa partinizin amacı artık tamamen Türkiye’nin menfaati üzerine olmalıdır. İktidar partisini desteklemediği bilinen Prof. Dr. İlber Ortaylı bile terör olayları konusunda Türkiye’nin birlikte olması gerektiğine vurgu yaparak geçmişte çok ağır terör vakaları yaşayan İngiltere’nin de aynı tutumu sergilediğini beyan etmektedir. İktidarı desteklemeyen biri neden böyle bir şey söyler ki? Çünkü kendisi Türkiye’nin yaşayan en büyük ikinci tarihçisi ve haliyle tarihi bildiği için geçmişte yapılan hataları çok rahat bir şekilde görüyor, aynı hataların yapılması durumunda tarihin tekerrür edeceğinden emin.

Bunun üzerinde haklı insanlar “Bir ülkenin başkentinde üçüncü defa patlama yaşanıyor, sorumlu devlet değilse kim?” diye bir soru sorar bize. Yanlış hatırlamıyorsam ilk patlamadan sonra yazdığım yazıda bu soruya bir örnekle cevap vermiştim ve yine aynı örneği kullanmak istiyorum. Bir eviniz var, her evi olan insanın yaptığı gibi evde değilken kapıyı, camı kilitleyerek güvenlik önlemlerinizi alıyorsunuz. Ondan sonra eve döndüğünüzde bir bakmışsınız kapı veya cam kırılmış bütün değerli eşyalarınız çalınmış. Bu durumda ben size sorumlusu sensin desem saçma olmaz mı? “Ama üç kere patlama yaşandı” dersiniz. Örneğimize devam ediyoruz: İlk hırsızlık vakasından sonra ikincisine de maruz kalıyorsunuz ve artık güvenlik önlemlerinizi en üst düzeye çıkarıyorsunuz. Abartarak kurşun geçirmez cam, çelik kapı taktırıyorsunuz, bunun üzerine güvenlik şirketiyle de anlaşıyorsunuz ve artık hırsızın girmesine imkan olmadığını anlıyorsunuz. Ama hırsız işi artık profesyonellik seviyesine ulaştırdığı için güvenlik görevlisini saf dışı bırakıyor, kapıyı da özel tekniklerle yine açmayı başarıyor. Yine de sorumlu siz olabilir misiniz?

Bir terör örgütü de aynı şekilde taş ve sopalarla saldırmaktan öte özel psikolojik tekniklere sahip elemanları olduğu için ve hangi istihbarat teşkilatı olursa olsun kendilerinden habersiz planlanan olayları kolayca öğrenemeyecekleri için terör örgütü mutlaka bir açık yakalar. Hiçbir insan hangi şartta olursa olsun canlı bomba olmayı göze alacak kadar aptal değildir. O insanlar özel psikolojik tekniklerle canlı bomba haline getiriliyor ve öyle teknikler kullanılıyor ki ellerine düştüğümüz takdirde sen veya ben dahi canlı bomba haline gelebiliriz. Bu kadar ciddi bir olay karşısında devlet mutlaka açık verecektir.

Paris’te bomba patladığında devleti sorumlu tutan birini gördünüz mü? 11 Eylül saldırısında asıl gerçekleri herkesin bilmesine rağmen hiçbir Amerikan vatandaşı devleti suçlamadı. Üstelik bu saldırı öyle sıradan bir saldırı değil, İstanbul’da Sabancı Holding’in uçak tarafından yıkılmasını bir düşünün. İşte tam da böyle bir olayda ABD’de hiçkimse devleti suçlamadı.

Bu tür durumlarda olgusal bakmayı öğrenmemiz lazım. Hain olan sen veya ben değiliz, hainin kim olduğu çok açık bir şekilde ortada. Ancak, ben hain olmayan seni hain olarak gösterirsem veya sen hain olmayan beni hain olarak gösterirsen işte o zaman asıl hainlerin elini güçlendirmiş oluruz.

Şimdi son sorumuza gelelim. Amaçlarına ulaşabiliyorlar mı? Bu eleştirdiğim tutum devam ettiği sürece ne yazık ki amaçlarına rahatlıkla ulaşıyorlar.
Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr