SİLKELEN VE KENDİNE GEL

Bir an önce o at gözlüklerinizi çıkarıp, kaliteli gözlükler takmaya başlayın. Olmadı, evinizi pencerelerle donatın, kendinize hayata farklı pencerelerden bakma

Köşe Yazıları 8 Kasım 2014
SİLKELEN VE KENDİNE GEL

Bir an önce o at gözlüklerinizi çıkarıp, kaliteli gözlükler takmaya başlayın. Olmadı, evinizi pencerelerle donatın, kendinize hayata farklı pencerelerden bakma imkanı sağlayın. Bu da olmadı, açılarınızı ona göre belirleyin ki hayata farklı açılardan bakabilesiniz.

Bu haftaki yazımı iki önemli durumu göz önünde bulundurarak yazacağım.

Birincisi; toplumumuzda, hatta bütün insanlıkta gördüğüm bir durum olan bir konu üzerindeki ısrarcılığımız..! Bir şeyi elde etme konusundaki ısrarcılıktan bahsetmiyorum. Her zaman haklı çıkma, her zaman bizim dediğimizin doğru çıkarmak konusundaki ısrarcılıktan bahsediyorum.

Arkadaşlarımızla yaptığımız bir tartışma esnasında, ilk olarak kendimizi haklı çıkarmayı hedefleriz. Evet hedefleriz diyorum... Çünkü bu durum bazıları için hayati bir mesele gibi görünür. Neden mi? Çünkü hayata at gözlüğüyle bakıyorlar. Allah aşkına bir kere düşünün; “Ya benim dediğim yanlışsa”, “Ya ben bu sözümün arkasında durarak bir faciaya yol açarsam”. Ama tabi bizim önceliğimiz haklı çıkmak. Pişmanlığı sonra düşünürüz...

Geçenlerde arkadaşlarım arasında geçen bir durumu anlatmak istiyorum. Bir konu üzerinde bir anlaşma yapılacaktı, fakat o anlaşma şartlarını sunanların şartları ufak tefek riskler içeriyordu. Ne yazık ki anlaşma konusunda bizzat görüşen arkadaşımız bu anlaşmanın kabul edilmesi konusunda ısrarcı davrandı. Her ne kadar empati kurdurtmaya çalışsak da.. Her ne kadar olaya bizim gözümüzden baktırtmaya çalışsak da bu mümkün olmadı. Sonrasında egosuna yenik düşen arkadaşımız istemdışı bir hakarette bulundu. Sonuç olarak aşırı derecede pişmanlık ve üzüntü duydu.

Daha önceki yazılarımda zihnin oyunlarından bahsederken, zihni bu tür dolduruşlara getirenin şeytan olduğunu söylemedim. Sizi bu kadar haklı çıkarmak isteyen şeytandır. Bir düşünün. Haklı olmasanız ne kaybedeceksiniz ki? Daha doğrusu ne kazanacaksınız? Kazanacağınız tek şey kibir olacaktır. Bu da çevrenizde pek sevilmeyen bir insan olarak dolaşmanıza vesile olacaktır. Bahsettiğim olaydaki arkadaşım neden “BİZ” yerine, “BEN”i tercih etti? Neden topluluğun menfaati yerine kendi menfaatini düşündü? Çünkü zihnini dinledi. Yanlış anlamayın zihin şeytanın vesveseleriyle doldurulmuş bir şey demiyorum. Bunu daha iyi anlayabilmek için bir kapının önüne geçin. Arkasına da bir engel koyun (Masa, Sandalye vs). Şimdi itin.. itmeye devam edin.. hala itin.. gördüğünüz gibi bir yerden sonra yorulmaya başlayacak ve itemeyecek duruma geleceksiniz. Kapıyı tamamen kapatabilmek için güçlü kol kaslarına sahip olmanız gerekir. Zihnin içindeki şeytanı kovmak için de güçlü bir karaktere sahip olmanız gerekir.

Şimdi ikinci önemli durumumuzu ele alalım. İkinci önemli durumumuz; kendimize bir şey yapıldığı zaman üzülmekte, kendimizi yerden yere vurmakta ısrar etmek. Ne yazık ki; bir hakaret duyduğumuz zaman hemen kırılırız. Allah aşkına sen o hakareti bir kişiden duydun. Çevrendeki bunca insanın güzel sözlerine aldırış etmiyorsun da, küstahın tekinin hakaret etmesi mi kırıyor seni. Eğer herkes sana hakaret ederse işte o zaman kırıl. Kırıl ki; kendine gelebilesin, kendini düzeltebilesin.

“Konu benim hakarete laik olmam değil, çok sevdiğim bir arkadaşım tarafımdan bu hakareti işitmiş olmam” dersiniz haklı olarak. İşte burada da yine şeytan devreye giriyor be gülüm. Sırf aranızı bozmak için şeytan devreye giriyor. Daha önce affetmenin ne kadar büyük bir erdem olduğunu belirtmiştim. Affet! Affetmenin verdiği huzur bambaşka. “Arkadaşım bir hata sonucu değil, kendi menfaatleri için bana hakaret etti” diyorsanız “O menfaatin bir fiyatı var, fakat affetmek paha biçilemez” derim.

Yazıma başlarken “Bir an önce o at gözlüklerinizi çıkarıp, kaliteli gözlükler takmaya başlayın. Olmadı, evinizi pencerelerle donatın, kendinize hayata farklı pencerelerden bakma imkanı sağlayın. Bu da olmadı, açılarınızı ona göre belirleyin ki hayata farklı açılardan bakabilesiniz.” demiştim. Tekrar diyorum. Sırf ciddiye almayıp tekrar aynı hataya düşersiniz diye tekrar diyorum ve zihninizin oyunlarına gelmeyip mutlu bir hayat dileyerek bu haftalık hoşçakalın diyorum.

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr