Kültür
Kültür

NİYE DÜRÜST OLAMIYORUZ Kİ BİZ?

Herşeyin inkarında, aslında umurumuzda olup da, umursamaz tavırlarda, üzüntümüzü gizleyip, sevincimizi saklayan, her şeyi örtüp, basıp bastıran, kibirliliğin pe

Köşe Yazıları 14 Nisan 2013
NİYE DÜRÜST OLAMIYORUZ Kİ BİZ?

Herşeyin inkarında, aslında umurumuzda olup da, umursamaz tavırlarda, üzüntümüzü gizleyip, sevincimizi saklayan, her şeyi örtüp, basıp bastıran, kibirliliğin pençesinde duygusuz tavırlarda, umursamaz havalarda, hiç üzülmeyen, ağlamayan, sanki bu vasıflarını yitirmişçesine bir edalarda, sevgisi dahi ölçülü, nefreti bile basit, olması gereken buymuş gibi bir kalıba uydurulmaya çalışan, bir zihniyet yaratma çabasında, mücadele veren, insan olmanın sadece etten kemikten bir varlık olmayıp, oluşmadığını, candan, kandan, histen duygudan da geçer olduğunu, hep unutmak yerine niye sahip çıkamıyoruz ki, duygularımıza, tavırlarımıza, kızgınlık ve kırgınlıklarımıza, hatalarımıza, yanlışlarımıza, bu kadar mı zor, bizim demek, diyebilmek, niye dürüst olamıyoruz ki biz?

Niye böyle olduk ki biz ?

Niye sevdiğimize tüm açık yürekliliğimizle “seni seviyorum” diyemiyoruz mesela, ya da aşkımıza; “evet ben sana, sana aşığım yok ötesi” demiyoruz, diyemiyoruz. Kaybetmekten korktuğumuz düşüncesinin bile içimizi titrettiği, insanlara değerlerini hissettiremiyor, sevgi gibi kutsal, aşk gibi yüce duygulara bile, sanki olağan dışı bir durummuş gibi arkasında duramıyor, en basit,  gayet insanca, bu insancıl duygularımıza bile sahip çıkamıyoruz.

Canımız arkadaşlarımıza, dostlarımıza gereken değeri özveriyi gösteremiyor, “gidersen üzülürüm”, ”seni kaybetmek istemiyorum”, “sen benim için çok değerlisin” gibi çok basit bir o kadar da anlamlı, kelimeleri sanki sözlüğümüzde yokmuşçasına, bunları söylemek, dile getirmek, bu denli zormuş, imkansızmış gibi, göz göre göre onları kaybetmek pahasına, sessiz tepkisiz kalıyor, adını ego sandığımız, gereksiz gururumuza yeniliyor, teslim oluyor ve dolasıyla farkında olmasak da kaybeden de üzülen de yine biz oluyoruz, peki ama hangi ara böyle olduk ki biz.

Yaptığımız hatalarımıza sahip çıkmak, eğer mümkünse telafi etmek yerine, ya görmezden geliyor, ya da inkarına gidiyoruz, ve dünyanın  sonuymuş gibi ne eleştiri kabul ediyor, ne yardım talebinde bulunuyor, iyi niyetli eleştiriler, uyarılar karşısında ise sevdiklerimize sırt çeviriyoruz.

“Şuna şunun için kızdım, kırıldım!”, “Bunu bunun için yaptım!” demek yerine, arkasında duramıyor, yaptığımız hatalarımızdan ders çıkarmak, kabullenmek ve gerektiğinde özür dilemenin büyüklüğünü seçmek yerine, zayıflığın, acizliğin yalanına kapılıp, her defasında ipleri koparmayı, olayları uçuruma sürüklemeyi nasıl oluyor da başarabiliyoruz ki biz.

Yüz adım koşar da insan, gelecek bir adımı bekler durur çoğu zaman, işte niye o adımı başkalarından beklemek yerine, biz atamıyoruz, dürüst olmaktan mı korkuyor, yoksa kendimizle yüzleşmekten mi kaçıyoruz?

Görmezden gelip sırt çevirdiğimiz, tüm olumsuzluklardan kaçtığımızı zannederken aslında, yaşanabilirliği mümkün, tüm olası güzelliklere, kapımızı kapadığımızın farkına varabiliyor muyuz acaba?

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr