EĞİTİM DEĞİL, ERİTİM SİSTEMİ

Avrupa’nın, hatta dünyanın bir çok ülkesinde eğitim sistemindeki düzensizlik sebebiyle ülkelerin gelişme süreci “Yerinde sayıyor” tabiriyle nitelendirilebilir.

Köşe Yazıları 20 Kasım 2014
EĞİTİM DEĞİL, ERİTİM SİSTEMİ

Avrupa’nın, hatta dünyanın bir çok ülkesinde eğitim sistemindeki düzensizlik sebebiyle ülkelerin gelişme süreci “Yerinde sayıyor” tabiriyle nitelendirilebilir. Her insan hatta her canlı kendine özgü yeteneklerle doğar, yaşamı boyunca bu yeteneklerini kullanarak kendi seviyesini ve içinde bulunduğu ortamın seviyesini ileriye taşır. Örneğin: Bir yunus balığının yüzme, suyun altında nefes alma gibi yetenekleri vardır. Eğitildiği sürece kendine özgü oyunlar oynayacak düzeye gelir. Fakat siz o yunusa ağaca tırmanmayı öğretmeye kalkışırsanız sonuç alamazsınız. İşte eğitim sistemini eritim sistemi yapan durum da bundan ibaret.

Ülkemiz Yunanistan’ın eğitim sistemini kısa maddelerle gözden geçirelim:

1- Dersin başlama saati: 8:15, bitiş saati: 13:35 (bazı okullarda 14:20).
2- Günlük ders saati: 7-8.
3- Teneffüs sayısı: 6-7.
4- Teneffüs süresi: Bir tanesi 10 dakika, diğerleri 5 dakika.
5- Yılbaşı-Paskalya tatilleri: 16 gün.
6- Eğitim seviyelerinin süreleri: İlkokul 6, ortaokul 3, lise 3 sene.

Bu maddeler Yunanistan’da eğitim görmüş biri için normal gelebilir. Ancak ben bunları İngiltere’deki kuzenlerime anlatınca hayret ediyorlar. İngiltere’deki eğitim sistemini anlatmayacağım ama biraz sonra bulunacağım tavsiyelerde İngiltere eğitim sistemi kısmen yer almaktadır.

Şimdi ise benim yanlış bulduğum bazı alışkanlıkları dile getireyim:

İlk konu ezbercilik. Benim okulum İskeçe Muzaffer Salihoğlu Azınlık Lisesi, bir fen lisesi olmasına rağmen bir çok sayısal ders ezbercilik yöntemiyle öğrenilmektedir. Daha önce dile getirdiğim gibi “yunusa ağaca tırmanmayı öğretme”nin sonucundan gelmektedir. Kendi okulumu övmek gibi olmasın ama diğer okullara göre aslında bizim okul gerçekten ilerlemiş durumda çünkü diğer okullarda ezbercilik bile olmadan (hiç çalışmadan) karneye bol keseden notlar geliyor.

Diğer bir konu da azınlık okullarında Eski Yunanca dersinin öğretilmesi. Bizim okulları bıraktım Yunan okullarında okutulması bile saçma. Yurtdışında okumuş vatandaşlarıma soruyorum: “Hangi biriniz Eski Türkçe, Eski Almanca, Eski İngilizce okudunuz?”. “Yunan medeniyeti çok eski çağlara dayanan ve eski dilinin de öğrenilmesi önemli.” derseniz, ilk cümleye dönerim. Yunan okullarında okutulsun sadece çünkü bizim okullarda Yunanca doğru düzgün konuşulamadıktan sonra Eski Yunanca’yı öğrenmenin ne anlamı olur. Yunan bir filologumuzun da deyimiyle “Esas amaç; Yunanca’yı konuşmayı iyi öğrenmenizdir. Ben eğitim bakanlığının yerinde olsam Eski Yunanca saatlerini kaldırıp, bunlardan oluşan boşlukların yerini Yeni Yunanca’yla doldururdum.”

Sıradaki konu ders programlarındaki orantısızlık. Eğer beden eğitimi gibi dersleri ilk saatlere yerleştirip, geri kalan bütün sayısal dersleri son saatlere sıkıştırırsan okuldan başarı beklemek büyük bir ironi olur. Bir öğrencinin okuldaki en dinç saatleri ilk beş saattir. Ondan sonra dersi doğru düzgün takip edebilmesi için çok güçlü bir bünyeye sahip olması gerekir. Allah aşkına sayısal dersleri ilk saatlere yerleştirip, beden eğitimini dinlendirme amacıyla son saatlere koysan elinden ne kaybolur?

Az önce beden eğitimi dersini dinlendirme amacı şeklinde nitelendirdim. Sporseverler beden eğitimine hakaret ettiğimi düşünmesinler. Hakareti ben değil, beden eğitimini haftada 2-3 saat yapıp da, ülkede spordan başarıyı bekleyenler ediyor. Ülkede spor branşlarında elle tutulur başarı elde edebilmek için, diğer gelişmiş ülkelerdeki gibi beden eğitimi seçmeli ders olup, haftada en az 6 saate çıkarılmalıdır.

Gelelim teneffüs ve tatillere. Teneffüsler beş dakika olduğu için haliyle ne yemek yemeye, ne de ihtiyacımızı gidermeye vaktimiz oluyor. Derse geç girdiğimiz zaman da cezalandırılmak ayrı bir ironi. Bana göre bir ders 2 kez ard arda yapılıp arada 5 dakikalık ara verilmelidir. Başka derse geçmeden önce ise yarım saat ara olmalı. Böylece her dersten üst düzey verim alabilmek daha kolay hale gelecek. Tatiller ise sınav dönemleriyle orantılı olmalı. Mesela senenin bazı dönemleri sınavlar için ayrılmalı, sınavlardan önce de bir hafta çalışma arası(tatil verilmeli) ve Yılbaşı-Paskalya gibi tatiller de bir haftaya indirilmeli.

Azınlık Liselerinin son sınıfta sene sonu okulu bitirme sınavlarının bir Yunan kurul önderliğinde Yunanca verilmesi (Türkçe işlenen dersler dahil) de benim yanlış varsaydığım başka bir sistem. Sebep olarak; okul özel olduğu için “6 senedir işlenen derslerden ne derecede verim alınabildiğini değerlendirmek” deniliyor.

Son olarak; ilkokulun 6 sene sürmesi… Tamı tamına yarım düzine yıldan bahsediyoruz. Matematikte 1. sınıfta işlemeye başladığımız “4 işlem” konusunu 6 sene boyunca hiç işleyip duruyoruz. Sizce de zaman kaybı yok mu? Öğrenciler resmen yerinde sayıyor. Bu “yerinde sayma” durumunu değiştirmek için ilkokul en fazla 4 sene olmalı ki; zamanımızı israf etmek yerine yeni bir seviyeye geçip bir şeyler elde edebilelim.

Sunduğum bu manifesto tarzı maddeler devletin en büyük sorunlarından. Bu yanlışlar düzelmezse ülke ne yazık ki düşmeye devam edecek ve sonunda çok ağır bir şekilde çakılacak. “Devrim niteliğinde değişiklikler yapılamaz” demeyin. Türkiye’de 4+4+4 kanunu bir anda yürürlüğe geçti ve tabiri caizse cuk diye de oturdu.

Kendi kendimizi batırmaktansa, eğitimden başlayıp bir an önce bu tür olaylarda değişikliğe gidilmeli.

Dipnot: Eğitim sistemi parayla değişmiyor. Parayla yapılan gereksiz şeyler yerine eğitim sistemi düzeltilseydi bu halde olmazdık.

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr