Ülkelere Göre Müzik Kültürlerinin İnsanlara Olan Etkileri

Daha önce 'Subliminal (Bilinçaltı) Mesaj' başlıklı yazımda birçok örgütün insanları kendi çıkarları doğrultusunda yaşamaları için bazı bilinçaltı mesajlarla yön

Köşe Yazıları 23 Temmuz 2015
Ülkelere Göre Müzik Kültürlerinin İnsanlara Olan Etkileri

Daha önce 'Subliminal (Bilinçaltı) Mesaj' başlıklı yazımda birçok örgütün insanları kendi çıkarları doğrultusunda yaşamaları için bazı bilinçaltı mesajlarla yönlendirdiklerini belirtmiştim. Bu sefer ise ülkelerin kendi kültürlerine dayanan müziklerin o ülkenin insanını bir birey olarak değil, bir toplum olarak nasıl etkilediğini konuşacağız.

Konuya ABD’nin müzik kültürüyle başlamak istiyorum. Az önce ülkeler derken dünyanın bütün ülkelerinin teker teker ele alınmasını kastetmiştim, fakat konu müzik olunca ABD tek başına bir mega ülke haline geliyor ve dünyanın geri kalan devletleri de bu ülkenin eyaletleri veya şehirleri rolüne bürünüyor. Bunun sebebi neredeyse bütün insanların yolda gezinirken Amerikan tarzı şarkıları mırıldamasıdır. Başka bir devletin şarkısını mırıldanmak kötü bir şey değil tabi ki, ancak dünyadaki bütün insanlar bunu yapıyorsa bu işte bir sorun var demektir. Neden Türk şarkılarını bir Fransız mırıldamaz ki? Çünkü bu işin altında subliminal mesaj gerçeği yatmaktadır. Türkiye’de hiçbir örgüt sanatçıların şarkılarına başka şeyleri alet etmezken, Amerika’da bu durum çok farklı.

Şimdi kendi müziğimize bakalım. Türk tarihi en yaygın inanca göre M.Ö. 226 yılında başladığı için ve göçler esnasında çeşitli milletlerin kültürlerine maruz kaldığı için eski müzik tarzını değil günümüzdeki müzik tarzını konuşacağım. Günümüzde en çok dinlenen şarkıların teması “Hüzünlü Aşk Şarkıları”dır. Nedense bizim insanımız hüzünlü şarkılar dinlemeyi çok seviyor, daha doğrusu durup dururken üzülmeyi çok seviyor. Ama aynı zamanda da sevmeyi yani aşık olmayı da çok seviyor. Hem aşk hem de acı çekme durumu aynı anda oldu mu tadından yenmiyor. Aslında düşündüğünüz zaman kötü bir şey olduğunu farkediyorsunuz. Ama insanlarımız bu tür durumlarda çözüm aramak yerine üzülmeyi tercih ediyor, başka bir deyişle “Kendini içkiye, sigaraya veriyor” ve bunun üzerine hüzünlü şarkılar dinleyerek acısına acı katıyor. Kimsenin müzik zevkine karışıyormuşum gibi bir algı oluşmasın, hüzünlü şarkılar tabi ki de dinlenecek ama eski anılar hatırlanınca veya özlem duygusu ağır basınca dinlenecek kötü olan durumu daha da kötüleştirmek için değil. Bu olay bir yarayı kaşımaya benzer, kaşıdıkça tatlı bir his duyarsınız ama sonrasında yaranın daha da kötüleştiğini farkedersiniz.

İtalyan şarkılarına geçecek olursak onların da aşk şarkıları dinlediğini ama onların hüzünsüz aşk şarkıları dinlediğini görüyoruz. Bu yüzden “Roma’da aşk başkadır”, “Floransa aşkın şehridir” gibisinden sözleri hep duymuşuzdur. Bu durum Fransa için de geçerli, aynı şekilde “Aşk en iyi Paris’te yaşanır” sözü söylenmektedir. Ve bu insanlar herhangi bir olumsuzluk anında kendilerine zarar vermek yerine sorunlarını mantıklı bir şekilde çözmeyi tercih etmektedirler.

Hindistan’a baktığımızda ise adeta kültür kokan şarkılara sahip olduğunu görüyoruz. Nitekim Hint insanı da kültürünü her zaman korumuş, başka diyarların kültürüne özenmeyerek her zaman kendi kültürünü benimsemiştir.

Vatanımız Yunanistan’ı es geçmek ayıp olur. Son zamanlarda pop ve rock tarzındaki şarkıları ön plana çıksa da, gerçek müzik tarzı asla kaybolmamıştır, çünkü birçok pop şarkıda bile Yunanistan’ın geleneksel enstrünmanı olan lir kullanılmaktadır. Uzun lafın kısası: Şarkılar Sirtaki edasındadır. Bu da devletin bu durumda olmasının sebebini çok iyi açıklıyor diye düşünüyorum.

Türk müziğine tekrar dönüyorum. Çünkü ülkenin sadece devlet olarak değil de toplum olarak gelişmesi için, değerlerine daha fazla saygı duyması için müzik konusunda en azından 500 sene öncesini araştırıp, o zamanlarda müziğin ne şekilde hazırlandığını anlamalıdırlar.

Bazı müzisyenler bu yazımdan sonra bana darılmış olabilir. Bunun üzerine “Müzik yaşam için bir ihtiyaçtır” diyorum ve “Müzik doğru bir şekilde kullanıldığı zaman müziktir” diyorum.

Millet gazetesi logo
© 2026 Millet Media
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr