Yüce Batı Medeniyeti kutlu yürüyüşüne devam ediyor
İlk önce Irak Bölgesel Yönetimi, daha sonra Katalonya Özerk Bölgesi yaptıkları referandumda kararlarını %90 oranında evet şeklinde belirlediler. Burada ne potan
İlk önce Irak Bölgesel Yönetimi, daha sonra Katalonya Özerk Bölgesi yaptıkları referandumda kararlarını %90 oranında evet şeklinde belirlediler. Burada ne potansiyel tehlike olan İsrail’in Arzı Mevud ülküsünü, ne de İspanya’nın yaptığı katliamlardan sonra cezasını buldu, şeklinde bir görüş belirteceğim.
Bütün bunlar bizi oyalayan şeyler, bir de resmin büyük halini görmeyi deneyelim. Tek bir devlet olarak hükümranlığını sürdüren Osmanlı devleti, zaman içerisinde bölünmelerle günümüze kadar yaklaşık 70 devlete bölündü; dile kolay, bire yetmiş. Peki, bu bölünme tesadüfen mi oldu? Tesadüfen olur da, bu kadar olmaz.
Batı ne güzel coğrafi keşif bahanesiyle keşfettiği coğrafyaları sömürüyor, halklarına zulmediyordu. Sonra artık daha fazla kaynağa erişim zorlaştığından ve moderniteyle istemeseler de kendi kendilerini durdurduklarından, buna bir çözüm bulmak zorundaydılar ve moderniteden de yeni emperyalizm olan günümüz küreselleşme olgusunu çıkardılar. Tabii bu olguda, "alan memnun satan memnun" misali hiçbirimiz şikayet de etmiyoruz. Niye edelim? Hakikaten soygun canımızı acıtmadan yapıldığı takdirde niye edelim?
Genelde komplo teorisi olarak görülse de, geçtiğimiz yıl Bill Gates tarafından da dile getirilen yeni dünya projesinde dünya nüfusu 400 milyona indirilecek, devlet sayısı ise binleri geçecek. Komplo teorilerini konuşmayı sevmem, ama tek başına Osmanlı bile 70’e bölündüyse daha neler olacağını tahmin bile edemeyiz. Nüfus nasıl mı azaltılacak? Devletleri kırıntılara bölenler için emin olun nüfus azaltmak çok daha kolay olacaktır.
Bundan sonra ne olacak? Bırakın Ortadoğu’yu, Avrupa’nın en saygın devletlerinin birinde bile bölünme gündemdeyken, bu sorunun cevabı “Bölüneceğiz”dir. En azından şimdilik öyle gözüküyor. Çin geleceğin küresel gücü olacak deniliyor... Nasıl olsun? Tek başına devletin ekonomisi küresel güç olmaya yeter mi günlük 1 Dolar’a çalışmaya razı insanlar varken. Bugün American Dream derken yarın Chinese Dream diyebilecek miyiz?
Peki bizden ne haber? Sürekli medeniyeti diriltme çabaları içerisindeyiz. Kitapsız hangi medeniyeti diriltiyoruz? Amerika küresel anlamda bu kadar güçlü olmasını dünyaca tanınan bilim adamlarına, yazarlarına borçluyken biz kendi aramızda sağcılık-solculuk kavgası gibi kavgalardan galip gelmeye çalışarak mı medeniyet dirilteceğiz?
Sezai Karakoç’tan sonra hiçbir medeniyet nazariyecisinin gelmemesi durumun vehametini ortaya koyuyor. Belki Yusuf Kaplan bir alternatif olarak görülebilir, ama onu da takan yok ne yazık ki. İslam medeniyetinin tekrar hakim olması, dünya barışının tekrar geleceği anlamına gelirken, biz kendi aramızda siyasi kavgalarla bu medeniyetin kalıntılarını iyice yok ederiz.
Bizim yapmamız gereken yegane şey, eleştirel gözle hem kendimizi hem de onları incelemek, ama bu sırada kendi benliğimizden de uzaklaşmamaktır. Kendi yanlışlarımızı görmeliyiz, çünkü hiçbir insan, hiçbir topluluk, toplum veya medeniyet yanlışsız değildir; bu yanlışları bulup düzelmek ise medeniliğin zirvesidir. Onların da hem doğru, hem de yanlışlarını görmeliyiz ki, Batı’nın yegane hakim kültür olmadığının farkına varalım, ama aynı zamanda da eksikliklerimizi tamamlayalım. Tabi bu eksiklikleri tamamlayan unsurlar sosyal yapımıza uygun halde olmalıdır, yoksa 300 senedir devam eden medeniyet krizi devam eder.