IŞ(İT) ve PK(Köpek)

Bildiğiniz üzere Türkiye bu son günlerde yerinde rahat duramayanları yerin dibine gömmeye başladı. Yerinde duramayanlardan kastım; PKK ve IŞİT’dir. IŞİT diyorum

Köşe Yazıları 3 Ağustos 2015
IŞ(İT) ve PK(Köpek)

Bildiğiniz üzere Türkiye bu son günlerde yerinde rahat duramayanları yerin dibine gömmeye başladı. Yerinde duramayanlardan kastım; PKK ve IŞİT’dir. IŞİT diyorum, çünkü bunlar milleti kandırmaya çalıştıkları gibi İslam Devleti değil, ancak ve ancak it sürüsüdürler. Bu yakıştırma her iki terör örgüt için de geçerli. Zira terör örgütü ünvanı kazanmış bir topluluk asla güzel sıfatlarla anılamaz. Terör kelimesi de İngilizce’deki “Terror” yani “Korkutan şey” anlamına gelen kelimeden dilimize geçmiştir.

Öncelikle IŞİD teröründen başlayalım. Birileri tarafından belirli bir amaç için kurulan ve İslam dinini araç olarak kullanan bir örgüttür. Bu ve buna benzer önceki örgütler yüzünden İslam dini birçok ülkenin okulunda yanlış anlatılmaktadır. Bundan kastım gayri müslimlerin oluşturduğu ders kitaplarıdır. Bu kitapların birinde Kur’an-ı Kerim’de “Müslüman olmayanları kanlar içinde boğun” şeklinde bir ayetin var olduğu iddia edilmektedir. Bu konuda söylemek istediğim tek şey; biz müslümanlar diğer dinleri okullarımızda işlerken, ilk önce kendi dinimizi öğreniyor, ardından diğer dinleri o dine mensup insanların inançları doğrultusunda işliyoruz ve hiçbir zaman o dine iftira atmıyoruz.

Bunları açıklamamın ardından bir çok yabancının sorusu olan “Sen senin izlediğin yolun gerçek islam olduğunu savunuyorsun, onlar ise kendi izledikleri yolun gerçek islam olduğunu savunuyor. Bu durumda sana neden inanalım?” sorusunu cevaplandıracağım.

Bunu anlayabilmek için peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) dönemine gitmek şart. Nitekim İslam dini ona vahyedilmiştir. Bu döneme ait cihad kelimesi de yaygındı ve IŞİD bu kelimeyi farklı anlamlara dönüştürerek islam dinini yanlış göstermektedir ve birçok ülke de az önce söylediğim gibi bunu kitaplarında müslümanları tanıtan bir kelime olarak yazıyor. Cihad sadece gayrimüslimlerde değil, aynı zamanda müslümanlarda da çok yanlış anlaşılan bir kelimedir. Müslümanlar tarafından yapılan herhangi bir savaşın, hangi sebeple olursa olsun; gerek maddi çıkar, gerek kişisel menfaat için olsun bunun cihad olduğu zannediliyor. Cihad bu değildir. Cihad Arapça’da “Cehd” kökünden gelir ve “çalışmak”, “çabalamak” ve “gayret etmek” gibi anlamlara gelir. İslami açıdan mesela bir insanın nefsine karşı mücadele etmesi anlamına gelebilir. Toplumu ve çevreyi düzeltmek için mücadele etmek anlamına da gelebilir. Savaşta kendini müdafa etmek için mücadele etme anlamına da gelir. Baskılara karşı mücadele etmek anlamına da gelebilir. Eğer bir öğrenci Allah rızası için iyi yerlere gelmek için sınavlarını kazanmak için çabalıyorsa cihad ediyordur. Ama çoğu gayrimüslimler bu kelimeyi “Kutsal Savaş” olarak çeviriyor. Hatta ne yazık ki bazı alim diye geçinen müslümanlar da bu şekilde çeviriyorlar. Halbuki, “Kutsal Savaş” Arapça’da “Harbu’l Mukaddese”dir ve bu kelimeyi Kur’an’da bulamazsınız! Hadislerde de bulamazsınız! “Kutsal Savaş” kelimesi ilk hristiyan haçlıları için kullanılmış bir kelimedir. Haçlılar hristiyanlık adına binlerce insanı öldürdüklerinde bu eylemi “Kutsal Savaş” olarak tanımladılar ve bugün onlar için kullanılan bir kelimeyi çarpıtarak müslümanlar için de kullanmak istiyorlar.

Bunun dışında Kur’an-ı Kerim’i de işin içine alet ederek  Allah'ın Kur'an-ı Kerim'deki "Yeryüzünde bozgunculuk yapıp islamı kötü gösterenleri öldürün" sözünü insanlığın farklı şekilde anlaması için çeşit çeşit algı operasyonları düzenleyenler ve müslümanları farklı mezhepten oldukları için öldürmekle kalmayıp onlara tecavüz edenler, küçücük çocukları kurşunlarla tarayanlar, cami bombalayanlar, yeryüzünde bozgunculuk yaptıkları ve islamı kötü gösterdikleri için Türkiye tarafından öldürülüyor. Gerçek cihad budur!

Ayrıca canlı bomba olarak ölmeyi şehit olmakla karıştıranlara şunu söylüyorum. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir insan canlı bomba olmayı kabul etmez. Canlı bombalar en az iki hafta bir odada karanlık içinde kapatılıp bekletilirler, daha sonra psikolojik dirençleri zayıflayınca onlara istediklerini yaptırmak kolaylaşır ve onlara ölmeyi emrederler. Dolayısıyla, bunu yapmak etik bir davranış olmadığı gibi canlı bombanın ölümü de şehitlikle karıştırılamaz!

Şimdi hem IŞİD, hem de PKK’yı birlikte ele alınca her ikisinin de hedefinde Türkiye olduğunu görmekteyiz. Ama başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da dediği gibi “Türkiye bir hafta önceki Türkiye değil, bize yapılanların 10 mislisini ödeteceğiz!”. Biz kimleri yenmişiz, biz senin ağababalarını yenmişiz, sana papuç bırakır mıyız? “Bir bak tarihe, Türk’e baş kaldıranların sonu ne olmuş?” sözünü boşuna söylememiş Bilge Kağan. Aynı şekilde milyonlarca insanı öldüren Hitler bile “Türkler öyle bir millettir ki, hayatta bir tane bile kalsa devlet kurup intikamını alır” demiştir. Senin gücün yeter mi?

Son söz: Türkiye'de rüzgar eken fırtına biçer!

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr