Yangroup logo Yangroup logo
Hisarturizm Hisarturizm

BATI TRAKYA PARALEL AZINLIK(LAR)I

Birçoğumuzun bildiği gibi 31 Ağustos 1913’te, başkentinin Gümülcine olduğu, şimdiki Batı Trakya’nın Dimetoka şehrinin dışarıda kaldığı ve ek olarak Bulgaristan’

Köşe Yazıları 20 Mart 2015
BATI TRAKYA PARALEL AZINLIK(LAR)I

Birçoğumuzun bildiği gibi 31 Ağustos 1913’te, başkentinin Gümülcine olduğu, şimdiki Batı Trakya’nın Dimetoka şehrinin dışarıda kaldığı ve ek olarak Bulgaristan’ın bir kısmını içerdiği Garbi Trakya Hükümet-i Muvakkatesi yani Batı Trakya Bağımsız Hükümeti Hoca Salih Efendi önderliğinde kuruldu.

Çeşitli sebeplerden dolayı sadece 55 gün yaşayabilen Batı Trakya Türk Cumhuriyeti, atalarımız tarafından bizlere emanet edildi. Fakat Batı Trakya Türkleri'nin nüfus yapısı üzerinde büyük darbe oluşturmuş özel bir etken, Yunanistan hükümetinin bu ülkenin vatandaşlık yasası metninde 1955-1998 yılları arasında muhafaza ettiği ve insan haklarına temelden aykırılık oluşturan "Madde 19" olmuştur. Bu madde kapsamında Yunan hükümetinin "etnik açıdan" Yunan olmayan Yunanistan vatandaşlarının vatandaşlığını feshetme hakkı baki kalmış ve Batı Trakyalı veya Oniki Adalı Türkler, ata toprakları ile bağ oluşturan vatandaşlık haklarını bu madde kapsamında kaybetmiştir. Bu yasa 1998'de geriye doğru telafi imkânı sağlanmaksızın yürürlükten kaldırılmıştır.

Daha sonra emaneti koruma adına davaya gönül vermiş yiğitlerimizin çabalarını hepimiz bir taraflardan öğrenmiş ve okumuşuzdur. Fakat ne var ki, yiğit insanların tam tersi de toplumumuzda mevcut. Sanmayın ki; bu insanlar kendi araştırmaları sonucu, kendi edindikleri bilgiler ışığında uyanıp da ayaklanıyorlar. Bu ayaklanmanın arkasında yatan, Batı Trakya Türk Azınlığına alternatif olarak kurulmak istenen bir Batı Trakya Paralel Azınlık(lar) örgütlenmesinin olmasıdır.

Çok basit örneklerle açıklamak için geçenlerde “paralel” bir vatandaşın bir Yunan gazetesine yaptığı açıklamaları özetleyeyim. Şahıs diyor ki; küçüklüğünde gemi yolculuğunda çat-pat Yunancası olan bir Mısırlı ile tanışıp kaynaştıktan sonra, kaptan Mısırlı’ya gemideki insanları nereden gördüklerini sorar. O da bizim şahsın içinde olduğu toplam 4 kişiyi göstererek, çat-pat Yunancasıyla “Bunlar Yunan” demiş.

Bu durumda bizim anlamamız gereken şu: Farklı milletten biri, bir şahsı hangi milletten görüyorsa, şahıs o millettendir. Mesela Amerikalı biri bir şahsı Hint, Rus biri Arap, Alman biri Roman olarak görüyorsa bu kardeşimiz yüzde yüz ihtimalle, tereddütsüz bir şekilde o millettendir.

Bu şahıs, “Biz doğudan gelmedik, biz binlerce yıldır hep buradaydık” diyor. Keşke bununla birlikte “Tarihimizi okuyun” diyeceğine kendisi bir delil sunma zahmetinde bulunabilseydi.

Kendisi hiç zahmet etmesin! Ben kendisini de kapsayan tarihimizi delilleriyle birlikte açıklıyorum: Bizim hikayemiz, Orta Asya’dan balkanlara göç eden İskit Türkleri ile başlar. Daha sonra, 4. yy’da Hun’lar, 5. yy’da Avar’lar, 9. yy’da Peçenek ve 11. yy’da Kuman Türkleri bu bölgeyi vatanları olarak kabul etmişlerdir. Bunun ardından, dünyada yüzyıllardır hüküm sürmüş Osmanlı İmparatorluğu ise bu bölgeye Türk damgasını iyiden iyiye iyice vurmuştur. Vurmuştur vurmasına, ama her Osmanlı bölgesinde olduğu gibi bu bölgelerde de gayr-i müslimler kendi din, dil ve ırklarını rahatça yaşayabilmekteydiler.

Düşünebiliyor musunuz? İskeçe’nin Ketenlik köyünde Peçenek soyisimli kardeşlerimiz varken hala “Biz doğudan gelmedik” diyenler var.

Bize Slav veya Greek asıllı Pomak gibi çeşitli çirkin sıfatlar yakıştırıp asimilasyon politikası uygulayanlara gelelim. Delil olarak, en basitinden bu bölgede Pomakça konuşulduğu için bizi “Yunan Pomak” olarak adlandıran Batı Trakya Paralel Azınlık(ların) mensupları, bu iddialarıyla sadece saf beyinleri bulandırmaktadırlar. Çünkü Bulgaristan’a yakın bir bölgede yaşayıp da, Bulgarca’ya yakın bir dil konuşmak kadar doğal bir şey yok. Bizi bırakın, Türkiye’de Suriye sınırına yakın olan Gaziantep gibi şehirlerde bile Türk olmalarına rağmen Arapça konuşmayı öğrenmiş insanlar var. Kaldı ki, bizim kuzeyimizin Bulgaristan, güneyimizin deniz olduğu bölgede Pomakça gibi karma veya kırma dilin türemesi kadar doğal bir şey yoktur.

Bu kadar şey söyledim, ama bizi Türk olarak varsaymamak için kendi içimizden “paralelleşmiş” bazı kardeşlerimiz yine bir sürü iddia sunmaya devam edecek. Lozan Antlaşması’nda Türk değil de, “Müslüman Azınlık” olarak geçmemiz gibi. Ne fark eder ki? Bunu ilkokuldaki öğretmenlerimizden biri de, “Siz Yunan’sınız, ama yine de Müslüman olduğunuz için kendi dilinizle yazılmış kitaplarla ders görüyorsunuz” demişti. Bu da az önce söylediğim “Lozan Antlaşması’nda Türk değil de, Müslüman azınlık olarak geçiyoruz” sözünün çocuklar için uyarlanmış versiyonu. Tekrar soruyorum: Ne fark eder ki? Sen, Müslümanız diye kendi dilimizle (Türkçe) yazılmış kitapların okutulduğunu söyleyerek bizim Türk olmadığımızı bile doğru dürüst ispatlayamıyorsun.

Bir diğer iddia ise; Türkiye Cumhuriyeti’nin bizimle ilgilenmediği iddiası. Bu belki de en başarılı beyin yıkama yöntemi. Çünkü bizim milletten bazıları gözle görülür ve elle tutulur somut bir şeye rastlamayınca, Batı Trakya Paralel Azınlık(lar)ın mensubu veya kurbanı oluyorlar... Oluyorlar ki, o, gözle görülen ve elle tutulan şeyi başkaları tarafından alabilsinler. Siz Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğini göremiyorsunuz çünkü sizin aklınız yapılamayan camide, sağlanamayan özgürlükte değil, sizin aklınız kültürden kopmuş bir halde yaşayıp sonra da o koptuğunuz kültürün insanından hayır beklemekte.

Son olarak, biz Batı Trakya Türkleri olarak tek isteğimiz kendi topraklarımızda kendi kültürümüzü yaşayabilmek. Frappe’mizi yudumlarken Türkçe konuştuğumuz zaman ayıplanmamak. Diğer milletlerden göç etmiş insanların serbest yaşadığı gibi biz de serbest yaşamak istiyoruz. Herkesin görüşü farklı, kimisi Türk olmadığımızı söyler... Delil sunduğu takdirde saygı duyarız. Ancak bu dünyada insan kendi düşüncesinin hürriyetiyle yaşayabilmeli. Başka bir devlette Türk olarak yaşamak suç sayılmamalı.

Söyleyin, çok şey mi istiyoruz?

Hisarturizm
Millet gazetesi logo
© 2023 Millet
KÜNYE
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr