Zordur yol ayrımları
Zordur insan hayatında yol ayrımları, alınacak doğru kararları gerektirir, o doğrultuda çizilecek, şekillenecek bir gelecek oluşturma çabasının, bir önceki adım
Zordur insan hayatında yol ayrımları, alınacak doğru kararları gerektirir, o doğrultuda çizilecek, şekillenecek bir gelecek oluşturma çabasının, bir önceki adımıdır, insan hayatında yol ayrımları...
Geçmişte aldığımız yanlış kararların sonucu, etkileyişidir, çoğu zaman, bizi o ayrıma getiren, bin kere düşünüp bir kere uygulamak gerekir, gerektirir, yada biz öyle sanırız, kimbilir?
Düşünsenize hangimiz şekillendirebildik, ya da şekillendirebiliyoruz hayatımızı, peki hangimiz çizebiliyoruz kaderimizi, hangimiz hükmedebiliyoruz geleceğimize? Sanırım hiç birimiz! Fakat duyar gibiyim, ama... deyişinizi, evet..! Ama...?
Bir çok kavram vardır insan hayatında, yaşamımızı etkileyen, yolumuzu, yönümüzü bulmamıza yardımcı olan, ışık tutan, aile gibi, eş gibi, arkadaş gibi. Bir çoğunu planlar, hesaplar, yargılar ve uygularız. Tabiri caizse; ince eleyip, sık dokurcasına yaşar da, hep bir yerlerden, bir şeylere yetişemez, yine olması gerektiği gibi gelişir ve o olması gerekeni yaşar insan.
Ailesini seçemez mesela, aşık olacağı insanı da, şimdi yine duyar gibiyim; “Ama arkadaşını seçebilir” dediğinizi. İşte maalesef bu konuda da acizdir aslında insan!
Düşünsenize; hangimiz seçebildik çocukluk arkadaşımızı? Aynı mahallede doğup, büyüdüğümüz, o masum koca çocukluğu birlikte paylaştığımız, ömrümüzün temel taşlarını oluşturan, o en savunmasız, tertemiz dönemini beraber geçirdiğimiz, gönlümüze ekilen sevgi tohumlarını, birlikte serptiğimiz umutlarımıza, hani hiç bıkmadan, usanmadan, bağıra çağıra, koşup oynadığımız, tek beklentimizin, büyümek olduğu, hayattaki tek beklentimizin, büyümekten öte geçmediği, o çocukluk yıllarımızda, arkadaşlarımızı seçme şansımız hiç oldu mu? Olmuşmudur hiç? Düşündünüz mü? Galiba olmadı, olmamıştır değil mi?
İşte aslında; hayat bize daha o günlerde, yolun, yolumuzun çok başlarında, en başlarında, en başında öğretiyor, hayatı seçme şansımızın olmadığını, ona hükmedemeyeceğimiz gerçeğini, çok başlarda vuruyor yüzümüze, sadece ona uymamız gerektiğinin tiyolarını hayat kendisi ilk başlardan veriyor bize...
Biz ise onu yaşamak yerine, hükmetmek egomuza yeniliyoruz her defasında, işte her ne kadar yönettiğimizi sansak da hayatımızı, maalesef sadece yönlendirebiliyoruz.
Kararlar alıyor, uyguluyor, muhakkak ki katkımız oluyor, bu kocaman, bir o kadar da kısa ömrümüze, lakin biz seçemiyor, biz yönetemiyoruz. Biz sadece bize sunulanlar içersinden tercihler yapıyor, ona göre yaşıyor, yaşatıyoruz, o tercihlerimiz doğrultusunda, mutlu oluyor, mutsuzluklar yaşıyoruz, önümüzde bulunan bir sürü yoldan birini seçip, o yolda ömür denilen zaman dilimi içersinde yürüyoruz sadece...
Zordur insan hayatında her zaman yol ayrımları, her daim zor olmuştur, ve olmaya devam edecektir, ama unutmayalım, her yol ayrımı bir bitiş, aynı zamanda süprizlerle dolu başlangıçlara göz kırpan bir istasyondur.