Filistin meselesi ve ‘politik’ duruş

Filistinlilerin dedeleri toprakları satmış da olsa, ihanet de etmiş olsa mazlumun yanında durmak gerekir.

Köşe Yazıları 13 Mayıs 2021
Filistin meselesi ve ‘politik’ duruş

Siyonist İsrail Devleti’nin alışılmış yıllık zulümlerine bu sene de şahit oluyoruz. Bu seneki zulümler, belki 5-6 senedir görmediğimiz kadar şiddetli. Fakat bunun yanında uzun yıllardır ilk defa İsrail’in bu kadar az destek aldığını da görüyoruz. 5-6 sene önce İsrail’in saldırılarının “ama Filistinli Arapların dedeleri de toprakları kendileri sattı” diyerek meşrulaştırıldığını görüyorduk. Benim hakikat anlayışım odur ki; Filistinlilerin dedeleri toprakları satmış da olsa, ihanet de etmiş olsa mazlumun yanında durmak gerekir. Dedeleri değil bizatihi kendileri ihanet etmiş olsalar bile böyle bir şiddetin olduğu yerde İsrail’in yanında duramam.

Nitekim, bu sene İsrail’in yanında duranların sayısı yok denecek kadar az. En azından sesini çıkaranlar yok denecek kadar az. Filistinli Müslümanların tarafında duranlar sesini güçlü çıkarmış olsa gerek, İsrail savunucuları bu mikro iktidar karşısında bir şey diyemiyor. Ne var ki, insanlar çağın diğer birçok meselesinde olduğu gibi burada da yanılgıya düşüp gayet masumane ama aynı zamanda gafilane “Ben ne İsrail’e karşıyım ne de Filistin'e; ben şiddete karşıyım” diyerek ne kadar üstün değerlere sahip olduklarını gösteriyorlar.

Zannediyorum, Filistin’e sahip çıkma derdinde olan hiç kimse, en azından genellemeye izin vermeyecek kadar büyük bir çoğunluk, Yahudileri nerede bulursak öldürelim, soylarını kurutalım gibi gavurca bir düşünceye sahip değil. Fakat, madem herkes bu olaylar karşısında Cemil Meriç’in ünlü sözünü paylaşıyor, o halde biz de tekrarlayalım: “Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur” ve şu sözünü de ilave edelim: “Dünyanın bütün tımarhaneleri bizim entelijansiyanın kafatası yanında birer aklıselim mihrakı”. Cemil Meriç yaşasaydı bugünkü trajikomik duruma üzülür müydü sevinir miydi? Artık sadece Türk entelijansiyası değil dünya entelijansiyası da tımarhane kaçkınından hallice tavırlar sergiliyor. Doktora tezini bitirene kep-cübbe yerine huni-deli gömleği giydirilmeli. "İdraklerimize giydirilen deli gömlekleri" izm'lerdi onun zamanında. Şimdi ise izm'sizlik. İkisinin ortak yanı da şu ki, "İtibarları menşelerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı".

Tımarhane kaçkını entelijansiyaya layık oldukları ifadelerle hitap etmemin sebebi, şüphesiz bir delinin bile sarf etmeyeceği “Ben ne İsrail’e karşıyım ne de Filistin'e; ben şiddete karşıyım” cümlesini sarf etmeleridir. Politik duruşun lanetlendiği çağda, üzerine atılan bombalara karşılık vermek de artık büyük günahlardan sayılıyor. İsrail’in bomba atması doğru değil ama Filistin’in kendisine atılan bombalara karşılık vermesi de doğru değil onlara göre. Filistin’in karşı tarafı bombalaması stratejik açıdan bana göre de yanlış bir tercih ama bu tercih asla İsrail’in yaptığı şiddetle veya zulümle özdeş görülmemeli.

“İnsan politik bir hayvandır” demişti Aristoteles. Bu, politik olma durumu modern çağda özellikle faşizmle o kadar ileri boyuta ulaştı ki, insanlar en sonunda Lyotard’ın ifadesiyle ‘postmodern durum’a geçiş yaptı. Artık faşizm, marksizm, nasyonalizm gibi büyük anlatıların bir getirisi olmadığını insanlar görebiliyordu. Fakat ‘politik olma’yı, ideolojiyi dini inanca dönüştürmekle karıştırdığımız için dini inanca dönüşen ideolojileri terk ederken politik duruşumuzu da terk etmiş olduk. Aristoteles’e göre ‘politik insan’ ideoloji havuzunda tarafgirlik can simidiyle hayatta kalmaya çalışan bir kimse değildi. Politik insan, yanlış olanı değiştirmek için bir hakikat tasavvuruna sahip insandır. Öyle ki, Cemil Meriç bir yandan “izm’ler idraklerimize giydirilen deli gömlekleri” derken öbür yandan çelişkili gibi dursa da “zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur” demesi bundandır. Cemil Meriç’in izm’ler şeklinde ifade ettiği modern çağın dini inanca dönüşmüş ideolojileri, taraf olarak tarif ettiği ise insanın politik duruşunun olmasıdır.

Daha önce yazmış olduğum “Hakikat düşmanı üç sosyal hareket” ve “Bu bir ırkçılık karşıtlığı değildir” başlıklı yazılarımı hatırlayacak olursak günümüz hayvan hakları, cinsiyet hakları, düşünce özgürlüğü, ırkçılık karşıtlığı temelli gelişen sosyal hareketlerin kesinlikle iddia ettikleri sorunları çözemeyeceklerini, bunun yerine çarkın dönmesini için kovalarla su taşıdıklarını söylemiştim. Filistin meselesinde de “Ben ne İsrail’e karşıyım ne de Filistin'e; ben şiddete karşıyım” tutumu sergilemek, her ne kadar masumane olursa olsun çarkın dönmesini sağlamaktan başka bir işe yaramayacaktır. İsrail yine saldıracak, biz yine şiddete karşı olduğumuz için ne Filistin’e ne de İsrail’e karşı olacağız. 

Sonra yine İsrail saldırmaya devam edecek, ta ki biz politik duruş sahibi olana kadar. Ancak zannetmeyin ki, Filistin’in yanında olmak politik bir duruş halidir. Filistin’in yanında olmak sizi kimi durumda A tımarhanesinden olmasa da B tımarhanesinden bir deli yapar. Çünkü Filistinli ‘kardeşlerimiz’ için konvoylar, eylemler, nümayişler yaparken Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Keşmir’de ve diğer birçok yerde zulüm gören ‘kardeşlerimiz’ için bir şey yapmıyoruzdur. Daha da acısı Filistinli ‘Müslüman’ kardeşlerimize haklı olarak bu kadar hassasiyet gösterirken Doğu Türkistanlı, Arakanlı, Keşmirli ‘Müslüman’ kardeşlerimiz için gayrimüslimler bizden daha çok çaba sarf ediyor.

Kendi kardeşlerimize sahip çıkmayı öğrenebilmemiz durumunda belki bizden olmayanlara da sahip çıkmayı öğrenebiliriz. Sonuçta Kudüs’te üç dini barış içinde yaşatan Türkler aynı zamanda, devlete sığınan ‘Hristiyan’ Macar mültecilerin iade edilmesi talebine, “Biz askerlerimizi feda ederiz ama bir tek Macar’ı geri iade etmeyiz” şeklinde karşılık vermişti.

Uzun lafın kısası, İslam’ın derdi adaleti tesis etmektir. Müslümanların derdi ne, onu bilmiyorum. Bernard Shaw’ın dediği gibi “Islam is the best religion with worst followers”.

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr