Kalanda krizi büyüyor: Devlet, Türk azınlığı hedef alıp “kendi kendini atayanlar” diye suçladı
Dolaphan Devlet Ortaokulu’ndaki “kalanta” etkinliğine tepki gösteren Türk azınlık kurumları bu kez Eğitim Müdürlüğü’nün hedefinde.
Dolaphan Devlet Ortaokulu’ndaki “kalanta” etkinliğine tepki gösteren Türk azınlık kurumları bu kez Eğitim Müdürlüğü’nün hedefinde. Resmî açıklamada azınlık temsilcileri için kullanılan ifadeler yeni bir gerilimin kapısını araladı.
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın tepkisini çeken Dolaphan Devlet Ortaokulu’ndaki Rum Ortodoks dinine ait “kalanta” etkinliği, bu kez devletin yazılı bir açıklamasıyla daha da alevlendi.
Doğu Makedonya–Trakya Eyaleti İlk ve Ortaöğretim Eğitim Müdürlüğü Azınlık Eğitimi Bürosu tarafından yayımlanan metinde, etkinlik savunulurken, Türk azınlık kurumlarına yönelik suçlayıcı ve küçümseyici ifadeler kullanılması dikkat çekti.
Açıklama, Eyalet Eğitim Müdür Vekili Marigula Kosmidu imzasıyla yayımlandı.
“Kalanta dini tören değil” savunması
Eğitim Müdürlüğü, Dolaphan Devlet Ortaokulu’nda gerçekleştirilen etkinliğin sadece çocuklara yönelik bir “yeni yıl şarkısı” olduğunu ileri sürerek, bunun bir dini tören gibi sunulmasının “gerçeği yansıtmadığını” iddia etti.
Ancak metinde bu görüşü dile getirenler için oldukça sert bir dil kullanıldı. Açıklamada, eleştirilerin kaynağı için iki ihtimal öne sürüldü: “Yunancanın yeterince bilinmemesi” ve “dinin araçsallaştırılması”.
Bu ifadelerin ardından söz konusu tepkiler doğrudan “sahte haber (fake news)” olarak nitelendirildi.
Türk Azınlığa üstten bakan üslup
Millet’in daha önce defalarca gündeme getirdiği gibi, Türk azınlığın hassasiyetleri bu olayda da göz ardı edilirken, resmî metindeki üslup yeni bir tartışma yarattı.
Açıklamada, Dolaphan’daki etkinliğe karşı çıkan kurumlar ve temsilciler için “azınlığın kendi kendini atayan koruyucuları” ifadesi kullanıldı. Bu sözler, bölgede yıllardır hukuki, kültürel ve dini hak mücadelesi veren kurumları doğrudan hedef alan bir yaklaşım olarak yorumlandı.
Sikinos bağlantısı dikkat çekti
Açıklamada ayrıca, Dolaphan ile Sikinos Adası’ndaki öğrencilerin çevrim içi ortamda bir araya gelerek yeni yıl dilekleri paylaşmasının “örnek ve yenilikçi bir eğitim faaliyeti” olduğu savunuldu.
Ancak azınlık cephesinde asıl tartışma, bu tür etkinliklerin devlet okullarda, Türk çocukların inanç ve kültürel kimliği gözetilmeden uygulanması üzerine yoğunlaşıyor.
Türk Azınlık basını ne yazmıştı?
Türk Azınlık basınında daha önce yayımlanan haberlerde, Türk azınlık okullarında yapılan kültürel ve sanatsal faaliyetlerin, öğrencilerin dini ve kültürel kimliği dikkate alınmadan planlanmasının toplumsal gerilimlere yol açtığı vurgulanmıştı.
Son açıklama ise, bu eleştirileri yanıtlamak yerine, azınlık kurumlarını hedef alan bir devlet dili ortaya koymasıyla yeni bir krizin işaretini verdi.
Gerilim bitmiyor
Eğitim Müdürlüğü açıklamasında okulların “siyasi çekişmelerin ve kişisel çıkarların alanı olmadığı” ifade edilse de, kullanılan ifadelerin bizzat kendisi azınlık-devlet ilişkilerinde yeni bir güvensizlik eşiği yarattı.
Dolaphan’daki bir okul etkinliğiyle başlayan tartışma, artık azınlığın temsili, inanç özgürlüğü ve devletin yaklaşımı üzerinden çok daha büyük bir siyasi ve toplumsal soruna dönüşmüş durumda.