Yangroup logo Yangroup logo
Hisarturizm Hisarturizm

Psikolojik bozukluk nedir?

Bu serimizde sizlerle çeşitli psikolojik bozukluklar üzerine konuşacağız ve her birini detaylı olarak ele alacağız.

Köşe Yazıları 4 Kasım 2022
Psikolojik bozukluk nedir?

Bu serimizde sizlerle çeşitli psikolojik bozukluklar üzerine konuşacağız ve her birini detaylı olarak ele alacağız. Ancak detaylı konuşmaya başlamadan önce psikolojik bozuklukların ne olduğuna dair açık bir şekilde tanımlama yapmamız gerekiyor çünkü bu konuda toplumumuzda büyük bir bilgi kirliliği mevcut. 

Psikolojik bozukluklar içerisinde amiyane tabirle delilik olarak adlandırılan duruma benzeyen hatta büyük oranda karşılayanlar (örneğin psikotik bozukluklar) olsa da bunlar psikolojik bozuklukların küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Fakat, birçok insan toplum tarafından ‘’deli, kafayı bozdu’’ gibi yaftalamalara maruz kalma korkusuyla kendisi için gerekli olan destek ve tedaviyi arama girişiminde bulunamıyor.

Bu nedenle psikolojik bozuklukları ayrı ayrı ve detaylı şekilde konuşmaya başlamadan önce psikolojik bozukluğun ne olduğunu konuşmamız gerekmektedir. Böylelikle ilerleyen süreçte üzerinde konuşacağımız konular için sağlam ve sağlıklı bir zemin hazırlayabiliriz. Psikolojik bozuklukların ne olduğuna baktığımızda tam olarak tıbbi hastalıklar gibi olmadıklarını görmekteyiz.

Tıbbın ideal hastalık tanımına baktığımızda; belli bir etkeni olan, o etkenin insanı nasıl etkilediği ve vücudunda ne yaptığı belli olan, belirtileri yani kişide yol açtığı şikâyetleri ve dışarıdan gözlemlenen bulguları belli olan, vücutta nereye, ne şekilde yerleştiği ve ne gibi rahatsızlıklara yol açtığı belli olan rahatsızlıklardır. Bu anlamda baktığımızda tıbbın en ideal hastalıkları enfeksiyon hastalıklarıdır. Günümüzde hepimizin bir şekilde tanıdığı korona tıbbın hastalık tanımını tam olarak karşılamaktadır.

Ancak psikolojik bozukluklara geldiğimizde ise tanımında tıbbi hastalık tanımına tam olarak uyan bir kalıp yoktur. Psikolojik bozuklukların bir kısmı tıbbi rahatsızlıklara oldukça benzerlik gösterirken bir kısmı ise oldukça uzaktır. Yani daha kompleks bir durum söz konusudur. 

Psikolojik bozukluklarda rahatsızlığın ne olduğuna dair tanımlamalarımızı bizler belirti (kişinin yakındığı ve rahatsızlık duyduğu durumlar. Örneğin bireyin şikâyet ettiği çok üzüntülüyüm, ellerimi çok sık yıkıyorum, fazla alkol kullanıyorum vesaire gibi) ve bulgular (bizim dışarıdan bireyde gözlemlediğimiz durumlardır. Örneğin bireyi durgun ya da yerinde duramıyor görmemiz gibi) üzerinden yapmaktayız.

Psikolojik bozuklukların belirti ve bulgularına baktığımızda normalde de her insanda zaman zaman ortaya çıkabilen durumlar olabildiklerini görmekteyiz. Örneğin, depresyonun belirtileri arasında yer alan keder ve mutsuzluğu ele alalım; Sanırım hayatının herhangi bir döneminde keder veya mutsuzluğu yaşamayan bir insan yoktur. Bu nedenle şöyle bir soru ortaya çıkmaktadır; Biz neye, ne zaman psikolojik bozukluk belirtisi diyeceğiz?

Bir psikolojik bozukluğu belirlemede farklı ölçütlerimiz olsa da temelde üç konuya göre değerlendirme yapmaktayız. Kişinin günlük hayatını etkilemesi, çevresini etkilemesi ve işlevselliğini bozması (örneğin, mesleki sorumluluklarını yerine getirememesi) değerlendirme sürecinde üzerinde durduğumuz başlıca konulardır. 

Konunun biraz daha açıklık kazanması için şöyle bir örnek verebiliriz; Tıbbi rahatsızlığı, örneğin renal arterleri tıkalı olan birinde herhangi bir işlevsellik kaybı, günlük hayatında aksayan bir durum ve çevresinin etkileyen bir konu olmamasına karşın tıbba göre o kişide renal arter tıkanıklığı vardır. Fakat konu psikolojik bozukluklar olduğunda durumu daha kompleks ve çok boyutlu bir yapıda değerlendirilmek zorundayız.

Örneğin; Diyelim ki bir kişi hüzünlü ve ortalamaya göre daha melankolik bir insan ama buna dair de bir sıkıntı duymuyor. Hatta bu kişi bir sanatçı olup, farklı eserler ortaya koyuyor olsun, iş veya aile hayatı ile de bir sıkıntısı olmasın ama oldukça karamsar ve mutsuz bir kişi olsun. Eğer bu kişi kendisindeki kuramsallığı ve mutsuzluğu bir ızdırap olarak görüp, bir çare aramıyorsa biz bu bireyin bir psikolojik bozukluğu olduğunu söyleyemeyiz.

Yukarıda örneğini verdiğimiz kişi ortalamaya göre daha mutsuz da olsa hatta depresyonla ilgili olarak bazı tanı kriterlerini de taşıyor olsa bile durumunun psikolojik bir bozukluk olarak değerlendirilmesi uygun olmayacaktır.

Psikolojik bozuklukların oluş nedenlerine baktığımızda da çoğul nedenli bir durumun söz konusu olduğunu görmekteyiz. Örneğin korona olmuş bir kişinin niçin korona olduğuna baktığımızda temelde virüsün kendisine bulaşması sebebiyle olduğunu görmekteyiz. Ancak konu psikolojik bozukluklar olduğunda gösterebileceğimiz bazı nedenler olsa da genellikle farklı nedenlerin bileşimi olarak ortaya çıkan girift bir durum olduğunu görmekteyiz.

Psikolojik bozuklukların bireye etkisine baktığımızda ise temelde kişiye yoğun bir ıstırap verdiğini görmekteyiz. Ancak bazı bozukluklarda durumu kişinin kendisi bir sorun olarak görmüyor olsa bile çevresinin bir çözüm arayışına giriştiğini görmemiz de mümkün olabilmektedir.

Üzerine bunca konuşmuş olduktan sonra haliyle psikolojik bozuklukların tedavisinin nasıl olduğuna dair sorular aklımıza gelmeye başlayacaktır. Psikolojik bozuklukların tedavi sürecini ilerleyen haftalarda her biri özelinde ayrı ayrı konuşacak olsak ve farklı yeni tedavi çeşitlieri mevcut olsa da temel olarak iki tedavi çeşidimiz söz konusudur. Öncelikli olarak tercih ettiğimiz aynı zamanda bozuklukların tamamında kullandığımız psikolojik tedavi yöntemleri yani psikoterapi ve bozukluğun çeşidine göre destekleyici ya da tedavinin temel taşı olarak kullanmakta olduğumuz ilaç tedavileri söz konusudur.

Özetle, bir durumun psikolojik bozukluklar arasında değerlendirilmesi için kişinin normalden farklılık arz etmesi, kişinin günlük yaşamını etkilemesi, işlevselliğini ve çevresi ile olan ilişkilerini bozması gerekmektedir. 

Bir sonraki yazımızda sizlerle OKB’yi (obsesif kompülsif bozukluğu) ya da günlük dilde kullanımı ile vesvese/takıntı rahatsızlığını ele alacağız.

İletişim; 

WhatsApp: https://wa.me/message/CLOF6UPHM7R4G1

E-posta: onuribram@outlook.com

Hisarturizm
Millet gazetesi logo
© 2023 Millet
KÜNYE
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr