Yunanistan’da Değişmeyen Zihniyet ve Türk Azınlık
Son yıllarda Türkiye ile Yunanistan arasında ciddi bir şekilde yakınlaşma var. Ticaret ve turizm alanlarında yapılan işbirlikleri iki ülkeyi birbirine yakınlaş
Son yıllarda Türkiye ile Yunanistan arasında ciddi bir şekilde yakınlaşma var. Ticaret ve turizm alanlarında yapılan işbirlikleri iki ülkeyi birbirine yakınlaştırdı.
Yunanlıların Türkiye’ye ve Türklerin Yunanistan’a ziyaretleri halkları birbirine yaklaştırdı. Hatta yıllardan beri yaşanan kirizlerin siyasiler tarafından yaratıldığını anladılar.
Türkiye siyaseti kendi ülkesi içinde yaşayan azınlıklara karşı değişti ve azınlıklar lehinde önemli kararlar alarak tüm haklarını iade etmeye başladı. Dünyada eşi görülmemiş bir hareketti bu. Tabiiki bu hareketin karşısında Batı Trakya Türkleri de beklentilerin içine girdi.
Ama malesef son olarak Poşpoş mezarlığına yapılan saldırı ile Yunanistan’da hala zihniyetin değişmediğini gördük. Batı Trakya Türk Azınlığı’nın Lozan Antlaşmasıyla verilen hakları hala iade edilmedi.
Bütün bunlara rağmen Türkiye Cumhuriyet tarihinde ilk defa TBMM’ye Patrik Vartholomeos çağrılarak yeni anayasa hakkındaki istekleri soruldu. Türkiye 360 derece dönüş yaparken, Yunanistan azınlıklar konusunda hala yerinde saymaya devam ediyor.
* * *
Yunanistan ekonomik krize girdikten sonra iktidardaki hükümet yıprandı ve yeni geçici bir hükümet kuruldu.
Bu geçici hükümet muhtemelen Nisan ayında ülkeyi seçimlere götürüyor. Yunan basınından takip ettiğimize göre Yunanistan'ın ekonomisinin iyice çöktüğü ve Mart ayında iflasını açıklayacağı gelen haberler arasında. Avrodan, Drahmiye geçiş de konuşuluyor.
Önümüzdeki aylarda olacak olan seçimlerde tek başına bir partinin iktidara gelmesi çok zor bir olasılık. Muhtemelen koalisyon hükümeti olacak ve bu hükümeti de ağırlıkta sol partiler oluşturacak. Durum böyle olunca Batı Trakya Türk Azınlığının oyları da önem kazanmış durumda. Bu nedenden dolayı da parti başkanları Batı Trakya'da ki Türk köylerini ziyaret etmeye başlayacaklardır.
Bu durumda Türk azınlığın eline önemli kozlar geçmiştir. Türk azınlık yıllardan beri Yeni demokrasi ve PASOK Partisi’ne Türk milletvekillerini seçerek meclise göndermiştir. Hatta yıllar önce Türk milletvekilinin oyuyla Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
İktidardaki partiler Türk azınlığın sorunlarını çözeceğiz diye söz vermelerine rağmen uygulamaya geçilmemiş, verilen vaatler sözde kalmıştır. Türk azınlığın durumu ortadadır. Eğitim, müftülük ve vakıflar sorunları çözüm beklemektedir.
Bu yapılacak seçimlerde Türk azınlık hangi partiye oy verecekse iyi pazarlık yapmalı ve yazılı olarak belge almalıdır. Veya tepki olarak azınlığın partisi olan DEB partisine oylarını kullanması doğru bir seçim olabilir.