En büyük zulüm, mukaddes değerleri yok saymaktır

Dinî ve millî bir topluluk olan Batı Trakya Müslüman Türklerinin her türlü millî ve dinî değerleri, Yunan yönetimi tarafından ayaklar altına alınmaya devam etme

Köşe Yazıları 3 Kasım 2016
En büyük zulüm, mukaddes değerleri yok saymaktır

Dinî ve millî bir topluluk olan Batı Trakya Müslüman Türklerinin her türlü millî ve dinî değerleri, Yunan yönetimi tarafından ayaklar altına alınmaya devam etmektedir.

Eskiden olduğu gibi günümüzde de artan bir şiddetle İslâmî değerlere saldırılar gerçekleşmektedir. Yunanistan’ın başkenti Atina’da yüz binlerce Müslüman yaşadığı halde, toplu olarak namaz kılabilecekleri bir mabetten mahrum bırakılıyorlar. Yunanistan’da yaşayan Müslümanlar, gün geçmiyor ki bir şiddete maruz kalmasın. Özellikle Müslüman göçmenler, bir zulümden kaçarken daha beter zulümlerle karşı karşıya kalıyorlar.

Bütün Avrupa başkentlerinde birçok cami bulunurken, Batı Roma’nın başkentinde, Vatikan’ın karşısında Avrupa’nın en görkemli camii semâya yükselirken, Atina’da birkaç yüz kişilik cami inşa etme teşebbüsüne karşı, kilisenin kışkırtmaları, emekli subaylar, neonazi gruplar, aşırı sağcı yunanlılar, yunan derin devletinin ve daha pek çok sivil toplum kuruluşun ayaklanmalarıyla bütün dünyayı ayağa kaldırmaya çalışıyorlar. Akla ziyan bahanelerle var güçleriyle cami inşasına karşı çıkıyorlar; cami yapılırsa minaresi olmasın, dışarıdan ezan duyulmasın v.s..

Atina’da yüz binlerce Müslüman olduğu halde ve büyük kısmı yunan vatandaşlığı aldığı halde, yarın öbür gün bu Müslümanlar Atina’dan gittikleri zaman bu camiler ne olacak gibi absürt bahanelerle cami yapılmasını engellemeye çalışıyorlar. Yunanistan baş papazının son hezeyanları evlere şenlik. Bu konu çok önemli olduğu için müstakil bir yazıda kaleme almayı daha uygun görüyorum.

Asıl konumuz devam edelim. Yunan zihniyeti, tâ Roma döneminden beri, İslâm’a karşı bulaşıcı bir virüs gibi yaşayabilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için İslâmi değerleri kemirerek, tahrip ederek beslenmiş ve bu şekilde ayakta kalabilmiştir. Batılı hamileri bu hastalıklarını çok iyi bildikleri için, yüzyıllarca bu duygularını olabildiğince sömürmüşlerdir. Büyük Yunanistan hayalleriyle Müslümanlarla sürekli ön safta çarpışmışlardır. Yenilgiye doymayan palikaryalar gibi, biraz ayağa kalkınca, gözlerini tam açmadan ya yabancı krallarla ya cunta darbeleriyle veya ekonomik krizlerle sürekli uyutulmuşlardır. Kilisenin kendilerine dayattığı din ve tarihten başka din ve tarih tanımadıkları için, başka din ve tarihleri hep düşman bellemişlerdir. Bu tür zihin ve ruh körelmesiyle yetiştikleri için, tarihin hiçbir döneminde dünya ve tarih gerçekliğini kavrayamamışlardır.

Kazara yunanlı bir bilim adamı, kilisenin koyu, müteassıp din ve tarih dogmalarına karşı itiraz etme cesaretini göstermeye kalkarsa, ateist olsa bile aforoz edilir ve bütün toplum tarafından hain ilân edilerek linç edilir. Hayatı büsbütün kararır, hangi makam ve mevkide olursa olsun bir daha toparlanması ve ak gün görmesi mümkün değildir. Kendilerinin en kutsal değerlerine ve mahremiyetlerine bile saygı duymayan bu tür insanların, sapkın davaları dinleri haline dönüşmüştür.

Normalde devletin, bireylerin inanç ve ibadet özgürlüğünü koruyan hukukî bir sisteme sahip olması gerekir. Bu haklar, uluslar arası anlaşmalarda ve anayasalarda teminat altına alındığı halde, ülkemizde devlet eliyle bu haklar yok sayılmaktadır ve özel kanun ve kararnâmelerle Batı Trakya Müslüman Türklerine her türlü zulüm reva görülmektedir.

Çeyrek asırdan beri müftülük kurumlarımız ve vakıf heyetlerimiz işgal altında, müftülerimiz, imamlarımız mahkemeden mahkemeye sürüklenmektedir. Müftülüklerimize, camilerimize, okullarımıza, her türlü anlaşmalara aykırı olarak, paralel müftüler ve imamlar tayin edilmektedir.

Başkalarının mukaddes değerlerine saygı göstermeyen, yok sayan toplum ve yönetimler en büyük zalimdir. Onların kin, nefret ve vahşet kokan kanunları ve zulümleri varsa, bizim de Allah’ımız var. Ne yaparlarsa yapsınlar, İslâm ve Türklük düşmanı alçaklara karşı tarih boyunca dimdik duran, şerefli, haysiyetli, milliyetperver insanlar hep var olmaya devam edecektir.

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr