Erken seçimlere giderken...
Yapılan 3 tur oylama neticesinde Cumhurbaşkanı seçilememesinin ardından hükümet feshedildi ve 25 Ocak Pazar günü erken genel seçimler ilan edildi. Ülke için kri
Yapılan 3 tur oylama neticesinde Cumhurbaşkanı seçilememesinin ardından hükümet feshedildi ve 25 Ocak Pazar günü erken genel seçimler ilan edildi. Ülke için kritik bir döneme girilirken siyasi arena bir anda ısındı. Partiler seçim çalışmalarına tam gaz başladı. Eski Başbakanlardan Papandreu Pasok’tan ayrılarak yen parti kurdu. Bir yandan partilerin seçim çalışmaları devam ederken, diğer yandan Batı Trakya Türk Azınlık mensuplarının adaylıkları ve parti tercihleri gündemdeki yerini koruyor.
Ülke ciddi bir siyasi sınava hazırlanırken, Azınlığımız da aynı şekilde yeniden milletvekillerini seçmek için adaylar konusundaki değerlendirmelerini yapmaya devam ediyor. Yazıyı kaleme aldığım esnada bazı adayların adaylıkları kesinleşmişken bazı adayların durumu da tam olarak netleşmemişti.
Elbetteki seçim öncesi değerlendirmelerimizi yaparken, partilerin durumunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Özellikle hangi partilerin meclise gireceği, hangilerinin giremeyeceği, özellikle azınlık adaylarımız açısından çok önemli. Zira bir önceki seçimlerde azınlık olarak bunun tecrübesini yaşadık. Bakoyanni’nin partisi meclise giremediği için azınlığımızdan yüksek miktarda oy alan adaylar da meclis dışında kalmıştı. Bu vesileyle azınlık olarak bu seçimlerde çok dikkatli olmamız gerekiyor.
Durumu daha net ifadelerle izah etmeye çalışırsak ve gerçekçi bir bakış açısıyla değerlendirme yaparsak, tüm kamuoyu yoklamalarında birinci parti gözüken SİRİZA’daki azınlık adaylarının milletvekili seçilme olasılığı bariz bir şekilde belli oluyor. Bu durumu neredeyse tüm siyasi çevreler kabul etmiş gözüküyor. İskeçe ve Gümülcine’de SİRİZA partisinin azınlık adaylarının milletvekili seçileceğine hemen hemen herkes kesin gözüyle bakıyor. Elbette ki son söz yine seçmenin olacak.
Bu durumu ortaya koyduktan sonra iktidar partisi Yeni Demokrasi’deki duruma bakmamız gerekiyor. Geçen seçimlerde azınlık seçmeninin Samaras’ın partisine iyi bir destek verdiğini söylemek mümkün değil. İskeçe’deki azınlık adayları Kondos’un aldığı oyların çok uzağında kalmış, Rodop ilinde de yine azınlık adayları Stilyanidis’in aldığı oyların çok uzağında kalmışlardı. Geçtiğimiz günlerde Samaras’ın Gümülcine’de yaptığı konuşma sonrasında ND’nin azınlık oylarına karşı çok da iştahlı olduğunu söylemek mümkün gözükmüyor ancak, seçimde de ne olacağı belli olmaz. Bakarsınız ND’nin yeni azınlık adayları herkesi yanıltır ve İskeçe’de Kondos’un, Gümülcine’de de Stilyanidis’in önüne geçerler. Dedik ya bu seçimdir ve seçimde ne olacağı belli olmaz.
Şimdi gelelim bundan sonraki varsayımlara. Öncelikle hem İskeçe hem de Rodop ilinde siyasetle ilgilenen hemen herkesin dillendirdiği gibi SİRİZA ve ND birer sandalyeyi alacak. Geriye kalan sandalyeyi kim alacak? İşte bütün mesele burada düğümleniyor. İhtimallere baktığımızda Papandreu’nun yeni partisi, Pasok ve Potami gibi meclise girme ihtimalleri gözüken partilerden aday olacak olan azınlık mensuplarının partilerinde en çok oyu alarak diğer sandalyeyi kazanmaları mümkün gözüküyor. Fakat şimdiden bunun için konuşmak elbette güç.
Rodop ilinde geçtiğimiz seçim neticelerine bakıldığında, SİRİZA’nın da bu seçimlerde birinci parti olduğunu varsayarsak, Ahmet Hacıosman veya İlhan Ahmet’in bu son sandalyeyi alma ihtimali en çok konuşulan ihtimal olarak önümüzde duruyor. Elbette ki bu konularda daha kapsayıcı konuşmak için adayların netleşmesini beklememiz gerekiyor. Hem adayların netleşmesi hem de partilerinin oy oranları büyük önem arzedecek.
Görüldüğü gibi partilerin durumundaki belirsizlik, aynı şekilde adaylıklara da yansımış durumda. Hangi parti hangi oranda oy alacak, hangi adayın seçilme ihtimali daha fazla gibi değerlendirmeler yapmak için en azından bir hafta daha beklememiz gerekiyor galiba. Adaylar netleştiğinde ve partilerin durumu daha belirgin bir hal aldığında, ihtimaller üzerinde daha fazla değerlendirme yapmamız mümkün olacaktır.