Batı Trakya Türklerinin hak arayışı: Çınar Camii Davası 5 Haziran’a ertelendi
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özgürlüklerini ve kurumsal iradesini hedef alan "Çınar Camii Davası"nın bugünkü duruşmasında erteleme kararı çıktı.
Batı Trakya Türk Azınlığının kendi iradesiyle seçtiği müftülük makamına ve dini kurumlarına yönelik müdahalelerin bir yansıması olan Çınar Camii Davası, bugün (27 Mart Cuma) İskeçe Adliyesi’nde görülmeye başladı.
İskeçe Adliyesi önünde basına açıklama yapan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, "Burada yargılanan sadece dört kişi değil, azınlığın varlığıdır" diyerek birlik mesajı verdi.
Yoğun katılım ve geniş güvenlik önlemleri altında başlayan duruşma, savunma avukatlarının Hamza OSMAN’ın bizzat duruşmada hazır olmasının ve kendisine sorulacak sorulara vereceği cevapların davanın gidişatı açısından önem arz ettiğini ifade ederek davanın ertelenmesi talebinde bulundular. Verilen aranın ardından savunma avukatlarının gerekçesi haklı bulunarak dava 5 Haziran 2026 tarihine ertelendi.
Adliye önünde tarihi dayanışma
Duruşmayı takip etmek üzere İskeçe Adliyesi önünde büyük bir kalabalık toplandı. Duruşmayı, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa'nın yanısıra Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif, Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi Başkanı Çiğdem Asafoğlu, Batı Trakyalı Türk milletvekilleri Burhan Baran ile Hüseyin Zeybek, Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç, Çanakkale Barosu Başkanı Ardahan Dikme, Zafer Partisi Edirne İl Başkanı Serkan Konak ve çok sayıda Batı Trakyalı Türk izledi.
Sanıklardan ortak mesaj: "Müftülük sorunu çözülmeli"
Davada yargılanan isimler; Hüseyin Baltacı, Ozan Ahmetoğlu, Bahri Belço ve Murat Köse, duruşma öncesi yaptıkları açıklamalarda bu sürecin bireysel bir mesele olmadığını vurguladılar. Sanıklar, Batı Trakya Türk Azınlığının kendi seçtiği müftüleri meşru gördüğünü, devlet tarafından atanan yapıları tanımadıklarını belirterek, Çınar Camii’nde yaşanan olayların temelinde toplumun bu iradesine yönelik müdahalenin yattığını ifade ettiler.
Müftü Mustafa Trampa: “Temel haklarımız sorgulanıyor”
Duruşma sonrası adliye önünde basına yaptığı açıklama da İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, davanın hukuki boyutunun ötesindeki anlamlara dikkat çekti. Trampa, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler bugün burada tek yürek olarak varlığımızı gösterdik. Bu tablo, haklılığımızın ve gücümüzün en büyük kanıtıdır. Burada sadece dört arkadaşımız değil, bütün bir azınlığın varlığı ve uluslararası hukukla güvence altına alınmış temel hakları yargılanıyor. İnşallah adalet yerini bulacaktır."
Uluslararası hukuka vurgu
Müftü Trampa, açıklamasının devamında azınlığın dini özgürlükler, vakıflar ve eğitim alanındaki haklarının uluslararası anlaşmalarla koruma altında olduğunu hatırlattı. Son dönemde yürürlüğe giren bazı düzenlemelerin vakıfların işleyişini ve mülkiyet haklarını olumsuz etkilediğini belirten Trampa, bu tür müdahalelerin toplumsal huzuru zedelediğini söyledi.
5 Haziran için geniş katılım çağrısı
Davanın 5 Haziran’a ertelenmesinin ardından, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu tüm azınlık mensuplarını bir kez daha haklı davalarına sahip çıkmaya davet etti. Müftü Trampa, duruşmaya destek veren herkese teşekkür ederek, "Haklarımızı hukuk çerçevesinde, birlik ve beraberlik içinde savunmaya devam edeceğiz," dedi.
Dava avukatlarından Ahmet Kara: Talebimiz haklı bulunduğu için dava ertelendi
Çınar Camii davasının savunma avukatları Ahmet Kara ve İoannis Barkas Çınar Camii’nde yaşananlar hakkında ifade veren sabık Dimetoka tayinli Müftü Naibi Hamza Osman’ın da duruşmada hazır bulunması gerektiğini ifade ederek davanın ertelenmesi talebinde bulundular.
Avukat Ahmet Kara yaptığı açıklamada konunun ayrıntılarını şu şekilde izah etti:
“Duruşma cetvelinin son sırasında olan duruşma saat 14:00’te sanık ve tanıkların hazır bulunup bulunmadıklarının tespitiyle başladı. Tanıklardan Hamza OSMAN’ın Atina’da bakanlıkta görüşmesi olması sebebiyle hazır bulunmadığı anlaşıldı. Bu safhanın akabinde Gümülcine Barosuna bağlı avukat Purnara Cihat Halil adına müdahil olma talebini belirtti. Bu talep üzerine savcı, bu talebin dini törenin dağıtılması suçu için reddedilmesi gerektiği sadece kanunsuz şiddet suçu için kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Savunma avukatları savcının mütalaasına kısmen katılarak, müdahil olma talebinin isnad edilen diğer suç için de reddedilmesi gerektiğini zira isnad edilen suçların aynı fiile dayandırıldığı ve tanıkların bunu kötüye kullanacaklarının açık olduğu belirtildi. Mahkeme savcının mütalaasına uygun olarak, kanunsuz şiddet için müdahil olma talebini kabul etti.
Bu safhadan sonra savunma avukatları yine söz alarak, Hamza OSMAN’ın bizzat duruşmada hazır olmasının ve kendisine sorulacak sorulara vereceği cevapların davanın gidişatı açısından önem arz ettiğini vurguladılar. Savcı duruşmanın başlaması ve eğer gerekli görülürse erteleme kararı verilebileceğini belirtti. Mahkeme, verdiği aranın akabinde savunma avukatlarının talebini haklı bularak duruşmayı 5 Haziran 2026 tarihine erteledi.”