Seçimler ve Algı Operasyonları
2008 yılında başlayıp hayatımızın bir ritüeli haline gelen ekonomik kriz Yunanistan'da sosyal, siyasi ve ekonomik bir çok tahribata yol açtı. Bu süreçte yaşanan
2008 yılında başlayıp hayatımızın bir ritüeli haline gelen ekonomik kriz Yunanistan'da sosyal, siyasi ve ekonomik bir çok tahribata yol açtı. Bu süreçte yaşanan ekonomik istikrarsızlığın sonucu olarak Yunan siyasetinde bir çok radikal değişiklikler meydana geldi. En önemlilerinden biri de Yunanistan'ı 1974 yılından beri yöneten PASOK ve YENİ DEMOKRASİ partilerinin dışında bir partinin, SİRİZA'nın iktidara gelmesiydi.
25 Ocak seçimlerinde memorandumların karşısında yer alarak diğer partilerden farklı bir tutum izleyen Çipras liderliğindeki Siriza partisi iktidara geldi. Lakin Çipras 3. memorandumu imzalayarak çizgisinden çıkmış oldu. Seçimlerden önce dile getirdiği popülist vaatleri de yerine getiremedi. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda Başbakan Çipras'ın başarısız bir dönem geçirdiği kanatine varabiliriz.
Ama şu 20 Eylül seçimlerine yaklaşırken bazı çevrelerce bir söylem geliştirildi. Çipras 7 aylık başbakanlık döneminde gerek vaatleri yerine getirememesi gerekse de seçim öncesi geliştirdiği söylemin aksi yönünde hareket etmesinin sonucu olarak eleştirilmekte. Açıkça söylenmese de toplum üzerinde Çipras alternatifinin cazip olmadığı ve Siriza dışında bir partinin tercih edilmesi gerektiği algısı oluşturulmak isteniyor. Tabii bunu yapanlar belli Siriza dışındaki partiler ve destekçileri.
Meseleye bir de olayları bu şekilde yorumlayanların perspektifinden bakarsak geriye kalan alternatiflerin başında Nea Dimokratia gelmekte. Adaletsizliğe bakarmısınız. Pasok ve Nea Dimokratia partilerinin 41 senede batırdığı Yunanistan'ı Çipras'ın 7 ayda düzeltmesini bekliyorlar. Beklemesinler düzeltemeyecek zaten ama diğer partiler de böyle birşey vaadetmiyor ki. Olay basit, iktidara kim gelirse gelsin zaten bu kemer sıkma politikaları uygulanacak. Yeni gelen önlemler sanki Çipras'ın suçuymuş gibi aksettirmek doğru bir tutum olamaz.
Çipras'ın en büyük suçu verdiği sözleri tutmamasıydı. Çok büyük başarısızlık, rezalet, ne derseniz deyin! Ama emin olun! Pasok ve Yeni Demokrasi partileri gibi popülist vaatlerle iktidara gelip bir sürü yolsuzluklar yapıp bütün bunların bilançosunu bu milletin üzerine yıkmak Çipras'ın vukuatlarından binlerce kez daha korkunçtur.