Ideal Schools
Ideal Schools

Kendi kanatların yoksa, ya düşmeyi öğrenecek ya da sahibine itaat edeceksin

Sözüm teoride kral olup pratikte sınıfta kalanlara, masa başında konuşup sahada olamayanlara.

Köşe Yazıları 4 Eylül 2021
Kendi kanatların yoksa, ya düşmeyi öğrenecek ya da sahibine itaat edeceksin

Şimdi gelelim fasulyenin faydalarına:

Geçen hafta arkadaşın biri, bir televizyon programında gerçekleşen canlı telefon bağlantısından bir kesit göndermiş bana. Her izleyen farklı bir yorum yapıyor.

Sunucuya telefonla bağlanıp millet soru soruyor, ya da herhangi bir konuda fikrini söylüyor. Bir tanesi bağlanıp azınlık çocuklarına Yunan üniversitelerinde uygulanan kontenjandan bahsetti. ’’Nedir bu rezillik, benim kızım daha fazla puan tutturmasına rağmen istediği bölüme giremedi, onun hakkını daha az puanla bir Müslüman çocuğa verdiler, ne kadar sürecek daha bu rezillik.’’ dedi.

Şimdi burada yanımda bulunan arkadaşların yorumlarını aktarayım ilk olarak ve ondan sonra da  sunucunun cevabına geçeyim izin verirseniz.

Dedim ya başta hani, her izleyen farklı bir yorum yapıyor, diye. Benim yanımda bulunan iki kişiden biri de ‘’Oh olsun, nasıl da kıskanıyorlar bizi ‘’ dedi. Diğeri ise, ‘’Başka türlü bizim çocuklar buradaki üniversitelere zor girer, girmeleri için buna ihtiyaçları var.‘’ dedi. Bunlar bizimkilerin görüşleri, şimdi geçelim sunucunun yorumuna.

Sunucu aynen şöyle diyor: ‘’Yahu bırakın Müslüman çocuklarını burada okusunlar, biraz kafanızı çalıştırın, bu çocukların burada kalması lazım. Türkiye’ye gitmemeleri için savaş vermemiz lazım, çünkü aksi takdirde orada akıllanıyorlar, ondan sonra da başımıza bela oluyorlar. Bırakın burada kalsınlar, beyinleri bizim kültürümüzle dolsun, onun için biraz sabırlı olun bunun meyvelerini gelecekte birlikte yiyeceğiz.’’

Adam kendi açısından düşünüyor ve yerden göğe kadar haklı. Biz bu konu için ne yapıyoruz? Çünkü hakikaten kaybedilen nesillerle karşı karşıyayız. Bu konuda pratikte yapılan bir şeyler var mı, merak ediyorum.

Geçenlerde üniversite sonuçları açıklandığında sadece kayıt parasından dolayı Türkiye’yi değil de Yunanistan’ı tercih eden veliler gördüm, zor durumda olup da anavatanın kendilerine yardımcı olmadığını biraz da çekinerek söyleyenler vardı bunların içinde. Sebep de çocuklarının Yunan liselerinden mezun olmalarıydı. Aslında biraz haklılık payları da yok değil hani.

Bakın bir örnek verelim. Yıllardır Medrese’den mezun olanlar Selanik Pedagoji Akademisine yönlendiriliyordu. Akademi kapandı kapanalı, çocuklar Türkiye’yi tercih etmeye başladı. Bunun farkına varan Yunan yetkililer, gençler elden gidiyor onları istediğimiz gibi eğitemiyoruz korkusuyla isyan edip, Medrese okulunda yapabildikleri tüm değişiklikleri yaptılar ve neticede de çoğu azınlık anne ve babaların çocuklarını oraya göndermemelerine sebep oldular. Şimdi bugüne kadar oradan mezun olanların anavatanı tercih etmeleri kötü mü oldu, tabii ki hayır.

Peki Yunan liselerinden mezun olup da anavatana gitmek isteyenlere neden belki bazıları için basit, ama bazıları için de ekonomik külfet olan uygulamalar yapılıyor? Çünkü unutmamak gerekiyor ki, Gümülcine ve İskeçe’de sadece birer tane azınlık ortaokul ve lisesi mevcut ve haliyle yeterli değil. Buraya yapılan kayıtların haricinde her ne kadar sınıfları tıka basa doldursalar da, her ne kadar tüm bölümleri sınıf olarak kullansalar da yine dışarıda kalanlar oluyor ve bu çocukların başka seçeneği yok. Hem, bir Yunan lisesinden mezun birinin anavatanı seçmesi sevindirici, gurur verici bir olay değilse nedir? Eğer bunu bu şekilde kabul ediyorsak o zaman bu çocukların önü küçük de olsa bazı problemlerle neden kesiliyor? Bunlar 240'larda olduğu gibi kendi rızası ile yanlış yapmayı seçmemiş ki, mecbur kaldığı için bu kararı vermiş neticede. Üstelik bu seçimi  ekonomik bir çıkarı olduğu  için de yapmamış.

Asıl çocuğunu, öğrenci yetersizliğinden kapanan azınlık ilkokullarına bilinçli olarak göndermeyen ve buna göz yuman kişilere bakmak gerek, mecburiyetten Yunan lisesini seçmiş kişilere değil. Onca azınlık okulu, öğrenci yetersizliğinden kapanacak ve önde gelenler çocuklarını Yunan ilkokul ve ortaokullarına gönderecek, sonra kendi yanlışlarını temizlemek için Yunan liselerinde okuyanlar için ne yapalım diye kafa yoracaklar. Yok böyle bir dünya, buna resmen adaletsizlik denir. Çünkü o daha ilkokuldan Yunan okullarını seçen kişilerin zaten anavatana ihtiyacı yok, onların çocukları İngiltere, Almanya , Fransa veya ABD'de okuyor ama bunun acısını geriden gelenler çekiyor. Fillerin kavgasında karıncaların ezilmesi gibi. Kısacası güneş balçıkla sıvanmaya çalışılıyor, bunu da bazılarının artık görmesi gerekiyor.

Yaptırım değil, yatırım yapmak gerekiyor bu gençlerin geleceğine. Aksi takdirde sunucunun da dediği gibi gelecekte kaybolan nesillerle karşı karşıya kalacağız.

İnşallah bu yazının devamı, eğitimi ciddiye alan, Batı Trakya’yı düşünen kişilerle yuvarlak masa etrafında devam eder.

Bu haftalık bu kadar diyelim ve mesajların gerekli yerlere ulaştığını varsayarak rahat bir nefes alalım.

Hoşça kalın, dostça kalın…

Millet gazetesi logo
© 2021 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA O.E.
BİLAL BUDUR & CENGİZ ÖMER KOLLEKTİF ŞİRKETİ
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ & ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ Ο.Ε.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr