Batı Trakya'da "Ziraat Odası" Projesinin Önemi

Değerli okurlar, bildiğiniz gibi Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği'nin geçtiğimiz dönemde organize ettiği Proje Yarışmasının etkinliği 16 Ocak 201

Köşe Yazıları 29 Ocak 2016
Batı Trakya'da "Ziraat Odası" Projesinin Önemi

Değerli okurlar, bildiğiniz gibi Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği'nin geçtiğimiz dönemde organize ettiği Proje Yarışmasının etkinliği 16 Ocak 2016 Cumartesi günü 17:00'de Gümülcine Türk Gençler Birliği'nde gerçekleştirilmişti.

Proje Yarışmasına toplamda 23 farklı proje katılmış ve bu projeler BTAYTD Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilerek sonuçları açıklanmıştı. O yarışmada "Ziraat Odası" adlı projem üçüncülük ödülü almıştı. Bu haftaki yazımda sizlere projemin önemi hakkında biraz bilgi vermek istiyorum.

Batı Trakya'nın en büyük sorunlarından bir tanesi halkın yüzde 80'inin geçimini sağlandığı tarım sektöründeki verimin Avrupa standartlarının çok çok altında olmasıdır. Bu sorunun yarattığı bunalımla birlikte bölgemizde tarım sektörü çekiciliğini her geçen gün daha da yitirmektedir. Örneğin ismini İsviçre'nin Bern Kantonu'na bağlı Saanen Vadisi'nden alan Dünyaca ünlü Saanen keçisinin 280 günlük süt verimi Avrupa'nın birçok ülkesinde 3 bin kiloyu geçebilmekteyken, Batı Trakya'mızda oldukça yaygın olan Yunanistan'ın yerli keçisinden bir sağım döneminde sağlanan verim ancak 100 kg'dır. Yine Hollanda ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinde çok yüksek verime sahip Holstein süt ineklerinden 305 günlük sağım döneminde en az 9-10 ton süt alınmaktayken Batı Trakya'da süt ineği olarak sağılan ırkların veriminin 1-2 ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bölgemizdeki sözü edilen verim düşüklüğünün insanı dehşete düşüren seviyede olduğunu sadece bu iki örnekle bile açıklamak mümkündür.

Tarım sektöründe, Almanyalı, Fransalı veya İsviçreli çiftçi ile Βatı Takyalı çiftçi arasında hem verim hem teknik yöntem ve teknolojik ekipman açısından açık ara fark vardır. Çünkü o ülkelerde on yıllar boyunca ıslah projeleri geliştirilmiş, Üniversiteler teknoloji üretmiş, ve üretici devlet tarafından gerçek anlamda hem maddi hem de teknik bilgi açısından desteklenmiştir. Yunanistan için aynı şeyi söylemek malesef mümkün değildir.

Yunanistan'ın içinden de özellikle Batı Trakya çiftçisi gelişmişlik açısından nasibini hiç mi hiç alamamıştır. Çünkü bu bölgede üreticimiz ne profesyonel destek almış ne de kendi böyle bir arayış içinde bulunmuştur. Bu zamana dek çiftçiye destek anlamında eğitim seminerlerinden ve teknik yöntemlerden daha çok, sadece AB ve hükümetten maddi yardımların yapılması, köylünün eline geçen parasal imkanları gelişimin sağlanması için kullanamamasına sebep olmuştur.

Gönül ister ki her şey yolunda gitsin, fakat üreticilerimiz bilgilendirilmediği zaman, üreticilerimize bir bilirkişi eli değmediği zaman, demek ki, hiçbir şey yolunda gitmiyor. Bu topraklarda, Tarım-Hayvancılık Enstitüsü'nün kurulmasından önce üreticilerimizi bilgilendirme amaçlı hiçbir kurum ve kuruluş bir proje, bir seferberlik başlatmamıştı.

Üreticiyi bilgilendirmek çok önemlidir, çünkü gelişimin sağlanması için üreticilerimizin bilinçli hareket etmesi şarttır. Bunu 15 yaşında bir ortaokul öğrencisi bile akıl edebilecekken nasıl olur da devletimiz akıl edemez ki? Buna mantıklı bir açıklama getirmek gerçekten oldukça güçtür.

Peki, şimdi ne yapmamız gerekiyor, diye sorduğumuzda ise üreticilerimizin geleceğini planlayacak, geleceğine yön verek bir kuruluşa gitmekten başka çarenin olmadığı sonucuna varıyoruz.

İşte geliştirdiğim Ziraat Odası projesi böyle bir kuruluştur. Üreticilerimizin sorunlarına arayış içinde olacak ve geliştireceği bilgi ve teknik hizmet platformuyla onların imdadına koşacak bir oluşumdur.

Böyle bir kuruluşun hayata geçebilmesi için öncelikle halk olarak tarım sektörünün nasıl ayakta kalabileceğini tespit etmemiz, bilmemiz gerekmektedir. Şahsen buzamana dek bu soruyu kendime yönelttiğimde yüksek verimden başka bir cevap bulamadım. Yani üreticilerimizin tek çıkar yolu yüksek verim sağlamaktır.

Yüksek verimin de sağlanabilmesi için ıslah projelerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Islah projesi demek üreticinin yarına bugünden daha umutlu başlaması demektir. Çünkü daha önce Rusya tarafından bir ıslah projesinin geliştirilmiş olması sayesinde bugün Rusya'nın meşhur Romanov koyunu her defasında dördüz doğurabilmektedir. Islah projelerinin geliştirilmesi sayesinde İsrail'de inek sütü üretimi yıllık ortalama 12 tondur.

Yani bölge üreticimizin geleceği de ıslah projelerinin geliştirilmesiyle mümkün olacaktır. Madem ki bu zamana dek devlet tarafından bu yönde bir adım atılmadı ozaman bu adımı bizim atmamız gerekmektedir. Gücünü kendi üreticisinden, kendi iç dinamiklerinden alacak bir birliğin hayata geçirilmesi gelişimin sağlanması için olmazsa olmazdır.

Halkımızın daha iyi bir konuma gelebilmesine, yani kalkınmasına yönelik düzenlenen proje yarışmasında tam da böyle bir birliğin kurulmasını önermiştim. Çünkü 21. Yüzyılda tüm sektörlerde olduğu gibi tarım sektöründe de devrim niteliğinde değişim yaşanmaktadır. Buna en basit örnek artık tüm gelişmiş ülkelerde sağım işleminin el değmeden sağım makinaları vasıtasıyla çok başarılı bir şekilde uygulanıyor oluşudur. Maalesef tüm Avrupa'da tarih olan elle süt sağma yöntemi Batı Trakya'da halen uygulanmaktadır. Görüyoruz ki üreticilerimiz yeni teknolojileri hem uygulamada çekimser yaklaşıyor ve de yeni gelişmeler hakkında geçerli-doğru kaynaklara ulaşmada zorluk yaşıyor. Bu sorunun aşılması için de yine üreticilerimizi bilgilendirecek aynı kuruluşun devreye girmesi gerekmektedir. Halk olarak tüm bunları görmezden gelmek yaptığımız en büyük hatadır. Ayrıca Avrupa Birliğinde yürürlüğe giren ve rençperlerimiz istifade edeceği fakat yeterli bilgilendirme yapılmadığı için gerekli başvuruların yapılamadan mevcut fırsatların kaçırıldığı gözlemlenmektedir. Tüm bu sorunların aşılmasında yetkilendirilmiş ve tüm çiftçilerin ortak çıkarları doğrultusunda ter dökecek bir yapılanmaya gidilmesi nekadar saçma olabilir ki?

Günümüzde Avrupa'da ziraat sektöründe robotik devrim yaşandığı biliniyor. İnsansız süt sağım makineleri, yem dağıtma sistemleri, zemini temizleyen akıllı sistemler geliştiriliyor. Peki şuanda Avrupa'da Tarım sektöründe yaşanan tüm bu gelişmelerden kaçımızın haberi var?

Αrtık yeni bir sistemin oluşturulması gerekmektedir ve bu yeni sistemin de iyileşmeye ne kadar katkı sağladığı test edilmelidir. Yoksa geçen zaman onlarca yıldır olduğu gibi ilelebet lehimize değil aleyhimize işlemeye devam edecektir.

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr