İLK TECRÜBEM
Sevgili Millet okurları, Salih Canbaz olarak Millet ailesine katılmaktan büyük sevinç ve onur duyduğumu belirtmek isterim. Henüz ilk yazımda kendimi tanıtarak h
Sevgili Millet okurları,
Salih Canbaz olarak Millet ailesine katılmaktan büyük sevinç ve onur duyduğumu belirtmek isterim. Henüz ilk yazımda kendimi tanıtarak harflerimi israf etmek istemiyorum. Ben yazı yazdıkça, siz de yazılarımı takip ettikçe beni tanıyacağınızı temenni ediyorum. İlk yazım olması vesilesiyle içimdeki heyecanı ve sevinci gizleyemiyorum, bu yüzden yapabileceğim muhtemel hataları mazur görmenizi rica ediyorum.
Millet’e neden katıldın diye soracak olursanız eğer cevabım sosyal ağlardaki yazılarımdan rahatsız olan insanların rahatsızlıklarını dindirip yazılarımı başka bir yere sunmaktır. Tabi bu işin şakasıydı sadece. Çok şükür henüz yazılarımdan rahatsız olan birini görmedim. Amacım; siz okurlarımla aramda sempati oluşturmak. Millet’e katılmak için ilk teklifi aldığım zaman çok klişe bir tabirle “Mutluluğumu yerlere-göklere sığdıramadım”. Teklifi almadan önce de hocalarım ve arkadaşlarım tarafından bir an önce böyle bir işe kalkışmak için kışkırtılıyordum. Sonunda o gün gelip çattı ve hayatımın dönüm noktasına adım attığımı hissediyorum.
Beni sosyal ağlarda takip edenler, Batı Trakya Türk Azınlığı konusundaki hassasiyetimi ve yapılan haksızlıklara karşı çıkışımı sıkça görmüşsünüzdür. Bundan sonraki yazılarımda bu konular hakkında daha aydınlatıcı yazılar yazıp, siz okurlarımla paylaşmayı temenni ediyorum. Bunun dışında kitaplarda ve internetten edindiğim bilgiler doğrultusunda insanın psikolojik olarak ne kadar kolay tuzağa düşebileceğini ve bunları nasıl aşabileceğini paylaşacağım. Bir çoğunuzun aklında “Bu 18’ini doldurmamış çocuğa nasıl güveneceğim?” gibi sorular oluşmaya başlamış olsa da, ben daha önce de belirttiğim gibi, okumuş, okuduğum kitaplar ve çeşitli kaynaklardan edinmiş olduğum bilgiler doğrultusunda bunları yazacağım.
Tahmin etmiş olacağınız gibi, psikolojiye yatkın bir kişiliğim var ve üniversitede de Allah’ın izniyle Psikoloji bölümü kazanmayı diliyorum. Benim amacım Batı Trakya insanına farkındalık kazandırıp, zihnimizin bize oynadığı çeşitli tuzaklardan uzak tutmak. Çok iddialı konuştuğumun farkındayım ama ilerde bana güven duyacağınızı umuyorum, çünkü bu bilgilerle ilk önce kendi kendime farkındalık kazandırmış olup bunların kendi milletime de enjekte edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Peki bu konuda neden mi bu kadar ısrarcıyım? Çünkü, yıllardır çeşitli milletler tarafından ezilmiş olup, bunun hiç farkında olmadan hayatımıza devam ettik. Bunun sonucunda da milletimiz adeta hipnotize edilmiş halde hayatına hiçbir şey yokmuş gibi devam ediyor. Hipnotizeden kastım, uyutulmak..! Hem de kendi isteğiyle uyutulmak..! Çünkü bir insanın hipnoz olabilmesi için, bunu kendisinin istemesi gereklidir ve ne yazık ki insanlarımıza çeşitli yollarla ilk önce bu hipnoz isteğini adeta bir aşıyla aşılatıp ondan sonra da milli ve dini değerlerimizden uzaklaştırılmışlardır. İşte bu konudan sonra benim az önce bahsettiğim durum devreye giriyor. Bu durum aşılanmış olan virüslere (az önce bahsettiğim hipnoz isteğine) karşı bir panzehir rolü oynamaktadır.
Sanırım benim amacımı yavaş yavaş anlamaya başladınız. Dilerim, aramızdaki sempati bağını geliştirip diğer yazılarımda da beni takip edersiniz ve hep birlikte manevi açıdan bir şeyler elde ederiz. Manevi dediğime bakmayın. Manevi şeyler elde edildikten sonra maddi şeyler de arkadan çorap söküğü gibi gelir. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere...