AP Seçimlerinde yükselen sağın gölgesinde DEB'in başarısına dair bir analiz

Sağcı ideolojilerin giderek baskın hale geldiği Avrupa'da DEB Partisi'nin seçim başarısı büyük önem arz ediyor.

Köşe Yazıları 12 Haziran 2024
AP Seçimlerinde yükselen sağın gölgesinde DEB'in başarısına dair bir analiz

Avrupa'da Sağın Yükselişi

Son yıllarda Avrupa'da sağın yükseldiği sıklıkla dile getiriliyor. Bu durum, artık her yerde Avrupa’nın değerleri ve geleceği açısından tehlikeli olarak değerlendiriliyor. Avrupa Parlamentosu’nun 2024 seçim sonuçları da bu tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi. Fransa’da Marine Le Pen’in oy oranlarını ciddi derecede artırması, henüz yeni seçilen Emmanuel Macron’u meclisi feshetmeye zorladı. Aynı zamanda, Belçika Başbakanı Alexander De Croo da aldığı yenilgiden sonra istifa kararı aldı.

Tüm bu gelişmelerin Avrupa’nın hayrı için yapıldığı ifade ediliyor. Ne var ki, sağın yarattığı baskının solla arasında bir gerilim meydana getirdiğini ve bu gerilimin de Avrupa'nın kendisini ayakta tutmasının en büyük araçlarından biri oluğunu görüyoruz. Kâh Fransız Devrimi sonrası kâh Nazi hezimeti sonrasında Avrupa bu gerilim sayesini devam etmişti. Sağ, bir Batı icadıdır ve sağ olmadan solun varlığı düşünülemez. Bu nedenle, sağ ve solu birbirinin motoru olarak düşünmek gerekir; birinin en şiddetli hali, diğerine alan açar.

DEB’in Başarısı

Avrupa Parlamentosu seçimlerinin Yunanistan ayağında, Batı Trakya'daki DEB Partisi’in başarısı dikkat çekiyor. DEB’i şu anki durumda geleneksel anlamda sağ ya da sol gibi bir yere konumlandırmak mümkün değil. Bunun nedeni, DEB’in bir ülkenin tümüne hitap eden bir parti olmaması ve mevcut şartlarda sadece kendi sorunlarına çok dar sınırlarda çare aramakla meşgul olmasıdır. Bu nedenle DEB'i, daha özel bir konumda, kültürel haklar arayışında bir parti olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. Ne var ki, DEB şu anki haliyle bile Yunanistan’da anaakım sağın karşısında yer alıyor; bunu kendisi tercih ettiği için değil sağ parti destekçileri böyle gördüğü için. DEB’in seçimlere girecek olması bile sosyal medyada partinin kapatılması gerektiği ve Azınlığın Türkiye’ye gönderilmesi gerektiği şeklindeki yorumlara neden olmuştur.

Zamanında, birçok kişinin itiraf ettiği gibi DEB’in meclise girmemesi için getirilen yüzde 3’lük seçim barajına rağmen, DEB'in sadece seçimlere katılıyor olması hatta bazen buna bile gerek kalmadan tek başına var olması Yunanistan’daki büyük bir kısmı rahatsız ediyor. DEB’in İskeçe ve Gümülcine illerinde birinci çıkması, Azınlığın bu partinin iddia ettiği etnik, dini, dilsel ve eğitim hak taleplerini desteklediğini gösteriyor. Bu durum, anaakım sağın resmi ideolojisinin Azınlık hakkında ‘hayırlı’ gördüğü şeylerin Azınlık tarafından o kadar ‘hayırlı’ görülmediğini ortaya koyuyor. Bu da ikili bir diyalogun kapısının açılmasını elzem hale getiriyor.

Yükselen Sağ Karşısında DEB Partisi

Batı Trakya’daki Azınlık Katalanlar, Bretonlar, Basklar ve Korsikalılar gibi diğer yerel halklarla karşılaştırıldığında çok daha uysal metodlarla hak talebinde bulunmaktadır. Ancak, bölgede birinci parti oluşunun bile kapatılması yönündeki tepkilere yol açması bize gösteriyor ki DEB'in yöntemleri değil bizzat varlığıdır onu sakıncalı kılan.

Sağın ve solun birbirinin motoru olduğunu ifade ettim; bunu günümüze uyarlayacak şekilde farklı açılardan da düşünebiliriz. Örneğin, totaliterliğin en baskın olduğu noktada azınlık grupları kendilerine alan açabiliyor. En sağ olanın bile içinde bir sol tarafı, en sol olanın da bir sağ tarafı barındırdığı postmodern bir siyasetin hakim olduğu dönemde yaşıyoruz. Bu bağlamda, DEB’in Yunanistan'ın her ilinden ortalama 60 oy alabilmiş olması ciddi bir başarıdır. Bu başarı, DEB’e bir lütuf olarak sunulmadı. Mevcut şartlarda en karlı şekilde nasıl çıkılabileceğinin hesabı iyi yapılmış olmalı. Makedon Azınlığının tanınan simalarından Eugenia Natsoulidou’nun DEB’den aday gösterilmesi ve birçok ilden oy toplaması bu başarıyı pekiştirdi. En nihayetinde, Fransız sosyolog Alain Touraine’in çoğul modernlikler tezini dikkate almak gerekir. Yani, Batı’nın kendisi dışındaki halkların da modernliğe katkıda bulunabileceği yönündeki bu tez, DEB’in başarısıyla doğrulanıyor. Kısacası yükselen sağ, tehlikeli bir biçimde yükseliyor ama bununla birlikte DEB gibi partilere de alan açıyor. Sonuç olarak DEB, mevcut şartları iyi okuyarak gelecekte daha fazlasını gösterebilecek potansiyele sahip olduğunu ortaya koydu.

[Bu yazı daha önce Millet News'ta yayınlanmış Rising in the shadow of Europe's ascendant right: FEP's landmark victory in the 2024 EP Elections başlıklı yazıdan özünü büyük ölçüde koruyarak Türkçeye uyarlanmıştır.]

Millet gazetesi logo
© 2024 Millet
KÜNYE
MİLLET MEDİA Kollektif Şirketi
Genel Yayın Yönetmeni: Cengiz ÖMER
Yayın Koordinatörü: Bilal BUDUR
Adres: Miaouli 7-9, Xanthi 67100, GREECE
Tel: +30 25410 77968
E-posta: info@milletgazetesi.gr
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
MİLLET MEDİA O.E.
Υπεύθυνος - Διευθυντής: ΟΜΕΡ ΖΕΝΓΚΙΣ
Συντονιστής: ΜΠΟΥΝΤΟΥΡ ΜΠΙΛΑΛ
Διεύθυνση: ΜΙΑΟΥΛΗ 7-9, ΞΑΝΘΗ 67100
Τηλ: +30 25410 77968
Ηλ. Διεύθυνση: info@milletgazetesi.gr