GERÇEK TARİH YAZILAN DEĞİL, YAZILMAYANDIR
Şimdiye kadar okullarımızda hep Batı endeksli tarih öğretildi. Nadiren de olsa, dünyanın farklı yerlerindeki tarih ögretilirken bile yine de Batı'yla alakası ol
Şimdiye kadar okullarımızda hep Batı endeksli tarih öğretildi. Nadiren de olsa, dünyanın farklı yerlerindeki tarih ögretilirken bile yine de Batı'yla alakası olan tarih öğretiliyor. Batı içerikli tarihi öğreteyim derken de bu sefer hali hazırda konulan Batı'nın lehine dönüştürülüyor.
Geçmiş senelerde sosyal medyada Amerika'yı Christopher Colombous'un keşfetmediğini söylerken dalga geçenler oldu. Fakat T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu iddianın aynısını tekrarlarken, üzerine de bu keşfin müslümanlar tarafından yapıldığı eklentisini yaptı ve bazı şeylerin farkına varılmasını sağladı. Bu görüşe inanmak zorunda değilsin, ancak bir öğretmen olarak kimsenin bu görüşü öğrencilerin karşısında küçük düşürmeye hakkı yoktur, çünkü internette senin o inanmadığın görüşe dair onlarca ispat ve delil var. Aslında buradaki asıl mesele Türk düşmanlığı.
Bunun psikolojik olarak kanıtını da yapabilirim. Bunu bize söyleyen şahıs "Erdoğan, Amerika'yı müslümanlar keşfetti diye bir iddiada bulundu" değil de, "Amerika'yı Türkler keşfetti diye bir iddiada bulundu" dedi ve bu da gösteriyor ki; senin zihnin Türk düşmanlığını öyle benimsemiş ki artık Türkler hakkında doğru olmayan şeyleri bile söylemeni sağlıyor ve sen de otomatikmen daha fazla nefret ediyorsun.
Bunun dışında da, müslümanların gelişme süreci boyunca bir sürü icraatları göz ardı edilip tarih kitaplarında yazılmadı. İşte o yüzden "Gerçek Tarih Yazılan Değil, Yazılmayandır".
Başka bir örnek: Tarihteki ilk beyin ameliyatını müslümanlar yapmıştır. İstanbul'da da ameliyat sırasında kullanılan materyallerin sergilendiği bir müze var. Fakat bu müzenin her sene binlerce turist tarafından ziyaret edilmesine rağmen bunu çok az insan bilmektedir.
Sıradaki örneğimiz de, meşhur Mısır Piramitlerinin 1/4'ü olan Çin Piramitleri var: Bu piramitler, Türklerin Asya'da yaşadıkları dönemde, mezarlarını korumak amacıyla yaptıkları piramitlerdir ve buradaki bütün piramitler Mısır Piramitlerinden daha büyüktür. Fakat bunu kimse bilmez. Neden mi? Çünkü bunlar ilk defa 2. Dünya Savaşı esnasında Hindistan'dan Çin'e uçan bir pilot tarafından görüntülenmiştir. Keşfetti keşfetmesine de, bu piramitler bir türlü meşhur olamadı. Neden mi? Çünkü Çin bu piramitleri saklamak için üzerlerine ağaç ekti. Neden mi? Çünkü Çin Türklerin büyüklüğünü örtmek için o bölgeyi "Yasak Bölge" ilan etti, oraya hiçbir şekilde gidilip, fotoğraf çekilmesini yasakladı.
300 Spartalı'yı hepimiz biliriz. Hani şu Yunanistan'da destan şeklinde okutulan savaş. Hani şu Spartalıların onbinlerce kişiye karşı 300 kişiyle savaştıkları savaş. Bu savaş bir yana bir de Malazgirt savaşını araştırmanızı tavsiye ederim. Çünkü bu savaş Türklerin sadece Anadolu'ya girmesi şeklinde anlatılır ama Selçuklu'ların bir milyon kişiye karşı 30 bin kişiyle galip geldiği hiçbir yerde yazılmaz. Bu savaşı da geçtim, İstanbul'un fethi bazı toplumları öyle bir etkilemiş ki; bu fethin kahramanlarını hep eksik ve küçük düşürücü bir şekilde anlattılar. İstanbul'un fethi anlatılırken neden Ulubatlı Hasan ve gemilerin karadan yürütülmesi hiç anlatılmıyor. Neden fetihten sonra hristiyanların özgürlüklerine kavuştuğunu ve bir çok hristiyanın "biz bundan önceki dönemde bu kadar özgür, rahat ve ahlaklı değildik" demeçleri hiç anlatılmadı? Bunu biz Türkler bile bilmiyorken, başkalarının anlatmasını çok bekleriz.