Sultan II. Abdülhamid’in İskeçe’deki izleri-1
Köprüler genel ulaşım ve iletişim için kullanılmaktadır. Fakat köprülerin maddi yönlerinin yanında manevi yönleri de vardır. Örneğin Tarih biliminde köprü bir s
Köprüler genel ulaşım ve iletişim için kullanılmaktadır. Fakat köprülerin maddi yönlerinin yanında manevi yönleri de vardır. Örneğin Tarih biliminde köprü bir semboldür. Köprü geçmiş ile geleceği birbirine bağlayarak empati kurmayı sağlayan bir araçtır. Geçmiş ile gelecek arasında empati kurulması ve insan üzerinde tarih bilincinin oluşmasında yardımcı olmaktadır. İnsan üzerinde tarih bilincinin oturması, tarih şuurunu kazandırmaktadır. Tarih şuuru insanlara tarihi olayları doğru bir şekilde yorumlama, analiz etme ve ders çıkarma yeteneğini kazandırmaktadır.
Sultan II. Abdülhamid Han İskeçe şehrinin tekrar ihya edilmesinde önemli rol oynamıştır. Batı Trakya’nın mimarı olan Sultan II. Abdülhamid Han 1903-1904 yılları arasında İskeçe şehrine önemli eserler inşa etmiştir. 20. yüzyıl başlarında yani 1903 yılında İskeçe Belediye Başkanı olan Yörük Hüseyin Ağazade Tahir Efendi Sultan II. Abdülhamid Han’a telgraf çekerek İskeçe şehrinden dağ köylerine ulaşımı kolaylaştırmak maksadıyla bir taş köprüye ihtiyaç olduğunu izah etmiştir. Bunun üzerine Sultan II. Abdülhamid Han o dönemdeki İskeçe mutasarrıfı olan Yörük Hüseyin Ağazade Tahir Efendi'ye İskeçe-Şahin yolu üzerinde bir taş köprü inşa edilmesi için gerekli olan tüm işlemlerin yapılmasını bildiren bir telgraf çekmiştir.
21 Ağustos 1903 yılında köprünün açılış töreni düzenlenmiştir. Yeni inşa edilen köprüye Hamidiye köprüsü ismi verilmiştir. Açılış törenine İskeçe’de yaşayan Türkler, Rumlar, Museviler ve Ermeniler katılmışlardır. Müslümanlar ve Hıristiyanlar ve Museviler Sultan II. Abdülhamid’in İskeçe şehrine bahşettiği köprü için Abdülhamid Han’a dualar etmişlerdir. Hamidiye köprüsünün inşa edilmesiyle birlikte İskeçe-Şahin güzergâhı üzerinde yoğunlukta artış gözlemlenmiştir. Artık İskeçe-Şahin ve Şahin köyü ve diğer civar köylerinde yaşayan kimseler rahatlıkla günlük ihtiyaçlarını gidermek, ticaret yapmak, tahsil görmek ve seyahat etmek için İskeçe-Şahin ve civar köylere Hamidiye köprüsü üzerinden rahatlıkla ulaşım sağlanmıştır.
2. Dünya savaşının başlamasıyla birlikte 6 Nisan 1941 tarihinde Yunan ordusu Alman birliklerinin İskeçe şehrini işgal etmesini engellemek maksadıyla Şahin köprüsünü havaya uçurmuştur. Hamidiye köprüsü üç kemerden oluşmaktadır. Şahin’e giden yolun son kemeri Yunan ordusu tarafından Alman birliklerinin İskeçe şehrini istila etmesini engellemek için havaya uçurulmuştur. 1941'den günümüze kadar Hamidiye köprüsü henüz restore edilmemiştir. Hamidiye köprüsü dört ayaklı ve üç kemerli olup 11 metre yükseklikte, 5 metre genişliktedir. Ancak, bugün köprü yalnızca iki kemere sahiptir, üçüncü kemer yerine blok beton dökülmüştür. Köprünün orta kemerindeki hilal ve yıldızdan oluşan kitabe artık yoktur. Hilal ve yıldızdan oluşan kitabe her iki taraftan da çeşitli zamanlarda kimliği belirsiz kişiler tarafından kazılarak sökülmüş, boşluklar beton ile kaplanmıştır.
Tarihi eserlere sahip çıkmamız gerekmektedir. Çünkü tarihi eserler insana tarih bilincini ve aidiyet duygusunu aşılamaktadır. Eğer tarihi eserlere sahip çıkmazsak aidiyet duygumuzu unutur ve bizden sonra gelecek olan nesilleri köreltmiş oluruz.