Solculuğunuzu ve Demokratlığınızı Sevsinler!
Mısır'da aralarında seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi'nin de olduğu yüzlerce kişinin gelişigüzel kitlesel yargılamalar sonucu idama mahkum edilmesine dünyadan tepki
Mısır'da aralarında seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi'nin de olduğu yüzlerce kişinin gelişigüzel kitlesel yargılamalar sonucu idama mahkum edilmesine dünyadan tepki yağmaya devam ediyor.
Mursi, barış dönemi Osmanlı idaresinden çıkmasıyla İngiliz siyaseti gereği firavunlarla yönetilen Mısır’ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı’dır. Ancak küresel Aglosakson politikalarına kafa tutan bu yiğit ve demokrat adam, bu küresel firavunların Mısır’daki yavru firavunları vasıtasıyla askeri darbeyle indirildi ve idama mahkûm edildi.
Mursi’ye darbe yapılırken üç maymunu oynayan küresel firavunlar, verdikleri gazla hızını alamayan Firavun Sisi’nin verdiği idam cezasından sonra timsah gözyaşları dökmeye başladı. Akılları sıra dünya kamuoyu vicdanını manipüle ederek kendilerini kamufle etmiş oluyorlar böylece. Ama bence, artık dünya bu tür kıvırma siyasetini yemiyor. Bunlara ancak kendilerini kandırmak isteyenler inanır.
Evet, her ne şekilde olursa olsun Birleşmiş Milletler (BM), darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ve yüzlerce kişiye verilen idam cezalarının durdurulması çağrısında bulundu.
Türkiye ve hassaten Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan en sert bir şekilde tepkisini koyarak bu uygulamayı hukuk ve insanlığın katliamı olarak niteledi.
Mursi’nin siyasi çizgisini ve zihniyetini beğenenler de beğenmeyenler de bu haksız idam kararına karşı tepkisini koyuyor, çünkü tartışmasız bir şekilde zulüm olan bu karar karşısında tepkisiz kalmak vicdan, demokrasi ve hukukla bağdaşmaz. Batıda göz boyamak için de olsa tepki koyulur ki, demokrat sansınlar.
Dünya -samimi veya değil-, Mursi ve arkadaşlarının idam kararına bir şekilde tepkisini ortaya koyarken, bizim ülkemiz ne yapıyor dersiniz?
El cevap: 3 maymunu oynuyor.
Dünya Mısır’a tepkisini gerek eylem ve gerekse söylemle tepkisini koyarken, bizim solcu, hümanist, darbe karşıtı hükümet, Mısır’ın darbeci yönetimi ve diktatör Sisi ile 36 dişli pozlar vermek için yarışıyor.
Savunma Bakanı Kammenos’a bir şey diyemeyiz, çünkü zihniyeti ortada. Ama radikal solcu Başbakan Çipras’a ne oluyor? Bu nasıl bir solculuktur?
Çipras bu hafta parlamentoda yaptığı konuşmalarda deyim yerindeyse aslan gibi kükredi. Ne şecaat, ne cesaret ve ne dirayetti o öyle! Maşallahı vardı Çipras’ın, parlamentoda ülkesinin onurunu kreditörler karşısında koruyacağını ve kapitalizme direneceğini anlatırken.
Bilmesek, biz de etkilenecektik bay Çipras’ın bu hitabetinden, ama yemedik. Aksine, onu takdir edeceğimiz yerde tekdir ettik. Çünkü Çipras bir başbakan olarak bütün bu büyük ekonomik krize kıyasla aşılması daha kolay olan bir meselede aynı dirayet, cesaret ve yiğitliği gösteremedi. Bırakın bunu, Mursi konusunda beklenenin tam tersi bir tutum sergiledi. Diktatör Sisi yönetimine meclis kürsüsünden kükreyeceğine, gitti onunla kankalık pozlar vererek fotoğraflar çektirdi, stratejik anlaşmalar için el sıkıştı. Sevsinler onun demokratlığını!
Meclisteki kürsüden akıl hocası Lenin ve Marks gibi el kol sallayarak sözde dünyanın vahşi kaptalistlerine meydan okuyarak kahramanlık naraları atan bizim cesaretli başbakan, aynı cesaret ve kahramanlığı Azınlık meselelerinin çözümünde gösteremiyor!
Nedir Sayın Başbakan sizleri bağlayan? Neden biz yokmuşuz gibi davranıyorsunuz? Dünya zalimlerine, vahşi kapitalistlere meydan okuyorsunuz madem, neden aynı tepkiyi Azınlık Meseleleri veya en azından Mursi konusunda da gösteremiyorsunuz?
Tepkiyi geçtik, sizin radikal sol bir parti başkanı, demokrasinin beşiği sayılan bir ülkenin başbakanı olarak şu anda dünyanın en zalim diktatörlerinden biri olan Mısır firavunu Sisi ile sırıtarak el sıkışmak da neyin nesi? Sizin konumunuzla, temsil ettiğiniz ülke ve zihniyet ve siyasetle bağdaşır mı hiç bu rezillik?
Evet, bence bu yaptığınız size hiç yakışmıyor ve söylem ve vaatlerinizle hiç örtüşmüyor. Siz şu anki duruşunuzla avantajlı bir konumdayken ve bunu fırsat bilip dünya çapında örnek bir yiğit olabilecekken, ne yazık ki tam tersi bir duruma düşmüş durumdasınız ve her geçen gün batıyorsunuz.
Batı Trakya Türk Azınlığı tarafından bir umut olarak algılanıp on binlerce oyla desteklendiniz. Ama seçimlerin ertesi günü kurduğunuz koalisyon hükümetiyle bizleri hayal kırıklığına uğrattınız. Siyasetin cilvesi olarak bunu mazur gördük ve yine bekledik. Ama Azınlık konularında ve bölgemiz için izlenen politikalara baktığımızda, hayal kırıklığımızın artık kâbusa dönüşmeye başladığını görüyoruz.
Bölgemizi tamamen aşırı sağcı ANEL’e bıraktınız. Onlar da burada dolaylı ve dolaysız “canımıza okumak” için fırsat kolluyorlar. Kısacası bizleri kaderimize terk ettiniz. Yesinler sizin solculuğunuzu!
Çipras’tan ümit besleyenlerden biriydim. Bu adam bir şeyler yapar, diye düşünmeye başlamıştım. Her şeye rağmen yine ümidimi kaybetmezdim, ama onun meclisteki konuşmasında Türk düşmanı fanatik Kammenos’un partisi için “ılımlı merkez sağ partisi” nitelemesinde bulunması, benim için en büyük hayal kırıklığı oldu. Söylenecek tek söz, hayal kırıklığı. Evet, Çipras Azınlık için tam bir hayal kırıklığı oldu. Gerçi bizler bu memlekette hep hayal kırıklıkları yaşıyoruz, ama bu en büyüklerinden biri oldu.
Anlayacağınız, bu hükümetin de ne sağından ve ne solundan bizlere hayır gelmez.
İnsanlığımıza dönüş ve kötülüklerden kurtuluş vesilesi Ramazan ayının bütün insanlığa rahmet vesilesi olması dileğiyle hoşça kalın!